loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 16 Eylül 2020, Çarşamba 10:00
RAGIPGÖKER

RAGIP GÖKER

O’nun adı Atatürk

‘’Olmasaydın, olmazdık’’

Bu sözler, sanırım Koç grubun tarafından bir 10 Kasım günü yayınlanmış bir reklam filminin spotuydu.

Atatürk için bugüne kadar birçok söz söylenmiştir elbette.

Bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz Ata’mıza, minnet duygularımızı en iyi anlatan söz buydu sanırım.

İki kelimeden oluşuyor sadece.

Ama muhteşem.

Ve fakat.

Tartışılıyor nedense.

Söz değil tartışılan ki, tartışılacak bir tarafı da yok zaten.

Bizatihi Atatürk’ün kendisi tartışılıyor.

Hayret etsek de ve dahi kızıp öfkelensek de, Atatürk’ü sevmeyenler var.

Daha birkaç yıl öncesiydi.

Televizyon programlarından birine katılan üniversite öğrencisi bir genç kız.

‘’Humeyni’yi seviyorum ama Atatürk’ü sevmiyorum’’ demişti.

Şaşırmıştım ama kızmamıştım.

Çünkü o genç kızın sevgisine ihtiyacı yoktu, aksine onun ihtiyacı vardı Ata’mıza.

Ailesine kadar dil uzatanlar bile oldu.

Hayasızca.

İşte buna çok kızmış ve içerlemiştim.

TBMM, 1934’de çıkan soyadı kanunu nedeniyle, bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal’e ‘Atatürk’ soyadını verdi.

Ve fakat.

Kimi çevreler, Gazi’yi anarken özellikle ‘’Atatürk’’ demekten çekiniyorlar nedense.

‘’Gazi Mustafa Kemal’’ demekle yetiniyorlar sadece.

Ki;

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Taksim toplantılarında yaptığı konuşma sırasında Ata’mızı anarken iki kez  ‘’Gazi Mustafa Kemal’’ demiş ama ‘Atatürk’ soyadını kullanmamış.  

Kurucu babalar, her ülkede saygı duyulan özel kişilerdir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucu babası da Gazi Mustafa Kemal’dir

O nedenle o büyük insanın adı Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Atatürk soyadı bir sıfat değildir.

Bir kavram hiç değildir.

Taksim toplantılarının katılımcılarından Uluç Gürkan’ın, Kaftancıoğlu’na Atatürk soyadını kullanmamasının özel bir nedeni olup olmadığını sorması üzerine konu, Sözcü’de haber olmuş.

Konu FOX ana haberde de gündeme gelince kıyamet koptu haliyle.

Canan Kaftancıoğlu’nun da kendisini savunurken söylediği gibi Türkiye özel günlerden geçiyor.

Bir insanın ağzından çıkanı önce kulağı duyacak.

Özellikle siyasete soyunanlar, iki kere düşünüp, bir kere konuşacaklar.

Sosyal medya üzerinden hakaretlere uğramış olmasından yakınıyor Kaftancıoğlu.

Her ne şekil ve şart olursa olsun birisine hakaret edilmesini kabul edemem ama insanların ağzı torba değilki büzülsün.

Hakarete maruz kalmamak için de özellikle sorumlu makamdaki kişiler de ne konuştuğunu bilmelidir.

Kendisi zor durumda kalmıştır elbette ama en çok da temsil ettiği kurumsal yapıya yani CHP’ye zarar vermiştir.

Samsun’da Atatürk’e hakaret ettiği için eleştirilerin odağı haline gelen Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Uzunlar, bu duruma içten içe gülüyor olmalı.

Adam zaten cüretkar.

Üyesi olduğu AK Parti önce gurup başkanvekilliğinden attı onu.

Sonra da üyelikten çıkardı ama buna rağmen ilk meclis toplantısında AK Parti sıralarında oturmaya devam etti.

‘’Siz ne derseniz deyin, ben bildiğimi okurum’’ der gibi yani.

Kaftancıoğlu’nun sözleri ortadayken, Hasan Uzunlar’a Büyükşehir Belediye Meclisinde kim ne yaptırım uygulayabilir.

Söyleyin bana.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık