loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 15 Temmuz 2020, Çarşamba 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

15 Temmuz'u unutmayalım ama 'öncesini hiç unutturmayalım'.

Daha 15 Temmuz'a çok zaman vardı. 
17/25 Aralık hükümete yönelik yargıdan darbe operasyonu dönemi sonrası 'o cemaat yapılanmasının' adı konuldu. 
Adı FETÖ'ydu.
O zamanlarda gazetemiz yoğun haberler yapıyordu. 
Bazı yerel siyasilerle ilgili yazdığımız yazılar 'hiç beklemediğimiz şekilde' yargıya taşınıyordu. 
Bir şey çıkmaz bundan dediğimiz bir çok haberimizde kendimizi yargı önünde buluyorduk.
OMÜ'de rektörlük seçimleri olacak, 'Cemaat kimi destekler diye' rektör adayları toplantılar yapıyordu. 
Bu konuları çok haberleştirdik ve 17/25 Aralık operasyonu görmezden geliniyordu adeta.
Pensilvanya'ya giden hatta FETÖ elebaşıyla ikinci katta görüşme  yapan siyasetçi, hiç umursamıyordu veriyordu 'FETÖ'cüye ihaleleri'.
Aldığımız istihbarat bilgilerini paylaşmaktan çekinir olmuştuk adeta; Kimsenin bunlar ne yazıyor diye baktığı da yoktu, ilgilenen de..
Emniyet Müdürlüğü'nün özellikle yurtlara yaptığı operasyonlar 'sanki önceden haber veriliyor gibi', hep boşa çıkıyordu. 
Gözaltına alınanlar ya savcılıktan ya mahkemeden serbest bırakılıyordu. 
Dönemin Emniyet Müdürü Vedat Yavuz adeta FETÖ'nün hedefi olmuştu. 
Boşa operasyon yaptıran, sade vatandaşı rahatsız eden Emniyet Müdürü konumuna düşürülmek istendi. 
O kadar rahat davranılıyordu ki; şaşmamak elde değildi.
Biz gazeteciler 'o karanlık girdabı fark etsek de, ne yargıda, ne güvenlik güçlerinde, ne de siyasette 'umursamazlık almış başını gitmişti'.
Taa ki 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına kadar.
İşte o zaman anladık ki; bir başka güç varmış önümüzde.
Haince sivil vatandaşa ateş açacak kadar, ileri gidebilecek 'bir güce karşı mücadele veriyormuşuz' aslında.
Kolları o  kadar uzunmuş ki; 
Yargının içi boşaldı. 
Emniyetin, askerin neredeyse 'her noktasına kadar girmiş'.
Samsun OMÜ'nün içine öyle yuvalanmış ki; bölge sorumlusunun gelip toplantı yaptığını göremeyecek kadar körleşmişler. 
Eğitim camiasının her tarafını sarmış. 
Bırakın hepsini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yakınlarını bile sarmışlar. 
4 yıl geçti aradan 'halen temizlenmedi'..
Operasyonlar sürüyor. 
Bizim o dönem yazdığımız konular daha sonra 'soruşturma evraklarının içine girdi, gözaltına alınanların verdiği ifadelerde yer aldı'..
O gün gündeme getirdiğimiz FETÖ ilişkiler konusunda yazılarımıza konu ettiğimiz bir çok kişi, gözaltına alındı.  
FETÖ'cü ihaleciler ile ancak bazı siyasiler 15 Temmuz hain darbe sonrası yolunu ayırdı. 
O zamana kadar geçen sürede yaptıklarının hesaplarını ödemeyenler de olduğu 'gizli bir bilgi değil'..
Elini kolunu sallayarak aramızda dolaşanları 'biliyoruz'.
Perşembe gecesi sohbetlerinde yer alanların 15 Temmuz sonrası 'FETÖ karşıtı olduğunu da'.
Akıllarda çok soru kaldı. 
Şöyle demek istiyorum;
15 Temmuz'u, o direnişi, o destanı, gözünü kırpmadan ölüme giden şehitleri, gazilerimizi 'o karanlık geceyi' elbette unutmayalım. 
Ama unutmamız gereken bir şey daha var. 
15 Temmuz öncesini, 17/25 Aralık hükümete yönelik Yargı'daki operasyonuna gelinen süreci de hiç aklımızdan çıkarmayalım. 
Her ne ad altında olursa olsun;
Bu tip yapılanmalara karşı uyanık olalım.
Çünkü demokrasiden, liyakatten uzaklaşmaya izin verilince;
Duracağı yer ve ulaşmak istediği hedefi kestirmek zor. 
İşi ehline vermezsen, kıyameti bekle boşuna dememişler. 
O kıyameti Türkiye 15 Temmuz’da bedelini ödeyerek yaşadı. 
O nedenle aynı inanç ve ruh ile nöbette olmaya devam.
Şehitlerimizin müşerref kıldığı bu topraklarda, farklı emelleri olanlara mücadeleden asla taviz vermemeliyiz. 
Hele hele FETÖ ile mücadelenin sulandırılması, bulanıklaştırılması karşısında, "Çok ama çok dikkatli olmalıyız'..
Çünkü kripto FETÖ'cüler, 'Kendilerini gizlemeyi çok iyi beceriyor'..
Bunu 'görüyoruz', izliyoruz'..
Özellikle devlet kadroları, yönetim kademelerinde 'farklı grup isimleriyle' gizleniyor olmaları ihtimalini;
Unutmamalıyız ve unutturmamalıyız'..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Şefik bulut Şefik bulut 15.07.2020 12:43

ellerinize, agziniza ve korkmadan daha önceden de yazdığınız gibi bu hainler in ic yüzünü kağıda döktüğünüz kaleminize sağlık... Aslında sizin ve gazetenizin yazdıklarını biraz okuyup inceleseler ve anlattıklarınızın farkına varsalar fetö ve türev yapılanmalar zaten çözülüp yok edilecek. Ancak devlet kademe lerine o kadar sızdılar ki Bukalemun gibi zor fark ediliyorlar. Ancak bu ve bunun gibi hainler ile mücadele bilim sahibi, işinin ehli ahlaki değerleri olan devlet için çalışan üretim yapabilen idareci ve yoneticiler ile mümkün. bir grup yada derneğe üye olup oradan hiçbir meziyeti, kapasitesi, bilgi ve becerisi yokken sırf o gurubun üyesi olduğundan dolayı bir yerlere getirilen, makam sahibi yapılan insanlarin ne bu dediklerinizi anlayacak nede bu ülkeye katabilecekleri hiçbir şey yok tur. Zamanında fetö nün yaninda olmak için can atanlar onu TV lerde mezardan cikmis babası gibi dikkat le izleyenler, makam, mevki, mal, mülk sahibi olanlar hiç bir bedel ödemeden onlarla olan dostluklarindan kazandıklarını iade etmeden hala ayni mevki makam ve kazançlarını ellerinde tuttuklarını ve hiç bir bedel odemediklerini görüyoruz. Anlaşılan o ki güce biat edip kim güçlü ise basım üstüne diyen zihniyet varken maalesef bu ülkede bu ve bunun gibi hainler içten içe ülkemiz e ihanet etmeye ve bu fırsatı bulmaya devam edecekler. Tek başına bu hainler ile mucadele eden ve etmeye çalışan cumhurbaşkanı mızın ve sizin gibi insanlar ın Allah ım yardımcısi olsun. Ve rabbim fetö ve onun gibi hainlere karşı bizleri uyanık eylesin...

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık