Türkiye'nin göz bebeği, Karadeniz'in altın ürünü fındıkta 2025 sezonu yaklaşırken, üreticilerin gözü kulağı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin açıklayacağı taban fiyatta.
Görünen o ki, bu yılki fiyat belirlemesi sadece bir rakamdan ibaret olmayacak; aksine, fındık üreticisinin geleceğine, alın terine ve Türkiye ekonomisine yön veren kritik bir karar olacak.
Ziraat Odalarından gelen son veriler, 2025 yılı için 1 kilogram fındığın ortalama üretim maliyetinin 185 TL'ye ulaştığını gösteriyor.
Ancak bu ortalama maliyet bile, gerçek sahayı tam olarak yansıtmaktan uzak. Özellikle verimin düştüğü, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin hissedildiği bahçelerde maliyetin 240 TL gibi astronomik rakamlara fırladığını görüyoruz.
Bu rakamlar, fındık üreticisinin artan girdi maliyetleri, işçilik giderleri ve yaşam pahalılığı karşısında ne denli zorlu bir mücadele verdiğinin açık bir göstergesi.
Şimdi bu tabloda TMO'ya düşen görev, sadece "piyasayı dengelemek" misyonunun ötesine geçmektir. TMO, bu yıl cesur bir adım atarak, üretim maliyetlerinin çok üzerinde, üreticinin yüzünü güldürecek, emeğinin karşılığını verecek "ciddi bir fiyat" açıklamalıdır.
Aksi takdirde, 185 TL'lik ortalama maliyetin dahi altında kalacak bir fiyat, fındık bahçelerinin terk edilmesine, gençlerin şehirlere göç etmesine ve nihayetinde Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki lider konumunun sarsılmasına neden olacaktır.
Unutmayalım ki, fındık sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda binlerce ailenin geçim kaynağı, kırsal kalkınmanın itici gücü ve kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır.
Üreticinin hakkı olanı alması, fındık üretimine olan inancını koruması ve sürdürülebilir bir fındıkçılığın temellerini atması için TMO'nun açıklayacağı fiyat, bir umut ışığı olmalıdır.
Fındık üreticisinin beklentisi nettir: Artan maliyetleri telafi edecek, refah düzeyini yükseltecek ve gelecek nesillere fındıkçılığı sevdirecek, gerçekçi ve üretici dostu bir taban fiyat. TMO'nun bu beklentiyi karşılayarak, fındığın hak ettiği değeri bulmasını sağlayacağına inanıyoruz. Aksi takdirde, fındık bahçelerindeki bereketsizlik ve emeğin karşılığını alamamak hepimizin ortak sorunu haline gelecektir.
Fındığın kaymağını aracılar değil, üretici yemeli.