loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7904
  • Euro 6.4728
  • GR ALTIN 273.48
  • ÇEYREK 447.13

  • 15 Kasım 2019, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

SIFATI ‘CUMHURİYET’ OLAN SAVCILAR NE BEKLİYOR?

AK Parti Samsun BB Meclisi Grup Bşk Vek Hasan Uzunlar, Atatürk’ün manevi şahsiyetine hakaret ettiği için grup başkan vekilliği görevinden azledilirken, sıfatı  ‘Cumhuriyet’ olan savcılar hala harekete geçemedi. İnanılmaz ama gerçek bu; basın yoluyla işlenen suç karşısında yasaları uygulamak, cumhuriyeti koruyup kollamakla görevli savcılar resen de yapılan suç duyuruları üzerine de soruşturma başlatamadı.

İftira, suç isnadı, hakaret fikir özgürlüğü değil suçtur, suçun alenen medya yoluyla işlenmesi daha büyük suçtur. ‘Atatürk'ün hatırasına alenen ve basın yoluyla hakaret suçunun yanında düşünce ve nefret suçu da işlenmiştir.  Geciken adalet, adalet değildir; Savcıların soruşturma açamaması veya açmaması, bir yerden işaret beklemesi, yargıya kara bir leke düşürür. ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz’ ancak, yasalar bazı sineklerin takılıp kaldığı bazı sineklerin de delip geçtiği örümcek ağlarına dönerse, şeriatın kestiği parmak acımak bir tarafa, kangren olur.

Haklının hakkını, haksızın da cezasını aldığı bir hukuk sistemi yaratamayan milletlerin ilelebet yaşaması mümkün değildir. Geleceğimizi kimsenin karartmaya hakkı yoktur. Yargısı adil, eğitimi doğru olan milletlerin başka hiçbir şeyi olmasa da refah seviyeleri her zaman en yüksektir. Tren raylarla yol alır; millet ve devleti geleceğe taşıyan raylarından biri eğitim diğeri adil yargıdır. Tren raysız, millet ve devlet eğitimsiz ve adaletsiz yaşayamaz.  Devletin dini adalettir. İnançsız yaşanır, ancak adaletsiz yaşanmaz.

Arapçayı, hilafeti kaldırdın, Medreseleri kapatan, sarıkları yasaklayan, halka zorla, uğruna şehirler bombalanan Yahudi şapkası giydiren, alimleri astıran, Cuma namazını Perşembe'den kılan, sahurda tek kadeh rakı ile sabaha kadar oruç tutan,  Mason lidere ‘Emrettiğiniz gibi ülkeyi kurdum, şimdi emrettiğiniz gibi dinsizleştirme faaliyetlerine başlayacağım, hilafeti kaldıracağım’ diyen, Fatihalar yerine kornalarla anılan tek kişisin Atatürk” v.b. gibi yenilmez yutulmaz paylaşımlarda bulunan Meclis üyesi Atatürk’e hakaret etmemiş de ne yapmış? Atatürk’ü ‘ Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı, TC’nin kurucusu, Ulu Önder’ olarak görenlere  ‘düşünce ve felsefi inanç sebebiyle ayırım’ yaparak ‘nefret suçu’ işlememiş de ne suçu işlemiş? Milletin birlik ve beraberliğini dinamitlemek, fikir özgürlüğüyle mi izah edilecek?

İddiaların hepsi yalan, iftira, hakaret: Arapçayı kaldırmadı, Arap alfabesi yerine Latin alfabesi kullandı. Arap alfabesi kuran okumak üzere öğrenilmeye devam etti. Arap filolojisi okumayanlar o zaman da Arapça bilmiyordu bugün de bilmiyor. Arapça bilmek demek Arap harflerini bilmek demek değil; Arapça okuduğunu anlamaktır. İmamlar da hafızlar da o zaman da bu zaman da Arapça bilmiyor. Diyanet yurtdışında görevlendirmek üzere imam hatip mezunu değil; lisans mezunu Arapça bilen arıyor, çünkü imamlar Arapça bilmiyor. Osmanlıcaya gelince o da bir dil jargondur.

Okuma ve yazmasına gelince Arap harfleriyle Türkçe yazıp, okumaktır. Yani en ahmak kişi bile bir haftada öğrenir, Osmanlıca metinleri okur. Hilafet Osmanlı’nın dağılmasında önemli rol oynadı. Hilafet kaldırıldıktan sonra Osmanlı parçalanmadı. Medreseler FETÖ’den daha tehlikeli bir hal almış, İslam’dan uzaklaşmış, fitne ve fesat yuvasına dönüşmüştü. Sarık kafanın içindekilerle değil; dışıyla itibar sağlıyordu.

Atatürk toplumu dinsizleştirmedi, aksine Kuran’ı tercüme ettirerek Şanı Yüce Allah’ın emir ve yasaklarının kullar tarafından öğrenilip, emirlerinin yerine getirilmesini, yasaklarından da kaçınılmasını sağladı. Bu amaçla ilk kurumlardan Diyaneti ve Yüksek İslam Enstitülerini kurdu.  Atatürk, dini değil; dinle aldatmayı; dinin ticarete ve siyasete alet edilmesini engelledi. İmamlar dahil; Kuran okuyanların birçoğu okudukları ayetlerin anlamını bilmediği için Şanı Yüce Allah’ın emirlerini yerine getirmiyor, yasaklarından kaçınmıyor. Bu nedenle Türkiye İslami kriterlere uygunluk sıralamasında 103. sırada yer alıyor. Atatürk’ün Fatihalarla anılmasına gelince; isteyenler saygı duruşu sırasında Fatiha okur, saygı duruşu Fatiha okumaya engel bir durum değildir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Nurettin Fidan Nurettin Fidan 15.11.2019 15:01

Teşekkür ederim hocam. Kalemine sağlıķ güzel bir yazı olmuş.

yukarı çık