loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 09 Temmuz 2020, Perşembe 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

Yani Mehmet Özdağ, oldu mu şimdi.. 

Okuduğunu anlamama ' kaynak gösterilen bilimsel açıklamaları dikkate almama, hatta yargı kararlarını görmezlikten gelme' Samsun'un hep sorunu olmuştur. 
Sorun; her zaman dile getirdiğim gibi Samsun'un geçmiş dönemden bu yana Samsun'u yönetenler konusundaki bir çok kez talihsizliğimiz kadar, Samsun'da bazı tabelalar altında 'Başkan ya da sözcü sıfatıyla' görev yapanların bazılarının da 'aslında yetersizliğindendir'.
Şahsi görüşümdür bu ve bunun sancılarını zaman zaman yaşarız. 
Bazılarını tenzi ediyorum ve Samsun'un hafızası olduğunu da kabul ederim. 
Doğru bildiğim görüşlerine her daim katılırım. 
Kendi kendine yetmeden bahsetmiyorum elbette. 
CV'lerine baktığın zaman sayfalar yetmez de, 'iş pratikte bu kente katkı verme adına, kamuoyunu doğru bilgilendirme noktasında' eksik kalırlar.
Kim olursan ol, kendini yenilemezsen, üzerinde çalıştığın konudaki gelişmeleri yakından takip etmezsen, 'kulağında kalmış bilgileri son haliyle güncellemezsen' sıkıntı yaşarsın..
Bu çok doğal bir süreçtir.
Bir doktorun 'tıptaki yeni tedavi gelişimini takip etmemesi gibi',
Ya da bir inşaat mühendisinin 'depreme dayanıklı binalarla ilgili gelişmeleri unutup, halen okuldan mezun olduğu o günün şartları ve teorik bilgilerle işini sürdürmesi gibi'..
Yani yeniliğe ve gelişmelere açık olmayınca sorun oluyor.
Hele ki, bizim mesleğe gelince gazeteci olarak gerekli araştırmayı yapmazsan, 'tık diye ortada kalırsın, hatta şaşırır haberim yoktu dersin'..
Örnek vermek gerekirse; Sanırım yaklaşık 15 yıl önce, önemli bir göreve gelmesi söz konusu olan bir kişi ile ilgili, dava bilgileri getirilmişti. 
Gerçekten o kişi, bir ceza davasında yerel mahkeme tarafından 'haksız bulunmuş ve ceza almıştı'..
Yani ilk bakışta sorun yoktu. 
İfadeler, mahkeme süreci, iddianame ve mahkeme kararı açısından. 
Olayın davalı tarafı da vardı ve 'açıklama da yapıyordu'.
Benden de birlikte geldiği hukukçu ile birlikte o haberi yapmamı istedi.'.
Haberin verileri ortadaydı. 
Çok şükür 'işimi iyi bilirim. Her noktasına da hakimim'..
Araştırırım. Davalı tarafa da sorarım, googleye de şöyle bir göz atarım, o iş yansımış mı diye. 
Eksik bir şey olursa, ararım dedim. 
Çünkü aklımda bir soru vardı. 
O önemli bir noktaya talip olan kişi 'Bu olayı nasıl olur da Yargıtay’a taşımaz' diye düşündüm. 
Davalı kişiyi aradım, tanırım da..
Herkeste tanır, ama konuya dahil edip, eski defterleri açmak değil niyetim. 
Amaç 'yargı kararlarını iyi takip etmek, kamuoyuna doğru bilgi vermek'..
Meğer o kişi Yargıtay’da 'o davadan beraat etmiş'..
Bana gelenler de 'o tarafı görmeyip, yerel mahkemenin kararıyla gelmişler, haber yaptıracaklar'.
Yersek tabi..
Peki şimdi bu konuyu niye anlattım. 
Samsun Çevre Platformu Sözcüsü  olan Mehmet Özdağ, 'Biyokütle santrali ile ilgili, herkesin ulaşabileceği googlede yaptığı araştırmayı ve bazı bilim adamlarının görüşlerini objektif olarak dizi yazı yapan Yazarımız Ragıp Göker'i aklınca eleştirmiş..
Özdağ da bir dizi yazı başlatmış ve demiş ki, "Googleye bakan ama yargı kararlarını görmezden gelen Göker' diye ifade etmiş..
Aklı sıra yazarımızın yargı kararlarını hiçe saydığını söylüyor.
Hem de bölgenin en güçlü gazetesinin ‘yargı kararlarını ne kadar önemsediğini, olmazsa olmazı olduğunu’, bunu Samsun’da hemen her konuda ‘bayraktarlık yapacak düzeyde gerçekleştirdiğini’ görmezlikten gelerek. 
Akıllara  zarar. 
Samsun’da termik santrallere karşı mücadele veren, su davasında, kirli su açıklamalarında, sahil yolu katliamında, hukuksuz taşınan okullarla ilgili vs. konularda ‘kamuoyunun STK’ların sözcüsü olmuş HHALK Gazetesi’ni ve editoryal ekibini görmezden gelerek.  
Yerel mahkemelerin ilk verdiği karar açısından bakarsan, Özdağ haklı gibi gözükse de, ama yazı dizisindeki o açıklaması o sözleri aynen benim yukarıda anlattığım ‘şu kişi ceza aldı haber yapalım’ 'konusuna taban tabana uyuyor'..
İyi de SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ;
Sende dersine iyi çalışmamışsın ve şu an kamuoyuna eksik bir bilgi veriyorsun. 
Keşke sen de ilk kademe yerel mahkemenin verdiği 'yürütmenin durdurma' kararı sonrası üst mahkemenin yani Bölge İdare Mahkemesi'nin Mayıs ayında verdiği kararla o ilk kademe mahkemesinin kararını iptal ettiğine de atıfta bulunsaydın.
Yargı kararlarını görmezlikten geliyor demek yerine, Bölge İdare Mahkemesi'nin böyle bir kararı da var, diyebilseydin. 
Dolayısıyla ‘yargıya ve kamuoyuna saygı açısından' doğru bilgilendirme olurdu haksız mıyım?..
Kaldı ki; 'Haberin olmaması mümkün değil ama aleyhtekilere vurgu yapmak yerine, lehtekini ve üst mahkemeninkini 'görmezlikten gelmek ayrı bir  konu'.. 
 Yok haberin var da henüz yorumlamadım, görmedim, araştırmadım akıbeti ne bilmiyorum diyorsanız, o da çok daha vahim bir konu. 
Keşke o sözleri dizinizde yazmadan ‘iyice düşünseydin, daha konuya hakim olanları arasaydın, son durum da budur gibi bir bilgiden söz etseydin'.. 
Yazınızın devamında 'o yargı kararını da göreceğini umuyorum'..
SAMÇEP gibi bir STK'nın koltuğunda oturup, 'Bunu hatırlatmak bize düşüyorsa', bu da bana göre oldukça ilginç bir durum aslına bakarsanız.
Bu nedenle son durum değerlendirmesiyle yazı dizine devam etmen, ‘Yargı kararları açısından da, verebileceğin bilgiler noktasından da’  önemli. 
Bu vesile ile, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına, 'Yazarımız Ragıp Göker'e yargı kararlarını görmezden geliyor, sözlerini yazarken 'Bir ay önce üst mahkeme bir karar vermişti' kısmını atlamış oldun' diye düşünüyorum. 
Yani Ragıp Göker ve bizler zaten o yargı kararı sonrası böyle bir dizi yazmaya karar verdi. 
Bir de biz araştıralım bu konuyu diyerek.. 
O nedenle öncelikle sana bir önerim var.. 
Bu konuda bir dizi yazı hazırlıyorsan, öncelikle 'yargı kararlarını iyice takip etmelisin' Yani ben söyledim oldu yerine, dersime iyi çalıştım diyebilmelisin.. 
Ya da bence de çok objektif bir yazı dizisi hazırladığı ve biyokütle ile ilgili Samsun’daki istemezük’ açıklamalarının dışında ne deniliyor, dünya nasıl bakıyor’ açısından önemli bir çalışma yapan ve çok kişinin bizzat tebrik ettiği Yazarımız Göker için;
“Googleye bakıyor ama yargı kararlarını görmezden geliyor” diye yazmamalısın ve çok dikkatli seçeceksin her kelimeni..
Boru değil bu iş. 
Yazmak önemli bir iştir. Dokümandır.. 
Şahsi fikrim, oldukça sığı ve bilgi içermeyen ‘bir başlangıç’la yola çıkan yazı dizinin de, umarım faydalanılacak, doğru bilgi alınacak seviyeye de gelir diye ‘umutluyum’.
İkinci bir öneriyi  de gazeteme yapmayı uygun buldum. 
O nedenle sizin de, kamuoyunun da bilgisi olmasında yararı var diye düşünüyorum. 
Malum koronavirüs tedbirleriyle çoğu arkadaşım işini evinden yapıyor. Yüz yüze herkesle çalışamıyoruz.
 Yani sizin şahsınızdan başka, bir de gazetemizin yazı işleri ekibime ‘özelikle Mehmet Özdağ’ açıklamalarıyla ilgili tavsiyede bulundum.
Bundan böyle Mehmet Özdağ'dan gelen açıklamalar hangi konuda  ve ne zaman olursa olsun..
İyice önünü arkasını araştırın. 
Özellikle yargı kararları ve süreç içindeki gelişmeleri 'kendi açıklamasından bağımsız kendiniz de araştırın, doğrulatın'.
Sonra 'gerçeklilik ve son durum açısından değerlendirerek,' durumuna göre kamuoyu bilgisine sunun. 
Bunu 'objektiflik açısından' yapmalıyız da. 
Aklın yolu bir. 
Hukuk olmazsa, 'işler guguk olur'..
Sizde iyi bilirsiniz değil mi Mehmet Özdağ..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık