Milyarlarca kullanıcıya sahip sosyal medya ve teknoloji devleri, veri sızıntısı, casusluk ve mahremiyet ihlali iddialarıyla küresel ölçekte bir kez daha mercek altına alındı. Özellikle ABD ve Çin merkezli dev şirketlerin sahip olduğu devasa veri setleri, dijital çağda kişisel mahremiyetin ne kadar güvende olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
GOOGLE ASİSTAN DİNLİYOR İDDİASINA 68 MİLYON DOLARLIK UZLAŞMA
Teknoloji devi Google, akıllı cihazlarındaki sesli asistan teknolojisinin kullanıcıları "bilgileri dışında dinlediği" iddiasıyla açılan toplu davada uzlaşma yoluna gitti. Google Asistan'ın "Hey Google" komutu verilmeden de ortamdaki sesleri kaydettiği ve bu verilerin hedefli reklamlar için kullanıldığı öne sürülmüştü. Şirket, suçlamaları kabul etmese de uzun sürecek yargı sürecinin maliyetlerinden kaçınmak amacıyla 27 Ocak 2026 itibarıyla 68 milyon dolarlık ödeme yapmayı kabul etti.
WHATSAPP’IN ŞİFRELEME SİSTEMİ MAHKEMELİK OLDU
Mahremiyet tartışmalarının bir diğer odağında ise Meta yer alıyor. ABD’de açılan yeni bir davada, WhatsApp’ın yıllardır övündüğü "uçtan uca şifreleme" sisteminin aslında tam olarak uygulanmadığı iddia edildi. Uluslararası bir davacı grubu, Meta çalışanlarının mesajlara erişebildiğini ve içeriklerin analiz edildiğini öne sürüyor. Meta sözcüleri ise bu iddiaları "saçma ve asılsız" olarak nitelendirerek uygulamanın on yıldır Signal protokolüyle korunduğunu savunuyor.
SNOWDEN VE CAMBRIDGE ANALYTICA: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE SKANDALLAR
Dijital mahremiyet ihlalleri aslında yeni bir olgu değil. 2013 yılında eski CIA çalışanı Edward Snowden’ın ifşa ettiği belgeler, NSA’in teknoloji devlerinin sunucularına doğrudan erişebildiğini ortaya çıkarmıştı. 2018’de yaşanan Cambridge Analytica skandalı ise 87 milyon kişinin verisinin seçim sonuçlarını manipüle etmek için kullanıldığını göstermiş ve Facebook’a 5 milyar dolarlık rekor bir ceza kesilmesine neden olmuştu.
X VE "TWITTER DOSYALARI" İLE SANSÜR İFŞASI
Elon Musk’ın X’i satın almasının ardından paylaşılan "Twitter Dosyaları", platformun eski yönetiminin ABD hükümetiyle gizli anlaşmalar yaparak belirli hesapları kısıtladığını (shadow banning) belgelemişti. Bu durum, teknoloji devlerinin sadece veri toplamakla kalmayıp, aynı zamanda kamuoyundaki bilgi akışını da hükümetlerle iş birliği yaparak şekillendirebildiği tartışmalarını güçlendirdi.
Anadolu Ajansı