Bugün sosyal medyada karşıma çıkan tek cümlelik bir paylaşım, adeta buz gibi bir su misali yüzüme çarptı. Kısa ama ne yazık ki fazlasıyla gerçekti. O sözler şuydu: "Öyle insanlar göreceksin ki, kuzuyu yemek için Tilki’yle plan yapacaklar, Kurt’la beraber öldürecekler, Çoban’la birlikte yiyecekler, sahibiyle birlikte yas tutacaklar!"
Bu sözler, modern hayatımızda sıkça karşılaştığımız, yüzüne gülerken arkamızdan kuyumuzu kazan o ikiyüzlü insan tipinin mükemmel bir tarifidir. Bu, sadece bir hayvan hikayesi değil; bu, maalesef, dostluk, iş ve hatta aile ilişkilerinde bile rastladığımız gizli düşmanlıkların ve sadece kendi çıkarını düşünenlerin hikayesidir.
Hayatımızdaki kuzu, iyi niyetimizi, güvencimizi veya elde etmek istediğimiz bir başarıyı temsil eder. Kuzuyu ele geçirmek için Tilki ile plan yapmak, işte o sinsi aklın ta kendisidir. O, planı kuran, masumiyetimizi nasıl kullanacağını hesaplayan kurnaz kişiliktir. Ardından olayı gerçekleştirmek için Kurt devreye girer. Kurt, acımasızlığı ve kalpsizliği temsil eder; o, artık geri dönüşü olmayan kötü bir adımın atılması demektir. İşte o an, tüm insani değerler bir kenara bırakılır.
Hikâyenin en can yakıcı kısmı, suçu işledikten sonra başlıyor. Güvenliğimizi ve doğruluğu sağlaması gereken Çoban ile birlikte oturup yemek yemek, sadece suçun ganimetini paylaşmak değildir. Bu, güçlü olanın her şeyi yapabileceği inancının yayılmasıdır. Olayın üstünü kapatması gerekeni dahi kendi çıkarına ortak ederek, adeta kötülüğü meşrulaştırmaktır.
Ve son perde... En büyük utanç, en büyük trajedi! Kuzunun gerçek sahibiyle omuz omuza durup yas tutmak! Bu, yapılan kötülüğün ardından mağdurun en yakınına sızıp, en büyük dost, en anlayışlı kişi rolünü üstlenmektir. Bu, bir canı yakıp, sonra o canın acısını paylaşıyormuş gibi görünüp, kendini aklama ve vicdanını rahatlatma oyunudur. Sahte gözyaşlarıyla herkesi kandırmayı amaçlayan bu kişi, aslında bize şunu fısıldar: "Ben sana en büyük zararı verdim ama aynı zamanda sana en çok acıyan da benim."
Bu kısa ama derin söz, bize sürekli bir uyarı veriyor: Çevremizdeki insanların sadece söylediklerine değil, yaptıklarının ardındaki niyete de bakalım. Unutmayalım ki, yanımızda ağlayanların birçoğu, planı kuran, tetiği çeken ve sofrayı kuranlar olabilir. Hayatımızdaki kuzularımızı korumak için, kimlerin Tilki maskesi taktığını iyi görmemiz gerekiyor.İyi niyetimizin kurbanı olmayalım, kurtların içinde.