İstanbul Arnavutköy ilçesinde dün akşam saatlerinde korkunç bir suikast yaşandı. İran uyruklu muhalif din adamı Mesud Nazari, İslambey Mahallesi’ndeki evine giderken kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Boynundan ve göğsünden aldığı üç kurşunla hayatını kaybeden Nazari’nin ölümü, uluslararası medyada da yankı buldu. Ailesi ve yakın çevresinden alınan bilgilere göre, Nazari’nin suikastten önce İran güvenlik güçlerinden defalarca tehdit aldığı iddia ediliyor.
YATSI NAMAZI SONRASI PUSU
Olay, yatsı namazı sonrasında, din adamı Mesud Nazari’nin Arnavutköy’deki evine yürüdüğü sırada gerçekleşti. Kimliği henüz belirlenemeyen saldırgan, Nazari'ye yakın mesafeden ateş ederek olay yerinden kaçtı. 10 yıldır Türkiye’de yaşadığı öğrenilen Nazari, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Mesud Nazari, 2015 yılında Türkiye’ye gelmiş ve o tarihten itibaren İstanbul’da yaşamını sürdürüyordu. İran’da bulunduğu dönemde ise siyasi faaliyetleri nedeniyle yaklaşık 20 ay hapis yattığı belirtiliyor. Türkiye’de herhangi bir koruma talebinde bulunmadığı kaydedilen Nazari'nin yakınları, suikastın siyasi bir hedef doğrultusunda gerçekleştiğine dair şüphelerini dile getiriyor.
İRAN CASUSLARI ŞÜPHESİ İNCELEME ALTINDA
Suikastin ardından, olayın uluslararası bağlantıları olabileceği şüphesiyle soruşturma genişletildi. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yetkilileri, cinayeti aydınlatmak için kapsamlı bir inceleme başlattı. Samsun başta olmak üzere tüm Türkiye’de güvenlik birimleri, bu tür hassas suikast vakalarında son derece titiz çalışmaktadır.
Nazari'nin ailesi ve arkadaşları, haber ajanslarına verdikleri demeçlerde, "İran güvenlik güçlerinin defalarca tehdit aldığını" iddia ederek, "İslam Cumhuriyeti güvenlik kurumlarının parmak izlerinin bu olayda açıkça görüldüğünü" öne sürdü. Bu iddialar, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek nitelikte.
GÜVENLİK KAMERALARI VE BAZ KAYITLARI ANALİZ EDİLİYOR
Polis ekipleri, olay yerindeki tüm güvenlik kamera görüntülerini saniye saniye incelemeye aldı. Ayrıca, suikastin gerçekleştiği bölgedeki telefon baz kayıtları detaylı şekilde analiz edilerek şüphelilerin tespiti için kritik adımlar atılıyor.
Şu an itibarıyla saldırının nedeni ve failleri hakkında kesin bir bilgiye ulaşılmamış olsa da, MİT yetkililerinin devreye girmesi, olayın sıradan bir cinayet değil, potansiyel bir uluslararası siyasi suikast olarak ele alındığını gösteriyor. Soruşturma tamamlandığında, bölgedeki İranlı muhaliflere yönelik tehditlerin boyutu ve Türkiye'nin bu konudaki güvenlik politikaları yeniden değerlendirilecektir.
sozcu.com.tr