Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan, Eski Gen Kur Bşk İlker Başbuğ’un FETÖ/PDY’nin TSK’yı ele geçirmesini sağlayan yasaları çıkaranlar FETÖ’nün siyasi ayağıdır sözlerine tepki gösterdi ve milletvekillerine seslenerek ‘Meclisimizi toptan itham eden birtakım açıklamalardan dolayı milletvekilleri olarak hepiniz dava açmalısınız’ dedi.
Milletvekilleri konuşmayı değerlendirecek veya dava açmaları gerekip gerekmediğine karar verecek durumda değil mi? Milletvekilleri kime ne zaman dava açacaklarını bilmiyor mu? Milletvekilleri dava açması gerekiyorsa ya çağrı yapılmaksızın kendileri açar ya da aleni değil; başka bir şekilde Başbuğ’a karşı dava açmaları için telkinde bulunulur.
Bu aleni çağrı üzerine milletvekillerinin dava açması hem kendilerinin hem de yargının hür iradesine gölge düşürebilir. Kaldı ki Başbuğ’a ne kadar kişinin inanacağı bilinmezken, mahkeme Başbuğ’un açıklamalarını eleştiri sınırlarında görürse, sözleri yargı tarafından doğrulanmış olur. Evdeki hesap çarşıya uymayabilir.
Aziz Nesin, kendi kitaplarının çok okunmasından yola çıkarak ‘Bu milletin yüzde 60’ı aptaldır’ demesi üzerine zamanın Adalet Bakanı, Nesin’den özür dilemesini, aksi durumda mahkemeye vereceğini söyledi. Nesin, Bakana ’Yanlış yapıyorsunuz, bana kimse inanmaz, ancak mahkeme beni haklı bulur ve milletin aptallığı mahkeme kararıyla tescil olur’ der. Nesin’in dediği gibi olur; mahkeme açıklamayı yazarının okurları hakkında hüküm yürütme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirir ve Nesin’i suçsuz bulur.
Gün birlik ve dayanışma günüdür; her türlü ayrıştırıcılıktan uzak iktidar- muhalefet eski- yeni komutanlar tek vücut, tek yumruk olma günüdür.
‘BAKAN GERİ ZEKALI MI?’
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmeyi hedefleyen Milli Eğitim Bakanı’nı eleştirirken adeta ağzını açtı gözünü yumdu: ‘Burası batılılar tarafından işgal edilmedi ama acayip şekilde içeriden ele geçirildi. Bakanın birisi konuşuyor. Geri zekâlı mı nedir?
Okul öncesi eğitim zorunlu olacak. Yeter benim çocuğu aldın 4+4+4 eğitimle zorunlu yaptın. Çocuğumu aldın ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitede anne babasına, ülkesine, insanına düşman yaptın, yabancılaştırdın. O yetmedi cinsel sapık yaptın, eşcinsel yaptın, uyuşturucu manyağı yaptın, bilmem ne manyağı yaptın, batının iğrenç kültürlerinin kölesi yaptın. Ben böyle bir eğitim sistemi istemiyorum.’dedi.
BAKAN KILIÇ’I DA FIRÇALAMIŞTI
Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, 2 Nisan 2017’de seçim çalışması için gittiği Siirt/Kurtalan’da Yusuf Kaplan’ı konferans verirken ziyaret ettiğinde de aralarında şu konuşma geçmiş, medyada da geniş yer almıştı.
Kılıç - Nasılsınız hocam, iyi misiniz?
Kaplan- İyiyim, neredesin abi ya?
Kılıç - Öyle bir şey yaptın ki ben gideyim hemen ha.. Valla ben hemen çıkayım.
Kaplan - Tabii ki git abi. Ne işin var ya?
Kılıç - Tamam ben anladım hocam. (Kısa bir süre duraksamadan sonra) Ne oldu, hayırdır ya?
Kaplan - Adam gelir dinler. Yusuf Kaplan konuşuyor. Abuzittinin birisi değil ki. Adam 5 dakika, 10 dakika dinler.
Kılıç - Peki, tamam, ben anladım hocam. Kusura bakmayın rahatsız ettik sizi, diyerek konferans salonundan ayrıldı.
Toyota bu modelleri geri çekti, ancak Kaplan aramızda dolaşıyor, kimse de bir şey diyemiyor. Milli Eğitim Bakanı’nın tepkisini ben de merak ediyorum; sineye mi çekecek, üç maymunları mı oynayacak, yoksa muhatap mı almayacak?
En büyük sorun, sorunun ne olduğunun bilinmemesidir. Hastalığı tedavi etmenin ilk şartı teşhisi doğru koymaktır, bunun için görüntüleme sistemleri kullanılıyor, tahliller yapılıyor. Teşhisten sonra tedavi, sorun tespit edildikten sonra çözüm kolaydır. Eğitimimizin bir değil; bin sorunu var, ancak bunlardan birisi okul öncesi eğitimin zorunlu olması değildir.
Bakan daha okul öncesini zorunlu hale getirmedi, getirmeyi hedefliyor. Kaplan’ın eleştirdiği mevcut sorunların sebebi, henüz zorunlu olmayan okul öncesi olamaz. Kaldı ki okul öncesinin zorunlu olması, Kaplan’ın anlattığı sonuçları da doğurmaz. Kaplan kaybedileni, kaybolduğu yerde aramıyor ya kolayına geleni yapıyor ya da başka şeyden rahatsız. Evin bodrumunda kaybedilen aydınlık diye sokakta aranırsa bulunamaz.
İlk düğme yanlış iliklenince diğer düğmeler doğru iliklense de ilk düğmenin yanlışlığı hepsine yansır. Ağaç yaş iken eğilir; her yaşta alınması gereken karakteristik özellikler o yaşta alınmalıdır, aksi durumda sonradan kazanılmaz. Okullaşma aşamasında yapılan yanlışlıklar, okul öncesinde de yapılırsa hiçbirinin yararı gelmez. Amacına uygun okul öncesi eğitim ihtiyaçtır.