loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7904
  • Euro 6.4728
  • GR ALTIN 273.48
  • ÇEYREK 447.13

  • 13 Kasım 2019, Çarşamba 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

SESSİZ ÇIĞLIK; İNTİHAR!

İstanbul’da biri öğretmen 48, 50,54 ve 60 yaşlarındaki 4 kardeş, kiralarını, elektrik, su paralarını, market borçlarını ödeyemediği için intihar etti. Bu kahreden intiharın şokunu yaşarken, bir intihar haberi de Antalya’dan geldi. Dört kişilik aile;  5 yaşındaki oğlu ve 9 yaşındaki kızıyla 36 ve 38 yaşındaki anne ve baba  “ 9 aydır iş bulmadım faturalar ödenmedi. Kahvaltılık bir şey kalmadı. Herkesten özür diliyorum ama artık yapacak bir şeyim yok. Hayatımıza son veriyoruz" yazılı bir mektup bırakarak intihar etti. Mektubunda maddi sıkıntılarından bahseden, çevresine borçlanan, işsiz baba, uzun süredir ev kirası ve apartman aidatı gibi giderleri de ödeyemiyordu. Anne ve baba yokluktan çocuklarının da kendilerinin de hayatına son verdiler.

Sözün bittiği yer; bitişikteki komşular, her gün merdivenlerde karşılaşanlar birbirlerinin ne yaşadığından habersiz;  kimse kimsenin derdine ne derman oluyor ne de tercüman. Gözyaşlarını içine akıtan, çaresizlerin sessiz çığlıklarını yalnız kendileri duyabiliyor. Feryatlar göğe yükseliyor da bitişik eve gitmiyor. Küçük bir yardımla hayata bağlanabilecek çaresizlerin yardıma uzanan elleri boşta kalıyor. Tuttukları dallar ellerine gelince yaşama sevinçleri, umutları uçup gidiyor.

TC Devleti, Atatürk tarafından sosyal bir hukuk devleti olarak kuruldu; kendi imkanlarıyla hayata tutunamayanların hayatını sürdürmesi sosyal devletin güvencesi altındadır. Dar ve zora düşenin yanında olmayan devlet ne için vardır? İnsanlar yoksulluktan intihar ederken, devlet sosyal yardım fonlarından bunca parayı kime veriyor? İntihar olaylarının yaşandığı illerdeki sosyal yardım görevlileri, muhtarlar aracılık ettikleri yardımların da intihar edenlerin de hesabını vermek zorundadır. İntihar edenler dururken bunca parayı kime verdiler de bu insanlara sıra gelmedi?

Şanı Yüce Allah ‘Bir insanın hayatını kurtaran tüm insanlığı kurtarmış gibidir’, Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (SAV) ‘Komşusu açken tok yatan Müslüman değildir’ diyor. Hz Ali de Fatih sultan Mehmet de insanlara ‘Şanı Yüce Allah’ın soracağı soruları sormayın, sizin göreviniz; ‘Onlar için ne yapabileceğinizi sormaktır’ derken bu trajediyi seyredenlerin sorumluluğu hiç mi yok? İnsani ilişkilerle ilgili soru sorma yerine ‘Kimin namaz kılıp kılmadığının’ hesabını yapan imamların, müftülerin suçu diğerlerinden daha az mı?  

İntiharından kısa bir süre önce bir hanımın son paylaşımları: Verilen sözler tutulsa şu an bu durumda olmazdım. Yorgunum çok yorgun.  Yaşadıklarım benim sınavımdı; bana o anlarda nasıl davrandığınız da sizin sınavınızdır. Kimseye anlatamayacağım kadar; kimsenin de anlayamayacağı kadar yorgunum.

“Ruhsal, duygusal çöküntü içine düşenler,  yaşama şevkini kaybedebiliyor. Birey sadece yaşama gücünü değil; yaşama amacını da kaybediyor, kendisini çaresiz, değersiz ve önemsiz hissediyor, umutları sönüyor. Kendisinin bir defa, kalanların; kendini bu duruma düşürenlerin ise vicdan azabından bin defa öleceğini düşünüyor, kendini değil; onları cezalandırdığına inanıyor, ölümü yaşama tercih ediyor.

İntihar için kullanılan zehirli maddenin, kutusunu gösteren, kolay ulaşıldığını, nerede bulunduğunu açık seçik yazmak intihara özendirmektir ki Avrupa’da bu tür ayrıntılı intihar haberi yazmak suçtur. İntiharın detaylarına değil; sebebine dikkat çekerek, sebeplerin ortadan kaldırılmasına katkı sağlamaktır, özendirmek değildir medyanın görevi. Sonuçlara feryat ve figan etmek ne gidenleri geri getirir ne de yenilirinin olmasını engeller.Devletin, milletin, medyanın ders çıkaracağı intihar olaylarına karşı tüm kurum ve kuruluşlar seferberlik ilan etmelidir.Sözün bittiği yerdeyiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık