loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7268
  • Euro 6.3887
  • GR ALTIN 261.50
  • ÇEYREK 427.56

  • 21 Nisan 2019, Pazar 10:00
NAZIMAKPINAR

NAZIM AKPINAR

HER ŞEYE RAĞMEN SEVEBİLMEK

Sevgi hissi insandaki en ulvi hislerden biri şüphesiz. Tıpkı inanç gibi. Sâfi ve samimi bir duygu. Vicdanın sesi kadar da içten ve tesirli. Sevginin o büyülü dünyasına girenler bir daha kolay kolay çıkmak  istemezler.Çepeçevre kuşatır bizi ve dünyamızı. Hususi dünyamız onun sayesinde renk ve derinlik kazanır. Bu özelliğiyle, yaşam sistemini okuyup değerlendirme noktasında önemli bir belirleyicidir. Cazibesiyle sürekli etkilenir ve besleniriz. Yaşamın vazgeçilmez bir hasletidir.

Sevgi hissinin bunca güzellikleri yanında ne var ki bu yüce duyguyu yeterince değerlendiremez ve bunun bir türlü farkında da olamayız nedense. Çünkü sevgi hissini değerlendirirken o duyguyu yoğunlukla yaşayamayız. Bunun nedeni de kanımca şartlı refleks olarak koşullu sevgi faktörünün devreye sokulması. Sevgi sunumunda belirli şartlar ileri sürülmesi. Koşullu sevgi, bu hissi yoğun olarak yaşamamızı engelleyen en büyük perdedir. Bir çoğumuz yaşamımızda bu engeli kendi bilincimizde bizzat oluşturduğumuzun farkına varamayız. Bir takım mazeretler ileri sürerek topu sürekli karşı tarafa atmayı yeğleriz. Örnek verecek olursak bazen “Senin şu yönünü seviyorum ya da sevmiyorum” şeklinde meseleye yaklaşırken bazen de “Sen şöyle şöyle olursan ya da şöyle yaparsan seni severim” gibi kıstaslarla sevginin hem kapsamını, hem etkinliğini, hem de yoğunluğunu azaltmış oluyoruz. Oysa asıl marifet sevgi hissini yoğun ve geniş kapsamlı olarak, yaratılanlar arasında fark gözetmeksizin yaşayabilmek. Sevgide gitgide yoğunlaşarak aşkın tek kaynağına ulaşabilmek. Bunu başarmak için de kötü, çirkin, abes gibi kavram blokajlarından sıyrılabilmek.

Koşullu sevgi engelini oluşturan bir çok neden vardır. Bu nedenlerin en başında gelenlerden biri de şartlanmalardır. Diğerleri ise değer yargıları, ön yargılı yaklaşım ve tarafgir tutumdur. Aile hayatından örnek verecek olursak genelde yeni yetişen gençlerle ebeveynleri arasında koşullu sevgiden kaynaklanan bir takım olumsuzluklar yaşandığı bir vakıadır. Bu olumsuz tavır ve yaklaşım her iki taraf için de geçerli olabilmektedir. Kimi zaman anne ya da baba, saygı beklentisiyle ya da gurur hissi nedeniyle koşullu sevgiyi ön plana çıkarabilmekte, kimi zaman da evlatları anne babalarına karşı kendilerine göre bazı kıstaslar getirerek koşullu sevgiyi öne sürebilmektedir. Bu pürüzü giderebilmek ve sevgi hissini asli hüviyetine dönüştürebilmek için yegane yöntem ise şu sırlı sözü karşı tarafa içtenlikle söyleyebilmektir: “BEN SENİ HERŞEYE RAĞMEN SEVİYORUM.” Bu söz aynı zamanda karşımızdaki insanları kim olursa olsun eksikleri ve güzellikleriyle kucaklamamız anlamına gelecektir. Zaten ayıp ve kusurları örtücü olduğumuzda bu güzel haslet bizi kusur ve eksiklik gibi değer yargılarından zamanla arındıracaktır.Yaşam sisteminde eksik ve kusur olmadığı gerçeğiyle yüzleşmekten daha güzel ne olabilir ki.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık