loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 20 Temmuz 2020, Pazartesi 10:00
A.YENERCABBAR

A.YENER CABBAR

YÖK adaylara projen var mı diye sormalı..

Gazetemizde dün manşetten verdik;
YÖK, OMÜ rektör adaylarına online mülakat yapacak bugün..
35 rektör adayımız var. 
İçlerinde gerçekten OMÜ'ye değer katabilecek isimler de var, nasıl olsa öğretim üyelerinin oylarıyla seçim olmayacak, atama olacak diye başvuranlar da..
İsim vermek istemiyorum ama daha önce de akademik kadroda yöneticilik yapmış ve yeteneklerini göstermebilmiş isimler olduğunu biliyorum.
Hatta hedefleriyle ilgili döküman hazırlayanlar da var. 
Tanıdıklarım da var, böyle bir çalışması olduğuyla ilgili elime geçen dosyaları olanlar da. 
Mesele aslında OMÜ'ye yeni rektör atamak değil..
Mesele uzun bir süredir iyi yönetilemediğini düşündüğüm, gördüğüm, izlediğim, bekleneni veremeyen, şahsi fikrime göre yönetim değişikliğine acil ihtiyaç duyulan OMÜ'ye kim katkı verebilir. 
Orkestra şefliğine kim getirilecek, atama liyakata göre mi nüfusa göre mi yapılacak bu şu an için en önemli konu ve beklenti.
O nedenle YÖK yönetim kurulunun bugün gerçekleştireceği 'online mülakatı' neden yapacağı.
Dostlar alış verişte görsün, kriterler yerine getirilmiş olsun mu?..
Yoksa gerçekten OMÜ'ye uygun bir rektör adayı listesi yapmak için mi?..
İkincisi için olacağını umuyorum. 
Geçtiğimiz günlerde OMÜ eski Rektörü Hüseyin Akan hocam, bana bir mail gönderdi. 
İnternet ortamında olan ve kendi dönemine ait bir almanakla birlikte. 
Hüseyin Akan Hocamın yönetimindeki aksaklıkları bilirim. 
Kendisine de defalarca uyarıda bulunmuştum. 
Ama kendisine her daim saygım olmuştur. 
Çünkü konuşulabilir ve iletişim kurulabilir biridir. 
Şimdi ki Rektör Sait Bilgiç'in de Rektör Yardımcısı olduğu dönemdeki Hüseyin Akan'ın ilk dönem rektörlüğünde 'eli kolu bağlıydı adeta'.
Ama ikinci döneminde oldukça otoriter bir yönetim sergiledi.
Almanaktaki çoğu hizmette zaten ikinci dönemine ait. 
Ama ne yazık ki; ikinci döneminin sonlarına doğru yaşanan 15 Temmuz Hain Darbe kalkışmasıyla, OMÜ'nün FETÖ'cü öğretim istilası yaşamış olduğunu öğrendik hep birlikte.
Rektör Akan o nedenle tam kendini anlatamadan koltuğunu Sait Bilgiç'e teslim etti. 
15Temmuz'dan kısa bir süre aynı otelde karşılaştığımız Akan'a 'neden bu kadar FETÖ'cü çıktı hocam OMÜ'den diye sorduğumda; 
Benim dönemimde girenler oldu ama onları kimler almış ona bakmak lazım demişti. 
Ne demek istediğini 'kendisine sormak gerekir'.. Anlamlı bulmuştum o sözünü.
Ve sanırım onun döneminde üniversiteye girenlerle ilgili ilk döneme işaret etmişti. 
Hüseyin Hocam, Almanak'ın haber yapılmamasını rica etti benden, ben de yapmadım. 
Ama inceledim. 
Köşemde azda olsa yorumlama ihtiyacı duydum. 
Aslına bakarsanız, Rektör Hüseyin Akan Hoca'nın  dönemiyle ilgili yapılan hizmetleri, "15 Temmuz sonrası yaşananlar ve FETÖ konusunda adeta OMÜ'nün safra boşaltması' gölgeledi. 
O da zaten kendini anlatamadan gitti. 
Şimdi gelinen noktada OMÜ yeni rektör ve yönetimini arıyor. 
YÖK'e, siyasilere hatta atamaya son noktayı koyacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumluluğu ağır. 
Bu tüm üniversiteler için geçerli. 
Ama OMÜ gibi geçmişte marka olan bir üniversite için 'iki kere düşünülmeli'..
İçinden "Onlarca FETÖ'cü çıkan OMÜ için hatta üç kere düşünülmeli'.
Şahsi fikrimdir ama temiz bir sayfa açılmak  isteniyorsa; Sağından solundan, ucundan, yanından, bir köşesinden bu işlere bulaşmış, o dönemlerde yöneticilik yapmış kimler varsa, kafadan elenmeli. 
Ve Rektör adaylarının projelerine, hedeflerine ve vizyonlarına bakılmalı. 
Yöneticilik kabiliyeti sorgulanmalı. 
Heyecanına bakılmalı. 
Yeterliliği test edilmeli. 
OMÜ'de bireysel, kişisel işlerle değil, topyekün gelişim ve değişim yaşatabilecek 'bir yönetim için' tercih yapılmalı. 
Bu da ancak kısır çekişmelere son verebilecek, bir rektör atanmasıyla mümkün olabilecektir. 
YÖK bu konuda eğitim ve öğretim açısından sorumludur.. 
Siyasilerin görevi önemlidir; Samsun'a  karşı sorumludur.. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumluluğu ise 'her ikisini de kapsamaktadır'.. 
Samsun Üniversite ile  kardeş üniversite olabilecek, ona destek olabilecek, Samsun ile OMÜ'yü kucaklaştırabilecek bir 'Rektör ataması' beklerken umarız hayal kırıklığı yaşamayız..
OMÜ'nün, OMÜ'yü tercih eden öğrencilerin ve dahi Samsun'un 'beklentisi budur'..
Bu arada 'işi bitridik, YÖK arkamızda, siyasilerle konuştuk gibi' halen liyakat yerine torpille koltuk peşinde olanlara tek şey söylemek istiyorum;
Samsun'u birazcık sevseydiniz keşke..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Metehan Alptuğ Metehan Alptuğ 24.07.2020 20:01

İnsanlar itibarları için yaşarlar. Babamın bir öğüdü vardı başkalarıyla kazanmaktansa arkadaşlarınla kaybetmeyi yeğle derdi. Şimdiki rektör eski rektöre saydırıyor. Yahu sen o zaman rektör yardımcısı değilmiydin. Yök adayların projelerini inceleyecekmiş. En iyi proje adayın akademik başarısıdır. Avrupada (eğitim sistemi olarak örnek aldığımız Amerika değil) nasıl rektör atanıyor bakın bakalım. Kimin akademik tanınırlığı yüksekse onu seçiyorlar. Yanı akademik başarı rektörlük için en büyük kıstas. Osman Çakır'dan itibaren akademik başarısı en düşük rektör Sait Bilgiç'dir. Lamı cimi yok. Adayların akademik başarılarına siyasi değil akademik tanınırlılığa bakın emanetin sahibi kim zaten belli. Ben üşenmedin baktım karşıma Prof. Dr. Şaban Sarıkaya çıktı.

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık