Magazin dünyasının en renkli ve özgün figürlerinden biri olan ünlü modacı Cemil İpekçi, katıldığı bir söyleşide hayatına, ilişkilere ve toplumsal meselelere dair çarpıcı açıklamalarda bulunurken, geleceğe yönelik vasiyetini de ilk kez kamuoyuyla paylaştı. "Nedir Bu Kadınlar?" başlığı altında düzenlenen söyleşide konuşan İpekçi, modern yaşamın getirdiği kalıpları eleştirdi. Bodrum’daki evinin ölümünün ardından bir kültür mirası olarak kalmasını arzuladığını belirten ünlü modacı, cenaze merasimine ilişkin sıra dışı isteklerini sıralayarak geleneksel defin ritüellerinin dışına çıkılmasını talep etti.
Söyleşide kadın-erkek ilişkilerine dair de ezber bozan değerlendirmeler yapan İpekçi, modern dönemin kadınları öz benliklerinden uzaklaştırdığını savunarak, erkeklerin dış görünüşten ziyade huzur ve şefkat arayışında olduğunu ileri sürdü.
"ROMANTİK ERKEK YOKTUR, TAKTİKSEL OLUN"
İlişkilerin yürütülme biçimlerine dair kadınlara tavsiyelerde bulunan Cemil İpekçi, erkek doğasına dair iddialı fikirler ortaya attı. Yoğun estetik müdahalelerin ve ağır makyajların sanılanın aksine erkekler üzerinde olumlu bir intiba bırakmadığını iddia eden İpekçi, şu ifadeleri kullandı:
"Erkekler estetikli, bol makyajlı kadını tercih etmezler. Onun gönlünü okşayacak şeyler söyle, karnını doyur yeter. Romantik erkek yoktur, onlardan sizi anlamalarını beklemeyin; taktiksel olun."
"PROTESTO PANKARTLA DEĞİL TÜKETMEYEREK YAPILIR"
Siyaset mekanizmasından hoşlanmadığını ancak toplumu ilgilendiren majör meselelerde fikir beyan etmekten asla geri durmadığını ifade eden tecrübeli modacı, kitlelerin hak arama ve tepki gösterme yöntemlerine farklı bir soluk getirdi. Toplumsal muhalefetin ekonomik güçle şekillenmesi gerektiğine inandığını belirten İpekçi, "Pankart açarak değil, tüketmeyerek protesto yapılır" diyerek tüketim çılgınlığına karşı durmanın en büyük eylem biçimi olduğunu savundu.
CEMİL İPEKÇİ'NİN SIR DIŞI VASİYETİ
Konuşmasının en çok dikkat çeken ve sosyal medyada geniş yankı uyandıran bölümü ise vasiyetine dair açıklamaları oldu. Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan ve uzun yıllardır yaşamını sürdürdüğü evinin kendisinden sonra da yaşatılmasını isteyen İpekçi, buranın genç tasarımcılar için bir atölye ve müze kompleksi olarak kullanılmasını vasiyet etti. Ölümünden sonraki defin sürecine dair de kesin kararlar aldığını dile getiren ünlü modacı, cenaze töreni hakkındaki arzusunu şu sözlerle özetledi:
"Cenazemde dini tören istemiyorum. Gül yağları ile yıkanıp üstüme maşlah geçirsinler."
Eski Türk geleneklerinde ve şehir kültüründe kadınların elbise üzerine giydikleri, kolları derin yırtmaçlı, geniş ve pelerin benzeri bir üstlük olan "maşlah" detayının vasiyette yer alması, ünlü modacının estetik bakış açısını ölüm ritüeline de yansıtmak istediği şeklinde yorumlandı.
Haberler.com