Belediyeler zor durumda.
Birçok belediye borç batağında Samsun'da.
Borçsuz belediye hangisi var diye bakarsan, şu an için en az borçsuz Belediye Canik diyebiliriz.
Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş dönemden kalma bütçesini ikiye katlayan bir borcu var.
Diğer belediyelerde borçlu.
Çarşamba, Terme normal boyutlarda ama çok zorda olanlar da var.
Başta Atakum Belediyesi var.
Atakum borç batağına gömülmüş.
İşçisinin maaşını taksitle bile zor ödeyen, hatta birini ödemeden diğer maaş devreye giren berbat bir durum içinde.
Devlete olan borçlar bir yana, haraç mezat durumda. Her şeyi icralık.
Başkan villaya taşındı o ayrı konu.
İlginçtir borçlu belediyelerde bu şatafat sık görülüyor.
Bunlardan biri de Bafra Belediyesi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da söylediği SGK borçları nedeniyle silkelenmesi gerekenlerden.
Hani Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'na SGK borçları olanların silkelemesi gerektiğini söylemişti ya o belediyeler gibi borçlu Bafra Belediyesi.
Ama AK Partili tabi ki.
Silkelenir mi bilmem ama öncelikle kendisini bir silkelemeli.
Muhalefet belediyesi olsa çoktan silkelenirdi ama onun silkelenme konusu farklı.
Çünkü tasarruf tedbirlerini bile umursamıyor Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç.
Neden mi?
Çünkü toplam 375 milyon lira.
Bunun yaklaşık 160 milyon lirası SGK.
Vergi borcu 57 milyon.
Kredi borcu 96 milyon.
Esnafa borcu ise 60 milyon TL
Gel gör ki bu belediye bunca kalem borcu varken, hiç birini önemsemeden, lüks makam otosu alabiliyor.
Hükümetin tasarruf tedbirlerini dikkate almadan Audi marka makam otomobili yetmezmiş gibi; Mercedes Vito alıyor ve yaklaşık 1 milyon lira da modifiye yaptırıyor.
İnanılır gibi değil
Hani nerede silkelenme?
Nerede borç ödeme?
Esnafın alacağı duruyor.
Bafra gibi bir ilçede Mercedes Vito ne kadar gerekli acaba?
Şimdi derler ki, AUDİ çok masraf çıkarıyor falan filan.
İyi de yenisine 1 milyon liralık modifiye yaptırdığı iddiaları var.
Bunlar doğruysa;
İtibardan tasarruf olmaz mı demek istiyor acaba diye düşünüyorum.
Başkanın zaten makam arabası ilçede günün konusu.
Tasarruf tedbirleri Bafra'ya uğramadı diyor vatandaş.
Esnaf bizim alacaklarımız dururken bu araç neyin nesi diye soruyormuş?
Hatta kendi partilerinden bile borçlar dağ gibi diye eleştiriler var.
İktidar ortağı MHP'den de soranlar var;
Hayırdır bu şatafat nedir diye.
Aslına bakarsanız ben de çok anlamıyorum.
Bir yanda bu kadar borcun varken araç neyine.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın SGK borçlarını gündeme getirdiği bir ortamda bu lüks tutkunluğu nedir?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tasarruf tedbirlerini takip edeceğiz derken, nedir bu rahatlık?
Hele ki esnafın alacağı dururken ‘lüks araçla’ gezmek bir başka şey.
Bafra hizmet beklerken iki milyonluk araç için çok şey demeye de gerek yok, vatandaş yapıyor zaten eleştirisini.
Şimdi şöyle bir bakıyorum da Bafra gerçekten özellikle Hamit Kılıç'ın döneminde gelişememiş aynı kalmış bir ilçe.
Hatta diğer ilçeler özellikle Çarşamba'nın çok gerisinde kalmış bir ilçe görünümünde.
Zaten Bafra'da son seçimde eğer muhalefet tek aday olarak çıkabilseydi; Hamit kılıç dönemi muhtemelen son erecekti.
Kaldı ki iktidar ortağı MHP Hamit Kılıç'ı hiç istemedi.
Ama şansı ve kader muhalefetin adaylarının ben kazanırım isteği Hamit Kılıç'ı yeniden Bafra Belediye Başkanlığı'na getirdi.
Siyaset bu olur.
Ama koltuğa oturdum diye de Bafra hizmet, esnaf alacağını beklerken, kredi borçları, vergi borcu ödemezken, SGK borçları her geçen gün artarken, lüks makam otomobili almasını anlamak çok güç.
Kaldı ki Audi marka makam otomobili varken.
Bir de vatandaşın gözüne sokar ayrıca binlerce lira harcayıp modifiye yaptırmak nasıl bir olaydır?
Açıkçası şahsi fikrim başkanım öncelikle aracı filan bir tarafa, Bafra'ya iyi işler yapması için kafa yorması gerekir.
Bafra'nın acilen büyüyen, gelişen ve gelişirken de düzenli yerleşim alanları açan bir ilçe haline gelmesi lazım.
Ama maalesef Bafra halen Zihni Şahin dönemindeki yapılanlarla günü kurtarıyor.
Elbette yıllar geçmiş süreç içinde bir şeyler olacak ama beklenen özlenen Bafra bu değil.
Çok uzakta değil Çarşamba'ya baksalar nasıl bir ilçe gelişti nasıl cazibe merkezi haline geldi görmek mümkün.
Kaldı ki Bafra her türlü potansiyele işgücüne ve maddi kaynaklara sahip iş insanlarıyla da bilinir.
O nedenle Bafra, daha ileriyi görebilen yatırıma ve gelişime açık vizyonlu bir yönetim anlayışına hak ediyor.
Bu dönemde böyle ilçe için yatay bir geçişle başkanın lüks makam araçlarının konuşulduğu bir 4 yıl daha yaşar, sonrasında da umarım beklenilen silkelenmeyi yapar.
Ama ondan önce Başkan Hamit Kılıç'ın kendini bir silkelemesi gerekiyor.
[ilgili-haber=1774254]
Devir lüks yapacak, şahsına yönelik bir şatafat zaman değil.
Devir, dişinden tırnağından artırma vatandaşa hizmet dönemi.
Ve özellikle de sosyal belediyeciliği dar gelirli vatandaşlara ulaştırma dönemi.
Ama hal böyleyken, bunları bırakıp bir belediye başkanı olarak makam aracıyla, villalarla uğraşan başkanları da gün gelir vatandaş sirkeler.
Hem de öyle bir sirkeler ki; 'ne oldu da böyle oldu' diye çevresinde soracak kimse bile bulamaz.
Örnekleri var.
O nedenle şatafatı bırakın, vatandaş hizmet bekliyor.
Vatandaşın hayatını konforlaştırın kendinizin değil.
Yoksa silkelenirsiniz!