Bilim insanları, doğada evrimleşmesi tam 500 milyon yıl sürecek bir proteini, yapay zeka kullanarak sadece birkaç saatte üretmeyi başardı. Bu yeni protein, esmGFP adıyla biliniyor ve doğadaki bazı deniz canlıları gibi parlıyor. Yapay zekanın biyoteknolojiye katkı sağlama potansiyeli, bu yeni buluşla bir kez daha gözler önüne serildi.
EVRİMİ HIZLANDIRAN YAPAY ZEKA MODELİ: ESM3
Yapılan bu heyecan verici çalışmada, bilim insanları ESM3 adlı gelişmiş bir yapay zeka modelinden yararlandılar. Bu model, 2,78 milyar bilinen proteinin verilerini kullanarak sıfırdan tamamen yeni amino asit dizilimleri oluşturabiliyor. Doğal evrimde, proteinler rastgele mutasyonlar ve doğal seçilimle şekilleniyor, ancak ESM3, bu süreci saatler içinde hızlandırarak çok daha verimli bir şekilde yeni proteini tasarladı.

ESMGFP: DOĞAL EVREYİ TAKLİT EDİYOR
Bu yeni proteinin, doğada bulunan en yakın yeşil floresan proteini (GFP) ile yalnızca yüzde 58 benzerlik gösterdiği belirtildi. ESM3, bu proteinin evrimleşmesi için 96 farklı mutasyon belirledi ve bilim insanları bu mutasyonların doğada rastlantısal olarak birikmesinin 500 milyon yıl alacağını ifade ettiler.
BİYOTEKNOLOJİ VE TIPTA DEVRİM POTANSİYELİ
Parlayan proteinler, genellikle denizanası ve mercanlar gibi deniz canlılarında bulunur ve mikroskobik biyobelirteçler olarak kullanılır. EsmGFP proteini, biyolojiyi anlamak dışında, tıp ve çevre bilimlerinde de devrim yaratma potansiyeline sahip. Bu protein, kanser tedavisi, karbon yakalama teknolojileri gibi alanlarda kullanılabilecek.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ PROTEİN MÜHENDİSLİĞİ GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRİYOR
Alex Rives ve ekibi, yapay zeka modelinin doğal evrimin kısıtlamalarına takılmadan işlevsel proteinler yaratabildiğini belirtti. Gelecekte, bu tür yapay zeka destekli protein mühendisliği sayesinde, yeni ilaçlar, çevreci biyoteknolojiler ve sentetik biyolojik sistemler geliştirilebilecek.
BİYOLOJİK ETKİLEŞİMLERİN ZORLUĞU
Ancak, bazı bilim insanları, yapay zeka ile tasarlanan proteinlerin canlı organizmalar içinde nasıl etkileşime gireceğini tahmin etmenin zor olduğunu belirtiyor. Bath Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Tiffany Taylor, yapay zekanın protein sentezleme yeteneğini heyecan verici bulsa da, bu proteinlerin biyolojik ortamda nasıl çalışacağının tam olarak öngörülemediğini vurguluyor.
Yine de, bu çalışma, yapay zekanın biyoteknolojiyi dönüştürebilecek potansiyele sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Gelecekte yapay zeka destekli mühendislikle yeni biyolojik sistemler yaratmak, biyoteknoloji dünyasında devrim yaratabilir.
www.donanimhaber.com