Türkiye, maden çeşitliliği ve stratejik yer altı kaynaklarıyla küresel madencilik sektöründe konumunu hızla güçlendiriyor. Yapılan güncel hesaplamalara göre, ülkenin yer altında ekonomiye kazandırılmayı bekleyen yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık bir maden potansiyeli bulunuyor. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla derlenen bilgiler, dünyada ticareti yapılan 90 madenin 70'ine Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını ve bunların 60'ında aktif ticaret yürüttüğünü gösteriyor. Madencilik sektörü, son 20 yılda yaklaşık 4,5 kat büyüyerek gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki hacmini 525 milyar liraya çıkarmış durumda.
BOR, ALTIN VE KRİTİK NTE YATIRIMLARI HIZ KAZANDI
Türkiye, küresel bor rezervlerinin yüzde 73'üne, pazar payının ise yüzde 60'ından fazlasına sahip. Bor satışları 2024 yılında 1,3 milyar dolarlık gelirle rekor kırarken, borun lityum karbonat gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için Eskişehir Kırka'da pilot tesis çalışmaları sürüyor. Altın potansiyelinde de iddialı olan Türkiye'nin toplam altın potansiyeli 6 bin 500 ton seviyesinde. Cari açığı azaltma hedefiyle altın üretimi iç piyasada ve yurt dışı projelerle artırılırken, yıllık üretimin 2026 sonrası 50-60 ton seviyesine ulaşması hedefleniyor.
DÜNYANIN İKİNCİ BÜYÜK NTE REZERVİ TÜRKİYE'DE
Küresel teknoloji, elektrikli araç ve savunma sanayileri için kritik öneme sahip Nadir Toprak Elementlerinde (NTE) ise Türkiye, Eskişehir Beylikova yatırımıyla stratejik bir konuma yükseliyor. Beylikova sahasında belirlenen toplam 694 milyon tonluk kaynak içinde 12,5 milyon ton NTE oksidi yer alıyor. Bu rezerv büyüklüğü, Beylikova'yı Çin'deki Bayan Obo'dan sonra dünyanın ikinci büyük sahası yapıyor. Pilot tesiste ilk etapta 7 elementin oksit üretimine odaklanılacak. Türkiye, bu tesisi endüstriyel boyuta taşıyarak dünyanın en büyük 5 NTE üreticisinden biri olmayı hedefliyor.
Anadolu Ajansı