Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün daveti üzerine geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen toplantı, ne yazık ki tüketici örgütlerinin ortak kaygısını gidermekten çok, bu kaygıyı derinleştirdi.
Masada, 19 ilde tam 45 ilçe Tüketici Hakem Heyeti'nin (THH) Yeniden Yapılandırma adı altında kapatılarak merkeze çekilmesi planı vardı.
Yetkililer bu kararı bir iyileştirme, bir merkezileşme olarak tanımlasa da bu rakamlar karşısında kapanmıyor demek, olsa olsa bir algı mühendisliğidir.
45 kapı kapanıyor, yerine sadece dört ilde açılan dört yeni merkez ile adalet arayışı coğrafi olarak zorlaştırılıyor.
Bu kararın özü, sade vatandaşın en basit hakkını aradığı son sığınağı ortadan kaldırmaktır. Bir ilçedeki THH, bürokrasiye takılmadan, avukat ihtiyacı duymadan hızla sonuç almanın tek yoludur. 45 ilçeden bu hizmeti alıp, vatandaşı birkaç yüz liralık alacağı için il merkezlerine ya da komşu illere yönlendirmek, onu uğraşmaya değmez noktasına itmek demektir.
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal'ın da toplantıda dile getirdiği gibi, “Bu uygulama ile hak arama yolları kapanmakta, bu durum tüketici örgütleri için bir kırmızı çizgi teşkil etmektedir. Bizler, heyet sayılarının azaltılmaması koşuluyla, sistemdeki verimlilik artışına yönelik her türlü çalışmaya destek vermeye hazırız.
Bu plan, ülke genelindeki 59 tüketici örgütünün tamamına yakınının şiddetle karşı çıktığı bir adımdır. Karşımızda, tüketicinin yanında duran güçlü ve net bir duruş varken, ne yazık ki birlikteliğimizde bir ayrışma yaşandı.
Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) temsilcilerinin, bu 45 THH’nin kapatılması uygulamasını desteklediklerini beyan etmeleri, tüketici camiasında büyük bir şaşkınlık yarattı. Zira aynı federasyon, 2018'de 800 THH kapatıldığında en sert tepkiyi gösterenler arasındaydı. Dünkü duruşu ile bugünkü tavrı arasındaki bu dramatik değişim" olduğunu söyleyerek,
"Tüketici Hakem Heyetleri'ni kapatmak, maliyet azaltmak değildir; adaleti yoksullaştırmaktır. Tüketici adaleti, lüks değil, temel bir haktır. Bakanlığın bu uygulamayı kısa sürede geri çekerek, milyonlarca vatandaşın hak arayışını zora sokan bu yanlıştan dönmesini umut ediyoruz. Unutmayalım; adalet, yalnızca büyük davalarda değil, en küçük uyuşmazlıklarda dahi kolayca erişilebilir olduğunda anlam kazanır. Hakkımızı arayacağımız son kapılar kapatılmasın.”
Şunu unutmamak gerekir, Tüketici Hakem Heyetlerini (THH) daraltmak ve kapatmakta ısrar edenlerde birer tüketicidir. Tasarruf bahanesiyle bu Heyetleri kapatmanın topluma faydası ne ola ki...