loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 11 Eylül 2020, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

TOPLU TAŞIMA ZORUNLU HALLERDE

Toplu taşıma araçlarının kullanılmaması, coronoyla mücadelenin başarılı bir şekilde yürütülmesinde önemli rol oynadı. Ne zaman ki tehlike geçmiş gibi toplu taşıma araçları yeniden yüksek oranda kullanılmaya başlandı, eş zamanlı olarak corona da patladı. Özellikle Kurban Bayramında toplu taşıma araçları bedava olduğu için, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulmadan gereğinden fazla kullanılmaları,  coronanın daha fazla bulaşmasına neden oldu.

YA ARAÇ ARTIRILACAK YA DA YOLCU AZALTILACAK

Toplu taşıma araçlarında önce ayakta yolcu alınmamasına karar verildiyse de sonra otobüs, metro ve tramvaylarda illere göre değişebilecek şekilde oturanların üçte biri kadar yolcu da zeminde işaretlenmiş yerlerde ayakta yolculuk yapabilecek. Koltuk seyreltmek ve ayakta sınırlı yolcu almak ne çözüm olur ne de mümkün. Bu uygulama ulaşımın aksamasına neden olur.

Kimse gideceği yere zamanında gidemez; ciddi sorunla çıkar. Ya araç çoğaltılmalı ya yolcu azaltılmalı ya da ikisi birden yapılmalıdır. Araç kapasitesi ciddi oranda artırılması kısa sürede mümkün olamaz. Yeni araç alınması da az yolcuyla çalıştırılması da ekonomik açıdan sorun olur. Belediyeler coronadan önce ulaşımda sorun yaşarken yeni uygulamayı hayata geçirmeleri mümkün olmaz.

Ancak yolcular azaltılabilir. Toplu ulaşım araçlarını başta çalışanlar olmak üzere; yalnız zorunlu olanlar kullanırsa, hem tartışma ve benzeri sorunlar yaşanmaz hem de sağlıklı yolculuk yapılabilir. Aynı güzergahlardaki kurumlar mesaiye aynı anda değil farklı zamanlarda başlayıp, farklı zamanlarda mesaiyi bitirirse yığılma azaltılabilir.

Daha önceleri corona olanların yaş ortalaması 50’nin üzerindeyken şimdi altına düştü. Çünkü Özellikle 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı ve belirli saatlerde belirli yerlere gidememe son olarak da düğünlerin yasak olması corona olanların yaş ortalamasını düşürdü.

Düğünde, asker uğurlamada, plajda,  kafede, restoranda iç içe, diz dize oturan, mesafe kurallarına uymayan,kapalı yerlerde uzun süre kalan, maske takmayan gençlerde corona hızla yayılmaya başladı. Belirti gösterenlerden çok daha tehlikesi göstermeyenler oldu ki aldıkları virüsü eve getirdiler, üst kuşaklara bulaştırdılar.

İsveç ve Norveç’te aynı yöntem uygulanmasına rağmen İsveç, maske ve toplu ulaşım araçlarıyla seyahat kısıtlamasına önem vermediği için vaka sayısı Norveç’ten çok daha fazla arttı. Norveç de diğer İskandinav ülkeleri; Danimarka ve Finlandiya gibi İsveç’e sınırlarını kapadı. Festivallere katılmasına izin verilmedi.

Nasıl ki belirli hastalıklarla yaşamayı bilenler hayatlarını sorunsuz sürdürebiliyorsa, coronanın kurallarına uyarak coronayla yaşamayı becerebiliriz.

HAKİMLER TAZMİNATI ÖDEMELİ!

Anayasa Mahkemesi (AYM), 18 yaşından küçük bir kızın zorla ve tehdit sonucu yaşadığı cinsel birliktelik- Bu tanım tecavüzdür-  neticesinde oluşan gebeliğin,  kız ve ailesinin istemesine rağmen, hukuki sürecin uzaması sonucu sonlandırılmamasını ‘hak ihlali’ saydı, 100 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti.

Gerekçeli kararda, kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı anayasanın 17. Maddesinde güvence altına alındığına, istenmeyen gebeliği sonlandırılma kararı kadının kişilik haklarından olduğuna vurgu yapıldı. Devlet, çocuğun yetişkin olana kadar ihtiyaç duyacağı tüm giderleri karşılayacak miktarda bir cezaya mahküm edilmeli ve de bu para gecikmeye neden olan mahkeme üyelerinden tahsil edilmeliydi.

Ya AYM ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) haksızlığa hükmediyor, haksız kararı verenler yaptıkları haksızlığın bedelini ödemiyor. Gerek gecikme gerekse bilgi yetersizliği veya başkalarının etkisiyle verilen yanlış kararların faturasını hem maddi hem de manevi olarak millet ödüyor. Milletin dışında kimse fatura ödemediği için de arkası kesilmeden yanlışlıklar sürüp gidiyor. Hangi gerekçeyle olursa olsun verilen yanlış kararlardan dolayı yargıçlar tazminat ödemelidir.

Diyeceksiniz ki tazminata hükmeden mahkemeler değil de önceki mahkemeler doğru karar verdiği halde neden tazminat ödesinler. O zaman üst mahkemelerin düzelteme yetkisini ellerinden alacaksınız, kararlarını tanımayacaksınız. Kararlarını tanımayı kabul ettiğiniz mahkemelerin cezasını da millet değil; ya hakimler ya da bu düzenlemeyi yapanlar ödemelidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Süleyman İslamoğlu Süleyman İslamoğlu 12.09.2020 11:55

Toplu taşıma artık cazibesini kaybetti. Araba fiyatları onun için yükseldi. Belediyenin asli hizmetlerinden biri toplu taşıma olmalı. Samsun B.Belediyesinin otobüs filosu güçlendirilmeli.

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık