loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 09 Eylül 2020, Çarşamba 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Ortada para yok 'okul kitabı fiyatlarına bak'..

Vatandaş pandemi sürecinden geçiyor. 

İş güç  yok.

Büyümeyi bir tarafa bırakın, vatandaşın bütçesi küçüldü, eridi adeta. 

İşten çıkartmalar yasak olduğu için 'yangın henüz bacayı sarmadı'.

Kasım ayı sonrası asıl bilanço ortaya çıkacak gibi görülüyor. 

Şu an piyasada işsiz işçiler var ama 'yasak nedeniyle işlerinin başında görülüyor'. 

İşte böylesi zor bir süreçte herkese Allah güç kuvvet versin. 

Ama gel gör ki; ilköğretim özel okul kitaplarının fiyatları uçmuş gidiyor. 

Uzaktan eğitim nedeniyle 'kitaplar önem kazanınca', işin rengi değişti., 

4 bin lirayı bulan bir vurgun var adeta. 

Bakın fiyatlar nasıl cep yakacak nitelikte. 

OMÜ Vakfı Koleji'nde ilköğretim kitapları için velilerden bin ila 2 bin 300 lira arasında ücret isteniyor. 

Diğer özel okullarda durum daha da kötü. 

Kitap fiyatlarının 4 bin liraya kadar yükseldiği belirtiliyor. 

İşin ilginci ana sınıfına çocuğunuzu gönderecekseniz bile;

Bin lira kitap ücreti vereceksiniz. 

Sınıflar yükseldikçe rakamlar artıyor. 

Eğitim İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Rüstem Kara, velilere yüksek kitap fiyatlarının verilmesine tepki gösteriyor göstermesine de;

Eğitim sisteminin tekelleşmesine kim dur diyecek. 

Öğrenci velileri bu ücretleri ödeyemiyor. Zorlanıyorlar. 

Zaten sonuçta ezberci bir sistemin içine sokulmuş durumda genç beyinler. 

Peki bu kentte bu fiyatları belirleyecek bir kurul yok mu, yetkili yok mu?..

Her şey almış başını gidiyor. 

Türkiye'nin en pahalı suyunu tüketen Samsun, neden her konuda böyle 'Biz yaptık oldu' zihniyetini güdüyor. 

Kaldı ki OMÜ Vakfı Koleji'ndeki kitap fiyatlarıyla bazı özel okulların kitap fiyatları arasında neden böylesine bir uçurum var. 

Kim bu kriterleri belirliyor. 

Fiyatları isteyen istediği gibi yapabiliyor mu?.. 

Saldık çayıra Allah kayıra bir kentte yaşamanın bedelini mi ödüyor çocuklar ve veliler. 

Samsun'da Milli Eğitim Müdürlüğü yok mu?..

Var elbette. Fiyatlarla ilgili bir kriter yok mu?.. 

Samsun Valiliği bu konulara el attı mı, kimseden duymadım. 

Peki kim belirliyor bu kitap fiyatlarını.

Biz bu fiyattan yaptık alacaksınız gibi bir yaptırımdan Milli Eğitim Bakanlığı haberdar mı?..

Neresinden tutsak elimizde kalıyor. 

Ve böyle giderse 'orkestra şefliği konusunda' yine sıkıntıların başladığını düşünmeye başlayabiliriz. 

Bakalım o konuya el atan olacak mı?..

Olmazsa konu mutlaka Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a iletilmeli.

Hatta  mümkünse CİMER'e.. 

Yazık bu vatandaşa. Yalnızlığı ana okulundaki çocuğuna, öğrencilerin eğitim hakkına kadar uzandı.

Daha ne olsun.. 

Samsun Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen

Vali Zülkif Dağlı

**********************************

Belediye başkanlığı 'siyasi bir kurumdur'..

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, su kesintisinin yaşanmasının siyasete malzeme olduğunu söylüyor..

Ne olacaktı  çok anlamadım.

Aslında cümlenin manasını çözemedim. 

Sonuçta Büyükşehir makamına gelirken, siyaset yapıldı, seçimlere girildi ve sandıktan alınan oylarla o koltuğa oturtuldu. 

İşler iyi giderse 'Başkan Demir başardık diye siyaset yapabiliyor da';

Başarısızlık olunca, yerinde ve zamanında müdahale olamayıp, önleyici hizmet eksikliği nedeniyle vatandaş mağdur olunca, isyan edince, neden alınıyor. 

17 ilçede halka memba kalitesinde su içirdiği zaman da 'yine siyasete  malzeme olacak ve başardık işte' denilecek ona artı yazacak.

Bu kadar basit. 

SASKİ tasarruf ediyormuş, çalışıyormuş, başarılıymış kimseyi ilgilendirmez. 

O siyasetçilerin işi. 

Vatandaş aldığı hizmete bakar, kalitesini yorumlar. 

Siz şimdi 2020 yılında vatandaşları su kuyruğuna mahkum ederseniz, siyaseten sıkıntısını yaşarsınız. 

Çünkü Samsun bunları ne yazık ki, ilçe merkezinde çok görmeye alışık değil. 

Bir hata varsa, olabilecek yerler öngörü ister. 

Önceden kontroller ister. 

Riskli yerler belirlenir, risk başa gelmeden 'yani trafo patlamadan önlem alınır'.. 

Afet değil ki bu 'önleme şansın olmasın'..

O nedenle Başkan Mustafa Demir, bence bugünden tezi yok, Samsun'un yer altı ve yer üstü su kaynaklarının bir risk haritasını oluşturmalı. 

Ona göre de tedbirler almalı, öncelikler belirlemeli.

Kaldı ki, A Takımı'nın çoğunun Samsun hafızası ile ilgisi bile yok. 

Hem de bir hafıza oluşmasını sağlar. 

Siyaseten de, kentsel yönetim açısından da bu uygun bir çalışma olacaktır. 

Yoksa vatandaş durup dururken, çeşme başına da gitmez, çeşme başındaki kuyruktan fotoğraf ta çekmez, o eziyet ve çaresizlik rezalet görüntülerini keyif için de paylaşmaz. 

Vatandaşı, onun tepkisini dile getiren gazetecilere, muhalefete kızmaya gerek yok. 

Herkes işini doğru yapsın.

Kaliteli bir Samsun'da yaşamak herkesin hakkı. 

O kaliteyi sağlamak için 'iş başına gelenler' eleştirileri de 'olumlu görmeli, daha iyisini yapmak için mücadele vermeli'.

Konu da bu kadar basit..


Samsun'un merkezi dün susuzluk çaresizliğini kuyruklarda  yaşadı. 

Başkan Mustafa Demir
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık