loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.066
  • Euro 6.5518
  • GR ALTIN 312.48
  • ÇEYREK 510.82

  • 14 Şubat 2020, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

YURTTA SİYASET, DÜNYADA SAVAŞ!

Dünyanın birçok yerinde sıcak savaşın eşiğine gelinmişken, Türkiye iç siyasetle boğuşuyor. Dört bir yandan kuşatıldığımızı söyleyenler, hiç düşmanımız yokmuş; her şey güllük gülistanlıkmış gibi ayrıştırıcı iç siyaset yapabiliyor. Bir oy fazla alabilmek için her şey istismar ediliyor, birlik ve bütünlük hiçe sayılıyor adeta tehlikeler karşısında söylediklerine kendileri de inanmıyor,  her türlü tehdide karşı en büyük gücün birlik ve bütünlük olduğuna inanmıyorlar.

Suriye’de ilk kez çatışmalardan savaşa geçildi. Rus ve Suriye askerleri TSK konvoyuna saldırdı 13 askerimiz şehit edildi. Bu çatışma değil; savaştır. Yaralılarımız için hava ambulansı uçuramadık, kara ambulanslarıyla yaralılarımızı hastaneye taşındı, çünkü Rusya hava sahasını acil sağlık ihtiyaçları için bile açmadı. PKK/PYD, IŞİD v.b. örgütlerle vesayet savaşı değil; Türk askerleri,  Rusya ve Suriye’nin hava saldırılarının doğrudan hedefi oldu. Başka devletlerin saldırısına uğradığımız için, bugüne kadar yanımızda yer almayan, zaman zaman da karşımızda yer alan sözde müttefik ABD ve NATO kuruluş amacı, 5. Madde gereği yanımızda yer almak zorundadır.

Artık şartlar değişmiş; yeni bir durum ortaya çıkmıştır.  Türkiye’nin talebi doğrultusunda; ABD ve NATO’nun vereceği desteğin şekli ve derecesi sonucunda bir anlaşma sağlanamaması doğrudan bir savaşa neden olabilir. TSK’nın 13 gözlem noktasının yarısından fazlası Suriye’nin kontrolündeki bölgede kaldı. Türk milletinin kalbi İdlib’de atıyor; asker sayısı 5 bini, tank sayısı 500’ü geçerken, helikopterler düşürülüyor, tanklar vuruluyor, hastaneler, okullar bombalanıyor, 1 milyon kişi evinden, barkından ayrılıyor, çocuklar donarak ölüyor. Libya’da, Akdeniz’de nefesler tutuldu. Her an kağıtlar yeniden karılır, taraflar yeniden belirlenir, karşımızdakiler yanımızda, yanımızdakiler karşımızda yer alabilir.

 İÇERDE NE Mİ OLUYOR?

Açlık ve işsizlikten insanlar intihar ediyor. FETÖ’nün siyasi ayağının nerede aranması, Kızılay’ın vergi kaçırmaya aracılık etmesi, 8 milyon doları Ensar Vakfı’na devretmesi, Kanal İstanbul’un yapılması, İş Bankası’nın hisselerinin Hazine’ye devredilmesi, Burhan Kuzu’nun Uyuşturucu Baronu’nun serbest bırakılmasına müdahalesi, İBB Ekrem İmamoğlu’nun ‘Kayak … girsin’ demesi tartışılıyor. Bu görüntülere bakınca Türkiye’nin bir dış sorunu olduğunu söylemek mümkün mü? ‘Cambaza baktırıp, cüzdan alma değilse’ nedir birbirinden kopuk siyaset?

Türkiye olağanüstü günler yaşıyor mu? Elbette ki yaşıyor. O zaman tüm görevlere en üstün vasıflıların getirilmesi gerekmez mi? Savaş, deprem, çığ gibi olağanüstü şartlarda Kızılay’ı yolsuzluk bataklığına sürükleyenlerin o görevde bir saniye tutulmaması gerekirken, Kızılay değil; yolsuzluk yapan Başkan kurtarılmaya çalışıyorsa ya felaketlere maruz kalan vatandaşlar ya da Kızılay umurunuzda değil.

İBB’DE ‘KAYAK’ SESLERi KESİLECEK Mİ?

İstanbul BB İmamoğlu’nun İBB Meclis oturumlarında, konuşmacıyı engelleyenler, sıra kapaklarına vuranlar, saatlerce meclisi görev yapamaz duruma düşürenlerin Türkiye’nin de İstanbul’un da gündemiyle ilgisi yok. Bunlar sözde İstanbul’un yerel milletvekilleri ve İstanbulluları temsil ediyorlar. Vekil olmayı bırakın adam olmanın birinci şartı, konuşanı dinlemek, dinleyiciye konuşmaktır. Adam olmanın ilk şartını yerine getiremeyenlere ‘Kayak bilmem nerenize girsin’ demek haktır, bu hakkı söyleyene tanıyan bizzat kendileridir.

Trabzon’da camide namaz esnasında sürekli telefonlar çalınca, imam ’Şanı Yüce Allah’ın huzurundayız’ der, defalarca uyarır, ancak yine namaz esnasında, kemençesinden, tulumuna zil sesleri susmaz. Böyle bir namazdan sonra İmam dayanamaz, selam verdikten sonra ‘bir daha kimin telefonu çalarsa, o telefonu uygun yerine sokarım’ der. Telefon sesi kesilir, ancak İmam’da camiye gelmeyi keser. Merak içinde imam aranır, bulunur, telefonun artık çalmadığı kendisine söylenir. İmam ‘o cemaate namaz kıldırılmaz’ der. Çünkü onlar Allah (cc) korkusundan değil; g.. korkusundan telefonu kapattı’ der. Bakacağız İBB Meclisi’nde sesler kesilecek mi


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık