loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 13 Temmuz 2020, Pazartesi 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Rektör Sait Bilgiç aslında kendini sorgulamalı..

OMÜ Rektörü Sait Bilgiç'in 4 yıllık süresi dolmak üzere ve 'yeniden aday olmasına şaşırdım' diyebilirim. 
Şöyle ki;
Makamda oturduğun bir üniversitede 'Koltuk boşmuşçasına 35 aday çıkıyorsa' ve birlikte bir dönem dahaya ikna edemiyorsan, bu zaten bir yönetici için önemli bir sorundur. 
Yani nereden bakarsan bak, hemen hemen her fakülteden farklı dallarda isimler rektör adaylığı için devreye girmiş durumda. 
İçerden, dışarıdan aday akını var. 
Bu OMÜ'nün tarihinde yok.
Böylesine bir başvuru yarışı  bildiğim kadarıyla hiç olmamış. 
Peki neden bu dönem böyle oldu?..
İşte bu önemli..
Ve ilk önce de bu soruyu aslında Rektör Sait Bilgiç kendi kendine sormalı. 
Hatta birlikte yönetim oluşturduğu arkadaşlarına.. 
Biz nerede yanlış yaptık da, bu kadar kişi benim bir dönem daha görev yapmak istediğimi bildiği halde 'aday olarak başvuru yaptı'..
Yani koltuğumu istedi?..
Bir başka deyişle, "Senden daha iyi yaparım' düşüncesiyle adaylık başvurusu yaptı?..
Neden neden neden?..
Bir çok yanıtı olabilir. 
Duyduklarım;
*Mesela, ilk aklıma gelen siyasilerin 'Sait Bigiç'ten vazgeçtikleri'..
Bu kuvvetle muhtemel bir ihtimal..
*Ya da OMÜ'nün kente katkısının yok denebilecek kadar az olduğunu düşünenler, 'Sait Bilgiç'e bir dönem daha vermezler' diye düşünmüş ve 'değişecek galiba biz de aday olalım öngörüsü oluşturmuş olabilirler'..
Bu da önemli bir olasılık.
*Kaldı ki; üniversitenin yaşanan bilimsellik başarı dışı bir çok olaylarla gündeme gelmesi de üzerine tuz biber ekmiş olabilir. 
Bu hatırı sayılır bir görüş..
*Yönetimdeki sıkıntılar, OMÜ'nün daha iyi noktalara gelmesi için çaba harcanması yerine 'öğretim üyesinin ihracı gibi' işlerle uğraşmak, YÖK'e sevk etmeler, hiç olacak iş mi?..
Bu iddia belki  de en çok konuşulan.. 
Sonuçta ne oldu.
O OMÜ'lü hoca YÖK Yüksek Disiplin Kuruluna gitti ve 'oy birliğiyle savunmasında haklı çıktı'..
21 üye birden altına imza attığı sonuç bölümünde, 'Disiplin suçu oluşmadığına' yönelik karar verdi. 
Hatta daha önce verilen disiplin cezaları da 'idare mahkemesinden' döndü.
Usul ve yasaya aykırı bulundu. 
Yani koca OMÜ, enerjisini bu işlerle mi harcamalı. 
Kaldı ki; üniversitede bir araştırma görevlisinin eşine yaptığı eziyetler nedeniyle 'cezaevinde olması', bir asayiş olayı gibi görülse de;
 'O araştırma görevlisinin, şikayetçi olan eşinin aynı zamanda OMÜ'de öğrenciyken ilişkinin başlaması' oldukça düşündürücüydü bana göre..
Bunu OMÜ 'nün üst düzey yetkilileriyle de konuştuk ve 'genç kadının anlattıklarını' da ilettik. 
Çünkü sonuçta 'başka kız öğrencileri ilgilendiren' iddiaları vardı. 
Sonuçta Rektör Yardımcısı Mehmet Kuran ile de 'iddia sahibi genç kadını görüştürdük'..
Bize anlattıklarını anlattı, yetkililere de. 
Sonuç ne oldu, ne araştırma yapıldı bilmiyorum. Ama biz üzerimize düşeni  yaptık. 
Yani OMÜ'de 'gazeteci olarak bizler, Samsun'da da vatandaşlar, STK'lar bilimselliği konuşmak istiyor. 
Sait Bilgiç'in dört yıllık sürecini düşününce 'aklıma gelen çok şey var ama çoğu, bilimsel gelişmişlikle ilgili değil'.
Hatta tam tersi, 'kamu görevinden atılsın diye YÖK Disiplin Kurulu'na sevk edilen Profesörün bilimsel başarı haberlerini, icraatlarını' izledim televizyon haberlerinden diyebilirim. 
Kendi içindeki değerleri kazanma yerine, iddialara göre 'dışlama politikası' ile gelinen sonuç ortada. 
OMÜ'nün içinden tam 32 rektör adayı..
3'de dışarıdan başvuru.
Bir de başvuru yapıp yapmadığını  kesinleştiremediğim etkili bir isim var. 
Sanki koltuk boş gibi yapılan bunca adaylık başvurusu 'çok şey anlatıyor aslında'.
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç'in '4 yıldır sürdürdüğü işi ben daha iyi yaparım' düşüncesiyle aday olmadı mı bu isimler. 
Yoksa niye çıksın arenaya.. 
Bilgiç varken, ben de sana karşı adayım desin. 
Mevcut rektör çok başarılı olsa, sayı bu kadar fazla olabilir miydi?..
Hele ki, kendisini atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan da görevdeyken.
Öyleyse bu kadar rektör adayının olmasının başka bir anlamı olabilir mi; benim şahsi düşüncem, olamaz/olmamalı..
Bu kadar aday bolluğunda değişeceği kesin gözüyle bakılan veya öngörülen bir Rektör'dür artık Sait Bilgiç..
Bana göre de gün sayıyor makamında. 
Kendisine verilen bu şansı iyi değerlendiremedi de diyebiliriz.
Üniversite ile Samsun'u kaynaştıracak, bilimselliği daha da etkin hale getirecek ve özellikle Tıp Fakültesi'nde 'Bölgenin ihtiyacına yetebilecek bir yenilikler zinciri oluşturması bekleniyordu'..
Bir dönem rektör yardımcılığı da yapmıştı.
Yani tecrübesi vardı. 
Peki ne oldu da böyle oldu derseniz?..
Şahsi düşüncem şudur?..
Ben rektör olunca şunları yapacağım, şöyle yöneteceğim, birlikte ortak akıl yapacağız demek başka;
'O iyi hitabetle inandırıcı olabilir', 'Beklentiyi yüksek hale getirebilir',
Ama iş başa gelince 'öncelikleri belirleyemeyip, asıl görevler olan bilimselliği, gelişmeye odaklanmak yerine, "kişiselleştirilmiş işlere yönelince';
İşler sarpa sarar. 
Yazımın başında yazdığım olaylarla Samsun OMÜ çok gündeme geldi. 
Enerjiyi 'OMÜ'nün büyümesi için harcamak' en doğrusuydu aslında. 
Hedefi ve çıtayı yüksek tutamadı. 
Kendisi de Rektör Hüseyin Akan ile birlikte yönetime gelip rektör yardımcılığı yaptığı OMÜ'de;
Atanmasıyla birlikte üniversite içine yuvalanmış, FETÖ'cülerin boşaltılmasına tanık oldu. 
Sürekli operasyon oldu üniversitede. 
Öğretim görevlileri 'polisler eşliğinde çıkarıldı'..
Ameliyattan çıkarılan bir asistan bile gözaltına alındı; Adeta içi boşaldı OMÜ'nün.
Bunu geçtiğimiz rektörlük ataması öncesi, 'Size göre kim olmalı diye soran bazı siyasilere 'Sait Bilgiç iyi bir isim' diyen bir gazeteci olarak yazıyorum. 
Şahsen de hayal kırıklığı yaşadığımı da net söylüyorum.
Sonuç olarak Samsun OMÜ hepimizin göz bebeği ilk üniversitemiz. 
Samsun Üniversitesi'ni elbette önemsiyoruz ama OMÜ Samsun'un yüksek öğretimde Amiral gemisidir..
Ve şimdi iyi bir kaptan ve yük alabilecek uyumlu bir yönetim gerekiyor.
Herkesle barış imzalayacak ve yeni bir sayfa açabilecek. 
Hem OMÜ'nün kaybettiği yıllarını geri getirebilecek, hem de 'kısır çekişmelerden uzak', yeni hedefler belirleyecek bir yönetim beklentisi büyük.
Bizim adam, bize yakın, bizden değil döneminden, FETÖ'cülerin etkin gruplaşmalarından çok çekti OMÜ.
Şimdi 'sirkelenip kendine gelme zamanıdır.
Daha önce de yazdım; Milletvekillerinin, Samsun'u düşünen herkesin sorumluluğu büyüktür. 
OMÜ'yü hak ettiği yere kim getirecekse elimizden ne geliyorsa; 'arkasındayız, yanındayız, doğrularla yürüdüğü sürece de destekçisi olacağız'..
Kazanan OMÜ olsun, kazanan Samsun olsun. 
OMÜ 'ortak paydamızdır'.
Gelinen noktaya bakınca, 4 yılda o Rektör olsun denilecek yer asla değildir..
'OMÜ'nün bir dönem sen, bir dönem ben' pazarlığı yapılacak yer olmadığı zaten tecrübeyle tescillidir.
Öyleyse 'yapılacak şu'..
Değişsin diye değişim değil, 'Herkesi kucaklayan' ortak aklı oluşturabilen bir Rektör' gerekiyor.
4 yıl az zaman değil. 
Geldiği noktaya bakınca;
Boşa harcanacak bir günü bile yok OMÜ'nün..


Rektör Sait Bilgiç'in, karşısına 35 aday daha çıktı.

RuGgiZ


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Suada Suada 13.07.2020 11:20

Ne kadar yanlis saptamalar. Atilanlar fetöcüydu insaf. Bilgic de daha atanmamisti

mehmet soylu mehmet soylu 13.07.2020 14:35

Aklım da tek bir soru var neden başka "BAŞKA YEREL MEDYA" HABER yapmazken siz yapıyorsunuz? Cahil bir kişi bile sizin MAKSATINIZIN farklı olduğunu anlar ve kaleminizi neden böyle kullandığınızı sorgular.... gülünç durum nediyeyim..

Mustafa Mustafa 13.07.2020 18:08

Sayın Cabbar, Yorum, eleştiri, tespit ve iddia içeren yazınız yalnız katı bir subjektif bir anlayışla kaleme alınmadı, aynı zamanda eksik, hatalı ve yanlışlarla doludur. Kısaca yıpratmaya yönelik bir manipulasyon yapıyorsunuz. Sevmeyebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz ancak Sait Bey gibi ciddi ve tutarlı bir akademisyen bunları hak etmiyor.

Metahan Alptuğ Metahan Alptuğ 14.07.2020 18:08

Sait Bilgiç Üniversiteyi hangi noktadan aldı ve hangi noktaya taşıdı. Kendi kızını tek bir sci yayını olmamasına rağmen görev süresi içerisinde atamadı mı? Hani hak hukuk adalet. Bilgiç'in görev süresi öncesinde kişiliği ve saygınlığından dolayı yada görev süresi sonrasında üniversiteye yaptığın hizmet adına kızına referans olması daha doğru olmazmıydı. Bizim babamızda devletin üst makamlarında görev yaptı ama biz devletten tek kuruş nemalanmadık. Bir vakfın üyesi olmasına rağmen tek kuruş burs almadan yurt dışında bulaşık yıkayarak kar kürüyerek okuduk. Görev yaptığımız yerde tuvalet kağıdına varıncaya kadar birçok şeyi kendi cebimizden ödüyoruz. Siyasi iktidara yaranmak için ellibeşinden sonra sakal bıyık bırakan birinin kişiliği oturmamış demektir. Erinmedim tüm adayları tek tek inceledim. Adayların içinde düşüncesi ne olursa olsun gerek sireti gereksede sureti ile en başarılı kişi Prof. Dr. Şaban Sarıkaya'dır. Akademik başarı olarak en yakın rakibinden açık ara ileridedir. Eğer emanet ehline verilecekse bu kişi Sarıkaya'dır. Yok işin içine siyaset girerse bu Omü adına tekrar bir 4 kayıp yıl daha olacaktır.

Mehmet Mehmet 16.07.2020 01:31

Yazıyı okurken acaba hangi cahil ve yandaş kişi bu yazıyı size yazdırdı yada hangi haddini bilmez bu iş için nasıl bir bedel karşılığında size bu işi yaptırdı bilmem!!! Ancak şunu aklınıza iyice bir sokun! Şuan üniversitelerde rektörlük için aday sayıları 100 ü aşkınken ve OMÜ gibi büyğk bir üniversiteye 35 sayısı az bile çoğu hevesten belki olur düşğncesiyle adımız görülsün düşüncesiyle başvuran adaylar, ayrıca siz üniversiteyi nereden biliyorsunuzda böyle hadsizliklerden bahsediyorsunuz. Yıllardır bir sürü imkana rağmen yapılamayan herşey Sait hocamız döneminde bütçe kısıtlamaları içinde fazlasıyla yapıldı. Başta üniversitenin asıl işi olan bilimsel üretkenlik, proje ve patent gibi çalışmalar kat kat arttı. Çok kısıtlı bütçelere rağmen kampüsümüz fiziki olarak son derece güzel bir hale geldi. En önemlisi de çalışan herkes, üniversiteye değer katan herkes hakkıyla kadrosunu aldı. Sait hocam yeterki çalışın hepiniz yanında olacağız ve adaletli olacağız vizyonuyla işini yürütürken nasıl bir hadsizliktir bu yazıyı yazmak? Ama bazende sizin gibi dolduruş yada bedellerle bu yazıları yazanlara üzülüyorum. Ama Allaha şükür ne bedeller ödeyerek size bu yazıyı yazdıracak ne de sizin gibilerin yazdığı yazıları önemseyecek insanlar değiliz. Siz ve sizin gibiler her ne derse desin. Allah’ın adaleti şaşmaz ve adalet inşallah Sait hocamızdan yana olacak. Sizde bir ara üniversite kampüsümüze uğrayın biraz hocalarımızın yaptığı bilimsel çalışmaları ve destekleri takip edin belki artık parayla değil vicdanınızla yazılarınızı kaleme alırsınız.

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık