loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.6821
  • Euro 6.3645
  • GR ALTIN 259.04
  • ÇEYREK 423.54

  • 25 Haziran 2019, Salı 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Ciddi eleştiri yapın derken!..

Biliyorsunuz Büyükşehir Belediye  Başkanı Mustafa Demir, bir süredir İstanbul seçimleri için çalışmaya gitmişti.

Gecesini gündüzüne kattı ve İstanbul'da Binali Yıldırıım için oy istedi. 

Beraberinde kimler yoktu ki;

Öncelikle İl yönetimi oradaydı. 

"Zafer değil, sefer" sözüyle yola çıktıklarını söyleyen İl Başkanı Ersan Aksu 'seferden, zafersiz dönse de' demokrasi adına seçmenin dediği oldu sonuçta. 

Sonra MHP İl Başkanı  Abdullah Karapıçak, İstanbul'daydı. 

Mitilini attı İstanbul'a yönetimiyle birlikte.

500 bin fark bekliyordu Cumhur İttifakının  adayı Binali Yıldırım adına ama büyük bir yanılgı  yaşadı. 800 bin farkla seçimi Millet İttiffakı'nın adayı aldı. 

Diğer belediye başkanları da 'sefer yolundaydı' elbette. 

Ben kendi adıma Başkan Demir ve diğer siyasilerin İstanbul'a gitmelerinin yararı olmayacağını, hatta ters etkisi olacağını  önceden söylemiştim ve kaleme de almıştım. 

Samsun'da suya yapılan yüzde 25 zam davalık olmuş, İstanbul'da yaşayan her Samsunlu'nun hısımı, akrabası, Samsun'da ve siz İstanbul'a gidip, 'Yaparsak biz yaparız' diyeceksiniz. 

Olacak iş mi?..

Seçimden önce yüzde 15 indirim yapıp, seçimden sonra suya zamlı bindirim yaptıktan sonra nea anlatabilirsiniz ki orada. 

Seçime etkisi olmuş mudur, oyların düşmesine neden olmuş mudur, çok ayrı konu. Bilemeyiz..

Bunu rakamlarla ortaya koymak da zor.

Ama iki adayın arasındaki 13 bin farktan, 806 bine çıkan farka bakınca 'çok şeyin etkisi olmalı'..

Buna Belediye meclisinde 'su zammına tepki gösteren vatandaşın ümüğünü sıkmayı da koyabiliriz, belediye önünde eylem yapan emeklilere  randevu verilmemesini de.

Hepsinin küçük küçük payları olma ihtimali var. 

Kaldı ki Samsun'dan İstanbul'a giden gönüllü sandık görevlileri, 'Çok konuşuluyordu, Samsun'daki 'indirim, bindirim' diyorlar'.

Zaten seçim öncesi CHP, Samsun'daki su zammı ile ilgili gazete haberlerini, İstanbul'a göndermişlerdi. 

Yani Samsun'da özellikle AK Parti'nin çok ciddi bulmadığı su zammına tepkiler ve basındaki haberler, İstanbul'un bayağı dikkatini çekmişti ve ilgilenmişlerdi aslında. 

Dün Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in bir internet medyasının büro açılışındaki konuşmasını duyunca, 'Neyin ciddi eleştiri, neyin ciddi olmayan eleştiri olmadığını' çok anlayamadım açıkcası. 

Bazıları çekmiş atmış konuşma videosunu.. 

Su zammıyla ilgili eleştiri yaptıktan ve eleştiren vatandaşların haberlerini yapan gazetelerin belediye gazete abonelerini kesen Başkan Demir, "Ciddi eleştirileri dikkate alacağını söylüyor'..

Dikkate almak, 'abonelerini  kesmekle eş anlamlıysa anlarım'..

O tepkileri yazmayan, görmeyen yandaş medya zaten eleştiri yapmadığına göre 'Hangi  yapıcı eleştiriden söz ediyor açıkcası anlamadım'..

Ciddi eleştiri yapmak..

*'Vatandaşın su tepkisi karşısında ümüğünü sıkmayı' yazmayınsa anlamam..

*Seçimden önce indirim yapıp, seçimden sonra yüzde 25 zam yapmayı 'eleştirmeyin ise' hiç anlamam.

*Su  zammı davalık olmuş, vatandaşlar müdahil olmuş, bunları dile getirmeyinse, aklına fikrine şaşarım.

*Seçimden önce 'ortak akıl ve şeffaf belediyecilik' deyip, koltuğa oturduktan sonra Belediye önünde su zammına tepki gösteren emeklilerin önüne barikat kurdurmasını, randevu vermemesini eleştirmekse, söylediklerini ciddiye bile almam. 

*Samsun'da tüketici, seçim öncesi indirim yapılıp, seçim sonrası yapılan ezici su zammı nedeniyle dikkate alınmayıp, kandırılırsa, 'kendimde kandırılmış olarak hissedeceğimden' hiç samimi bulmam..

*SAMULAŞ'ın Genel Müdürü, başında bulunduğu şirketin karı, zararını bilmeden Büyükşehir Meclisi'ne gelirse, eleştiririm...

*Kendisinin meclisteki Başkan vekili Nihat Soğuk'un, böylesine ciddi bir soru  sonrası, 'Bunu çay sohbetinde grup başkan vekilleriyle konuşmaya davet etmesini' bir gazeteci olarak bırakın, bir vatandaş olarak sindiremem, ciddi eleştiririm. 

*Meteoroloji sel uyarısı yaparken, 'Olumsuzluk yok' diyen Genel Sekreter İlhan Bayram'ı, Terme sular  altında kalabilir diye yazdığım gün 'Terme sular altında kalırsa' o öngörüyü Büyükşehir yetkililerinden de beklerim.. 

Şimdi sormak isterim Başkan Demir'e..

Bunların hangisi ciddi eleştiri değil. 

Bunların  hangisi bu kentte yaşanmadı. 

Doğru, yapıcı ve ciddi eleştiri ile 'yandaş medya eleştirisinin' sonuçları arasındaki farkı görmek istiyorsanız İstanbul'a bakın.. 

Çünkü orada 'halk, sandıkta' yandaş medyaya da 'demokrasi dersi vermiştir'..

Ciddi eleştirilerden 'ders çıkarılmak isteniyorsa' önce 'söylediklerinde ciddi olmak gerekir'.

Çünkü Samsun'u yönetmek ciddi bir iştir.

Yoksa gelinen noktada 'bir tarafı selle boğuşur, bir tarafı geçmişten gelen kötü idarenin sonucu kredilerle ve zamlarla boğuşur..

Fatura halka çıkıyor gibi görülse de, sonuçta gün gelir 'halk da faturayı ağır keser'..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık