loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 30 Haziran 2020, Salı 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

BAROLARI ETKİSİZLEŞTİRMEK DEĞİL; DAHA ETKİN..

Türkiye Barolar Birliği (TBB)’ nin zaman zaman kendi üyelerinin hilafına görüş açıkladığı hatta silahlı terör örgütlerine destek anlamında açıklama yaptığına tanıklık ettik ve o zaman karşı çıktık. Avukatlar baro seçimlerine düşük oranda katıldığı veya yönetimi önemsemedikleri için baro yönetiminin avukatları temsil etmediğine rastlanabiliyor.

Çözüm baroları kapatmak değil; avukatların duyarlılığını artırmaktır, yönetime sahip çıkmalarını sağlamaktır. Sorunlu organ ameliyat edilir, organda sorun var diye hastanın başı kesilmez. Baroları etkisizleştirmek yerine daha etkin hale getirmenin zamanıdır.

Adaletsiz güç zalim, güçsüz adalet acizdir’ güçlü adalet için  deneyimli, liyakate dayanan  baroya  avukatların olduğu kadar yargıç ve savcıların da her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Özellikle ‘15 Temmuz Darbe Girişimi’nden sonra her derecedeki hakim ve savcıların tasfiye edilmesi soncu; üniversitelerde okurken  hukuk profesörü veya akademisyenlerin değil;  avukatların dersine girdiği sözde hukuk fakültelerinden mezun sözde avukatların mahkemelerin kürsülerinde savcılık ve hakimlik yaptığı bir ülkede güçlü baro adalet için olmazsa olmazdır, vazgeçilmezdir. Deneyimsiz yargının olduğu yerde güçlü bir baro; adil ve bağımsız yargının tamamlayıcısı olmanın ötesinde güvencesidir. Baro yöneticileri yargıdaki eksiklikleri görebilecek liyakat ve uzmanlığın yanında gösterebilecek cesaret ve olgunluğa da sahip olmadır. 

Mal cimride, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa düzen bozuktur.( Hz. Ebubekir)

Barolar bölünerek gücü kırılırsa adalet güçsüzleşir ve acze düşer.

Avukatın, varlık nedeni; hak, adalet ve insanın,  hukukun üstünlüğünün savunulması, insan haklarının korunmasıdır. Nasıl ki avukatın görevi; kendini değil; insan ve insani değerlerin savunulması ise baronun görevi de sadece avukatların hakkını hukukunu korumak değil;  hukukun üstünlüğünün korunmasına, adaletin tecellisine katkı sağlamaktır.

Bu açıdan bakıldığında barılar sadece avukatlar için değil; aynı zamanda vatandaşlar hatta yargı mensupları için de aynı derecede güvencedir.

Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner. (Konfüçyus) Hukukun olmadığı yerde, halk sürüdür. (Goyard Fabre)

Devletin dini adalettir. (Hz Ali) İnançsız yaşanır, ancak adaletsiz yaşanmaz. (Nizamülmülk).

 

Yargıtay Bşk İsmail Rüştü Cirit, hakim ve savcıların yarısının deneyimsiz olduğunu, öğrenciliklerinde de birçoğunun dersine avukatların girdiğini, 85 hukuk fakültesine rağmen 85 hukuk profesörünün olmadığını belirtiyor.

Birincil mahkeme kararlarının tamamına yakını ya yasal olarak ya da itiraz üzerine ikincil (istinaf) mahkemelerinde yeniden görülüyor. Adil yargılama bir tarafa, Bölge Adliye Mahkemeleri (istinaf) yargıya beklenen hızı da kazandıramadı.

Eğitim ve adil yargı milleti geleceğe taşıyan trenin raylarıdır.  Raysız tren gidemez. Adaletsiz millet yaşayamaz. Kadın cinayetlerinden, kan davalarına birçok vahim olay, yargı karalarındaki memnuniyetsizlikten kaynaklanıyor. Bazı yargıçlar bilirkişi kararlarını, bazıları teknik raporları bazıları da uzman görüşlerini karar olarak yazabiliyor.

Durgun suya atılan taşın meydana getirdiği halkaların giderek büyümesi gibi; siyasilerden başlayan yargı kararlarını eleştiriler, toplumun tamamına yayıldı. Yargıya güven tek rakamlara indi.

 Şeriatın kestiği parmak acımazken, bugün yargının kestiği parmak kangren oluyor.

Hukuk inkılaplarının yapıldığı dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk’ün huzurunda savcıların resmi sıfatının neden ‘cumhuriyet’ olduğunu şu şekilde açıklıyor: ‘Devletin her kademesinde olanlar yanlış yapabilirler. Hukuk dışına çıkabilirler. Onlara millet, devlet ve ikisini de kucaklayan cumhuriyet adına hesap soracak olan savcılardır. Onun içindir ki sadece savcılar için ‘cumhuriyet savcısı’ denilmelidir.’ diyor.

Yazılı ve görsel medyadaki çok ciddi suç duyurularına rağmen bir türlü harekete geçemeyen savcıların önündeki ‘cumhuriyet’ in bir anlamı var mı?  Tüm savcılar cumhuriyetin savcısı olmadığı sürece bağımsız, tarafsız, adil gçlü bir baro mahkeme kadar önemlidir. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık