Samsun'un Terme İlçesi son günlerde oldukça hareketli.
Hatta Türkiye'nin o kadar gündem başlığı varken;
Terme tek başına o gündeme girmesini bildi.
AK Parti'nin Terme Belediyesi kadın meclis üyesi, Atatürkçüleri ve Kemalistleri hedef alan paylaşımları Türkiye gündemine oturdu.
Partisinden istifa etti ama tepkiler dinmiyor görüldüğü üzere.
Bu arada Terme AK Parti İlçe Başkanı da görevden alındı.
Ancak sorulması gereken soru çok.
Öncelikle bu kadın meclis üyesi böyle bir paylaşım yapmadan hiç mi parti büyüklerine danışmadı.
Kaldı ki, mecliste CHP'li üyelerin gösterdiği tepki sonrası da özür dilemedi.
Buraya dikkat.
Ne Meclisi yöneten başkan vekili, ne de AK Partili üyelerden de 'özür dile gibi bir telkin de öncesinde ve o sırada mecliste gelmemiş olmalı'.
Bu aslında AK Parti açısından 'parti disiplini noktasında' büyük bir eksik.
Yani konunun bu kadar gündeme gelmesi sadece o genç kadın meclis üyesinin paylaşımında değil.
Partisinin diğer meclis üyelerinin ve meclisi yöneten başkan vekilinin de konuya seyirci kalması.
Aslında AK Parti ve İl Başkanlığının takılması gereken daha önemli konu bu.
Öngörüsü olmayan meclis üyeleri ve ilçe teşkilatı var ortada.
Hiçbir reaksiyonları yok.
Onların göstermesi gereken tepkiyi Samsun İl Başkanı Mehmet Köse gösterdi.
Terme Belediye Başkanı Şenol Kul'un da o sırada yurt dışında olması belki de talihsizlik olabilir.
Peki şimdi AK Parti orada boşalan koltuğa ilçe başkanı seçerken nasıl bir tercih yapacak.
Bu çok önemli bir hale geldi.
Böylesine beklenmeyen konuların gündeme gelmesi halinde reaksiyon gösterebilecek öngörü oluşturabilecek bir ilçe başkanı olması gerekmez mi?.
Ama bakıyorum şimdi adı geçen isimlere.
Hep eski ve aynı isimler.
Yani birkaç kişinin arasında geçiyor ilçe başkan adaylığı ve hep aynı isimler.
Yani Terme'de sanki İlçe Başkanlığı yapacak kişi yokmuş gibi bir durum var ortada.
Terme'de siyasi kaos hiçbir dönem bitmediği gibi, 'geçmiş yönetimlerde, hep aynı kişilerin farklı noktalarda partide görev aldığını' görmek mümkün.
O bir grupla hareket ederken, bir diğeri başka bir grupla.
Yani bu isimler arasında yapılacak bir tercih, yeni kaosun başlangıcı gibi.
Çünkü kimse kimseyle neredeyse barışık değil.
Geçtiğimiz gün 'o skandal paylaşım olduğunda' biraz tanıdıkları arayalım dedik, her kafadan farklı bir ses çıkıyor.
Herkes birinin adamı, bir grubun adayı.
Hatta bırakın onu, Terme AK Parti İlçe Başkanlığı hesaplarının yanı sıra Terme Sanayi ve Ticaret Odası seçimleri bile aynı noktada yürütülüyor.
Kim başkan olursa, STO başkan adayına kim yakın olur, kim uzak olur tartışmaları var.
Siyasetin en küçük hücrelerinde hissedildiği bir il Terme.
Şimdi böylesine çok denklemli bir ortamdan AK Parti Genel Merkezi ve İl Başkanlığı 'İlçe başkan adayı nasıl seçecek' nasıl doğru karar verecek; gerçekten iyi ve tarafsız bir analize ihtiyacı var.
Öyle ‘senin adamın, benim adamım' açısından bakılırsa, Terme gerçekten yine patlamaya hazır bir kaos ortamına gelebilir.
Çünkü 'bazı çıkarların, siyasi hırsların önde olduğu' bir ilçe Terme.
Her daim de siyaseten AK Parti'nin taraflarının kendi kendini eleştirdiği bir siyaset arenası.
Şöyle az bir geçmişe gidin;
Daha önce ilçe başkanı olan Ali Kılıç, sonrasında iyi geçinemediği Terme Belediye Başkanı Şenol Kul'un yerine aday yapılmış ve belediye başkanı olmuştu.
Geçtiğimiz dönemde yaşananlar da çok farklı değil.
Sonrasında yine iç çekişmeler sonrası kendisi aday yapılmadı ve bu kez de eski Başkan Kul aday oldu ve başkan seçildi.
Yani sert değişimlere dikkat edin.
Peki şimdi durum nasıl?.
Gördüğüm kadarıyla yine 5-6 isim var.
Ve yine yıllardır Terme siyasetinin içinde yine farklı gruplarla hareket eden isimler.
Yani birleştirici tek isim göremedim.
Kim kimle beraber, kim kime karşı fazla girmek istemiyorum.
Ama gördüğüm ve aldığım duyumlara göre hangisi olursa olsun, Terme'de siyasi kaos devam eder.
Oysa Terme'ye iktidar partisinin ilçe başkanı olacak kişinin 'siyaseten, kişisel hırslardan uzak, Terme'nin menfaatlerini ön planda tutan birisinin olması gerekir'.
Aynı zamanda partiye hakim olmalı, meclis üyesi ya da parti üyelerinin parti disiplini içinde hareket edebilmesini de koordine edebilme yeteneği olmalı.
Yani liyakat, yani yeni yüz.
Aksi halde Terme ilçesinin yeni siyasi krizlerin 'göbeğinde olması' kaçınılmaz.
CHP KENDİNE GELMELİ..
Türkiye önceki gün mini bir seçim yaptı.
Tıpkı geniş katılımlı bir anket çalışması gibi.
Tokat, Nevşehir ve Gümüşhane'de 6 belde ile; 362 mahallede belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ile muhtar ve ihtiyar heyetlerinin belirlenmesi için vatandaş sandık başına gitti.
Sonuç enteresan;
6 belde seçimini yaptı: AK Parti 4, MHP 1, CHP 1
Yani 4'ünü AK Parti, 1'i MHP olmak üzere toplamda 5 beldeyi Cumhur İttifakı kazandı.
AK Parti Tokat Almus Bağtaşı, Tokat Reşadiye Yolüstü, Nevşehir Ürgüp Mustafapaşa, Gümüşhane Merkez Tekke'de başarı sağladı.
Tokat Yeşilyurt Kuşçu beldesinde MHP adayını destekledi ve MHP aldı seçimi.
Oy oranları ilginç.
Tokat Almus Bağtaşı'nda yüzde 94,5,
Tokat Reşadiye Yolüstü'nde yüzde 82,
Nevşehir Ürgüp Mustafapaşa'da yüzde 52,
Gümüşhane Merkez Tekke'de yüzde 65,
Tokat Yeşilyurt Kuşçu beldesinde (MHP) yüzde 60 oy aldı.
Ve 6 belde de yaklaşık 10 bin 791 seçmen vardı.
CHP, Reşadiye ilçesine bağlı Çevrecik beldesinde sadece yarıştan galibiyetle çıktı.
CHP toplam 877 oy alırken, AK Parti 803 oyda kaldı.
Yani ucun ucuna kazanılan bir seçim.
Yolüstü beldesinde ise AK Parti üstünlüğü oldukça dikkat çekici.
Yedi sandıkta yapılan sayım sonucunda AK Parti toplam 911 oy alırken, Anahtar Parti 208 oyda kaldı.
Anahtar Parti'ye aldığı oyla ilgili (208) ayrı bir şekilde dikkat çekerken, CHP'nin sadece 2 oy alması şok edici.
Yani bu adayın ailesi, eşi, çocukları yok muydu?
Hiç mi akrabası, yakını destekçisi yoktu?
Yönetimine aldığı kişide mi olmadı?
Seçimde dolaşırken, yanında kendinden başka sadece bir kişi mi vardı.?
Ve en önemlisi, CHP'den hiç bir yetkili o seçim bölgesine gidip bu durumu fark etmedi mi?.
Ayrıca Almus ilçesine bağlı Bağtaşı beldesinde de AK Parti açık ara üstünlük sağladı. Dört sandıkta kullanılan oyların sayımına göre AK Parti toplam 722 oy alırken, CHP 19 oy aldı.
Evet sadece 19 oy.
Soruları bir yana bırakırsak;
CHP kendisine gelmeli.
Tepede yapılan kavgalara vatandaş tepkili; bu sonuçlardan net anlaşılıyor.
Parti içi iktidar savaşı 'vatandaşın umurunda değil, çözün diyor' ve bana göre o iki oy yok etkisi yapabilir ama diğer beldelerdeki 1'i hariç kesin başarısızlık;
Aynı zamanda da seçmenin bir kulak çekmesi.
Vatandaş 'kendinize gelin' dedi mini seçimde..
Anlayabilene.
Anlamayana 'büyük sandıktan' ŞAMAR çıkar..
Seçmenin tepki gösterme yolu da bu.
O nedenle;
Kafanızı az çevirip, o mini seçime bakın.
