Paylaş

Yaşamımızın Okyanusunda Bir Geminin Üzerinde Ne Oldum Değil Ne Olacağım Demek

Bugünlerde hepimiz, her an değişen dünyanın çalkantılarıyla boğuşurken, sık sık kendimize şunu sorarız: Nereye gidiyoruz? Veya bu ne zaman bitecek? Oysa yaşamın en temel gerçeği, belki de tüm bu...

Bugünlerde hepimiz, her an değişen dünyanın çalkantılarıyla boğuşurken, sık sık kendimize şunu sorarız:

Nereye gidiyoruz? Veya bu ne zaman bitecek?

Oysa yaşamın en temel gerçeği, belki de tüm bu soruların ötesinde, her şeyin sürekli bir akış halinde olduğudur. İşte tam da bu noktada, ruhuma dokunan bir cümle geliyor aklıma,

"Ne oldum deme ne olacağım de."

Ne kadar da derin ve bir o kadar da acımasız bir gerçektir bu. Düşünsenize, birçoğumuz hayatın dingin sularında huzurla yüzerken, bana hiçbir şey olmaz yanılgısına kapılıyoruz. İşimiz gücümüz yerinde, sağlığımız tam, ilişkilerimiz yolunda.

Adeta bir cam fanusun içindeymiş gibi hissediyoruz kendimizi. Ama hayatın okyanusu, bildiğiniz gibi, her an bir fırtına yaratabilir, hatta tsunami 'de olabilir.

Beklenmedik bir hastalık, ani bir kayıp...

Bir anda o güvenli sandığımız sular, bizi yutmaya hazır dev dalgalara dönüşebilir.

Ve tam tersi...

Bazen de kendimizi öyle bir çıkmazda buluruz ki, bundan sağ çıkmam mümkün değil, deriz. Umutlarımız tükenir, elimiz kolumuz bağlı hissederiz.

Okyanusun dibine doğru sürüklenirken, son bir nefes alacak gücümüzün bile kalmadığını düşünürüz. İşte tam da o umutsuzluğun en derin anında, bir mucize olur ve bir şekilde yüzeye çıkarız. Nasıl olduğunu, hangi gücün bizi oraya taşıdığını bile anlamadan.

Tıpkı dev dalgalardan sağ çıkmayacağımızı düşündüğümüz anda, sağ salim suyun yüzüne çıkmamız gibi.

Bu döngü, hayatın ta kendisi. Günler nelere gebe bilinmez derler, ne kadar doğru. Bugünün zaferleri yarının hüsranı olabilirken, bugünün yenilgileri yarının zaferine dönüşebilir.

Bu yüzden, hayatta her şeye hazır olmayı öğrenmek gerek. Sakin sularda da fırtınalı denizlerde de ayakta kalmayı...

Rüzgârsız bir havada yaprak kımıldamadan yaşayanın da şiddetli rüzgârlara karşı duranın da yaşamı, her an yeni bir meydan okumaya gebedir.

Aslında insanoğlu ne tuhaf bir varlık. Ben bunun altından kalkamam derken, bir şekilde her şeyin altından kalkarız.

Dayanamıyorum dediğimiz anlarda bile, bir bakmışsınız hala direniyoruzdur. Nasıl yaptığımızı sorsalar, belki de anlatamayız.

Ama bir şekilde savaşmışızdır. İşte bu, insanın içindeki o görünmez gücün, o tükenmez direncin en somut kanıtıdır.

Bizler, sandığımızdan çok daha güçlüyüz. Her birimiz, hayatın o acımasız okyanusunda, görünmez bir gemi üzerinde ilerleyen cesur Kaptanlarız.

Öyleyse ne oldum demeden ne olacağımıza odaklanarak yaşayalım.

Çünkü yaşam, sürekli bir öğrenme ve adaptasyon sürecidir. Ve unutmayalım ki, her fırtınanın ardından güneşin doğacağı bir liman her zaman vardır.

Önemli olan, o limana ulaşana dek gemimizi sağlam tutabilmek ve mücadele ruhumuzu kaybetmemektir.

İyi ki varız, iyi ki varsınız...

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.