loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 27 Eylül 2020, Pazar 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Samsun'u 'yap boza' çevirenler hiç mi sorumlu değil.. 

Plansız, hesapsız, hatta özentisiz yapılan her şey gün geliyor bu kentin başına dert oluyor.
Neler olmadı, neler gelmedi ki bu kentin başına. 
Şimdi 'yap boza çevirdikleri işleri' yaparlarken yaptığımız eleştiriler nedeniyle 'bize adeta kin duyanlar' şimdi 'yap boza çevirdikleri Samsun'u adeta katlediyorlar.'
Vatandaşın vergilerinden alınan paylarla yaptıkları 'garip işler' çöpe gidiyor adeta. 
Ya birinin yaptığını diğeri yıkıyor, ya yeniden yapılıyor, ya da Yat Limanı gibi dolduruluyor.
Samsun proje çöplüğüne döndü artık. 
İcraat adı altında yapılan ama hesaba kitaba uymayan işler bitmediği gibi, bazıları da yargı kararlarıyla birçoğu da yargıda 'tozlu raflar arasında' sürünüyor adeta. 
Bakın Saathane projesine. 
Kaçıncı revizyon. 
Onca davalık işyeri. Mülk sahipleri uykusuz, Saathane tarihi misyonuna ağlar halde. 
Bir önceki Başkan Yılmaz'ın camdan müze yapacağım dediği proje de 'hikaye oldu'.
Çünkü şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Mustafa Demir, "Çitle çevireceğiz' diyor. 
Şaka değil ama 'Başkan Demir'in ki daha mantıklı geldi bana'.
En azından izlenebilir bir görüntü olur. 
Yusuf Ziya Yılmaz'ın cam işinin olurluğuna zaten inanmamıştım.
Çiftlik Caddesi'nin kapatılmasına da zamanında karşı çıkmıştık, özelliğini yitirir demiştik. 
Kent uzmanları da aynısını söylemişti. 
Milyonlar harcandı Cadde AVM oldu güya. 
Sonra 'nasıl yapıldığını anlamadığım bir anket yapıldı' trafiğe tekrar açıldı. 
Yap-boz belediyeciliğinin en çarpıcı örneklerini Samsun'da görebilirsiniz inanın. 
Okullarda 'kötü örnek olarak' ders konusu bile olabilir. 
Samsun'un kıyısına yapılan dev kütle otel de bir başka 'garip iştir'.
Emsali yoktur. 
Kıyı koruma kanunu, kat yüksekliği, meclis kararları ve aleyhine yargı kararlarına rağmen proje değişiklikleriyle bitirilmesi 'inanılmaz bir kent mimarisi katliamıdır'. 
Allah korusun basın olmasa, bu kenti seven STK'lar müdahale etmese, konuyu yargıya taşımasa, şimdi kuşların göç yerine kaçmak için çabaladığı Kızılırmak Deltasına kadar 'sahil yolu yapacaktı bu zihniyet.
Şimdi farklı mı sanki. 
Yangın bile çıktı su cenneti olan deltada inanabiliyor musunuz?.. 
Biri isim şirketinin hakkını vermiş, Samsunlu bir tacir soyunmuş orada otel yapmaya. 
Duyumlar böyle. Kokusu çıktı ama görüntüsü ve o arkadaki esas tüccar zihniyeti daha sonra çıkacaktır inanın. 
Yani çok su götürür Kuş Cenneti'nde yapılması planlanan turizm işletmeleri hikayesi. 
'Temiz' iş diyorlar akıllarınca ama 'o yangının da, yapılması düşünülen işletmelerin de, hatta buna izin verenlerin de 'o doğaya, bu kentin güzelliklerine karşı sorumlulukları var'..
Olmalıdır da. 
Peki tüm bu yaz bozların, yapılan projelerin sonra 'olmadı çöpe at' şekline gelmesinde, paralarının heba edilmesinde kimsenin sorumluluğu yok mu?.
Ya da bir başka deyişle 'neden' bu kente bir şey yapmak isteyenler 'önüne arkasına bakmıyorlar'. 
Bu iş olur mu diye düşünmeden hareket ediyorlar, milyonlarca lirayı çar çur ediyorlar. 
Bu özentisizlik neden?..
Ben iki yanıt buluyorum düşündükçe..
Birincisi 'Ben yaptım oldu zihniyeti, kimsenin fikrini önemsememe veya güç zehirlenmesi'..
Diğeri ise 'Samsun'u yeterince sevmeme ve önemsememe'.
Çünkü eğer seversen;
Dikkatli davranırsın.
Zarar gelsin istemezsin. 
Hata yapıp yapmadığını öğrenmek için kılı kırk yararsın. 
Gözünün içi gibi bakarsın.
Her değerini korursun. 
Saygı duyarsın.. 
Amacım niyet okumak değil elbette. 
Durum tespitinden yola çıkarak, 'neden bu kente bunlar yapılıyor' sorusuna yanıt aramak.
Ben yanıtını bulamadım. Bulsam da 'kime dinletebiliriz ki'..
Mimarlar Odası Başkanı ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi İshak Memişoğlu da, benzer düşünceyle olsa gerek aynen şöyle diyor;
Bu kentten ne istiyorlar'..
Evet gerçekten ne istiyorlar bu kentten.
Nasıl bir Samsun istedikleri. 
Kıyı kenar çizgisi yok edilen bir kent..
Kuş cennetinden 'Allı turnaların' kaçtığı bir Kızılırmak Deltası.. 
Tarihi surlarının üzerine bina dikilmesine izin veren yöneticilerin bulunduğu Samsun'da;
Saathane Meydanı'nda 10 yıldır bitmeyen proje çöplüğüne dönen çalışmalarla;
Nereye gidecek bu kent. Nasıl anlatılacak tarihi geçmişi anlamak mümkün değil. 
O nedenle 'cam müzeye koysanız', çitle de çevirseniz, değişen bir şey olmaz. 
Önce Samsun'u sevmek gerekir'. Her değerine saygı duymak gerekir. 
Bunun için de 'camı çite çevirirken, deltaya turizm işletmesi verirken, yat limanı yaparken, yapıldıktan sonra da doldurulurken' iyice düşünmek, bu kentin ilgili STK'larına danışmak gerekir. 
Yani kentin ortak aklını kullanmaktır; demek istediğim.
Yoksa Yılmaz'dan sonra Demir gelir, farklı bakar işlere, Demir'den sonra başkası oturur koltuğa 'ne cam müze, ne çitli müze. Ben 'gezilir, görülür, dokunulur hale getirip, turizme açacağım' der. 
Çık işin içinden çıkabilirsen..
Aslında Bu Başkan Mustafa Demir için de bir fırsat. 
Kendinden önceki Yılmaz'ın yaptıklarıyla ilgili değişiklikleri 'Ben yaptım oldu' deyip değiştireceğine, kentin dinamikleriyle ortak akıl oluşturabilse, kendinden sonra da bu kent kimliğine sahip çıkar. 
Yaz-boz dönemi biter.. 
Ama yapar mı işte onu bilemem..
Çünkü son olarak gördüğüm Samsun fotoğrafına bile 'Burası Samsun olsa beğenirsiniz, ama burası gerçekten Samsun' diye yayınlanmasına izin verdiğine göre;
Samsun'un güzelliğini halen tam olarak fark edememiş olsa gerek diye düşünüyorum. 
Çünkü Samsun kartpostallara konu olabilecek kadar, güzelliklere görüntüye sahip..
Gerçekten yazmaya bile gerek yok. 
Ama bakmasını, görmesini ve sevmesini bilebilene... 
O fotoğrafı görüntüleyen arkadaşımıza teşekkürler.. 
Bu kente karşı sorumluluğunu bilen her kişi, o güzellikleri görebilir inanın. 
O nedenle 'öncelikle Samsun'un gelecekle ilgili el kitabını oluşturmak gerekir'.
Başkan Demir, şu an bunu yapabilecek makamda oturan kişi olduğuna göre;
İşte fırsat..
Ya tüm tarihsel ve doğasal kimliğiyle bütünleşen bir kent;
Ya da 'kıyı kenar çizgisi, kent kimliği, tarihi misyonu birbirine girmiş, karıştırılmış yap boza dönmüş' bir Samsun.
Hangisi.. 
Tercih 'seçim sandığına kadar sizin', sonrası seçmenin.. 

İŞTE O PAYLAŞIM....

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir


AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz


Mimarlar Odası Başkanı İshak Memişoğlu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık