Artan aidatlar, sezonluk tadilatlar ve ulaşım maliyetleri nedeniyle yazlık sahibi olmak orta sınıf için lüks haline geldi. Emlak piyasasında satılık ilanları artarken, yüksek aidatı duyan alıcılar vazgeçiyor.
Yüksek enflasyonist ortamın gayrimenkul işletme maliyetlerine yansıması, geçmiş yıllarda hem güvenli bir yatırım aracı hem de statü sembolü olarak görülen sahil konutlarına yönelik tüketici yaklaşımını kökten değiştiriyor. Satın alma aşamasındaki yüksek bütçelerin yanı sıra yılın yalnızca belirli dönemlerinde kullanılan bu mülklerin kış aylarında da devam eden sabit giderleri, mülk sahiplerini ve potansiyel alıcıları ciddi bir finansal muhasebe yapmaya zorluyor.
Yüksek bedellerle alınan yazlıkların, son dönemde artan aidat ve bakım masrafı, yol masrafı, yeme içme maliyeti gibi kalemler nedeniyle orta sınıf için lüks haline geldiği, vatandaşların artık yazlıklarını satıp gelir getiren mülk alma veya memlekete ev yapma yolunu seçmeye başladığı öğrenildi. Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; bu mülk sahipleri evlerini ya satıyor ya da kiralıyor. Bu yeni trendin emlak sitelerindeki satılık yazlık ilanlarını da artırdığı vurgulandı.
SATAMAYANLAR SEZONLUK KİRAYA YÖNELİYOR
Özellikle Ege ve Akdeniz sahil şeridinde yoğunlaşan yazlıkların satış ilanlarında artış olduğu, ancak yüksek faiz oranları, krediye erişim güçlüğü ve nakit sıkışıklığı gibi nedenlerle söz konusu evlerin de aylarca alıcı beklediği kaydedildi. Aylarca bekleyip mülkünü satamayanların ise evinde birkaç hafta kalıp kalan dönemi sezonluk ya da gecelik kiraya vererek gelire dönüştürmeye çalıştığı belirtildi.
Gayrimenkul uzmanı Selim Ataç'ın "Eskiden yazlık konutlar güvenli bir yatırım aracı ve statü sembolüydü. Bugün ise sadece masraf kapısı. Bir de her yıl aynı yere gitmek, tatil hissi vermiyor. Aynı zamanda yılda maksimum bir ay kalınabilen bir yer. Tüketiciler de âtıl kalacak yeri getiriye dönüştürmek, bu gelirle istedikleri yerde tatil yapmak gibi yol izliyor" dediği aktarıldı. Marmaris’te emlak danışmanlığı yapan Gözde Karaböcek'in ise "Sahil bölgelerinde yazlık ilanlar geçen yıllara göre ciddi artış gösterdi. Ancak ilan sayısındaki artışı karşılayacak talep yok. Evi beğenip fiyatı kabul etse de aidatları ve yıllık tadilat masraflarını duyunca alımdan vazgeçiyor ve kiralama yoluna gidiyor" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
YILLIK AİDATLAR 2 MİLYON TL'YE KADAR ÇIKIYOR
Özellikle aidat konusu da dikkat çeken bir boyutta. Ege ve Akdeniz'deki yazlık sitelerde aidatların sitenin konumuna, sunulan imkanlara, özel plaj, ortak havuz, geniş peyzaj alanları, 7/24 özel güvenlik, shuttle servis gibi hizmetler doğrultusunda da değiştiği vurgulanırken aidatların aylık ödenebilse dahi hesaplamanın yıllık yapıldığı aktarıldı. Aidatlarda son durum ise şöyle belirtildi:
Standart havuzsuz ya da küçük havuzlu: Sadece bahçıvan ya da apartman görevlisi bulunur, temel aydınlatma gideri olur. Aylık 1.500 TL ile 3.000 TL arasında aidat ödeniyor. Yıllık 18.000-36.000 TL.
Orta-üst segment: Güvenlikli, havuzlu, sosyal tesisli olan yazlıklarda çocuk oyun alanları ve güvenlik de bulunur. Aylık 4.000 ile 10.000 arasında değişen sitelerde yıllık bedel 48.000-120.000 TL.
Lüks markalı projeler: Özel plaj, iskele, rezidans hizmeti verilir. Daha çok Bodrum, Yalıkavak, Çeşme-Alaçatı civarında premium hizmet verir. Uluslararası otel zincirlerinden hizmet alırlar. Aylık 15 bin lira ile 180 bin lira arasında değişir. Yıllık ortalaması 180.000 ile 2 milyon TL arasında aidat ödenir.
Öte yandan yazlık ev alındığı zaman masrafların yalnızca mülkün bedeli, vergisi ve harcı ile sınırlı olmadığı, evin boş kaldığı dönemde de ödenen aidat bedellerinin asgari ücret seviyesine ulaştığı vurgulandı. Söz konusu konutlarda rutubet ve yıpranma gibi faktörlerin de her sezon başı on binlerce liralık zorunlu tadilat masrafı çıkardığı kaydedilirken yüksek emlak vergileri, sigortalar ve kışın da ödenen sabit giderlerin ciddi bir bütçe istediği aktarıldı.