Yeniden Refah Partisi Başkanı Fatih Erbakan ittifak yapacakları partiyi açıkladı
Paylaş

Yeniden Refah Partisi Başkanı Fatih Erbakan ittifak yapacakları partiyi açıkladı

Ekleme: 20.06.2026 15:51 Güncelleme: 20.06.2026 15:53

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Saadet Partisi ile seçim ittifakı kurmanın mümkün olduğunu belirterek çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiklerini duyurdu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında partisinin iktidar hedeflerini, çözüm önerilerini ve seçim stratejilerini kamuoyuyla paylaştı. Gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Erbakan, gazetecilerin ittifak senaryolarına ilişkin sorularını yanıtlayarak Saadet Partisi ile ortak bir zemin kurulabileceğinin sinyalini verdi.

"SAADET PARTİSİ İLE SEÇİM İTTİFAKI MÜMKÜNDÜR"

Seçim ittifaklarına yönelik senaryoları değerlendiren Fatih Erbakan, "Saadet Partisi'yle ilgili bir seçim ittifakının söz konusu olması mümkündür. Burada Milli Görüş söylemlerine sahip çıkan, Erbakan Hocamızın yolunda yürüdüğünü ifade eden bu partilerin, seçimlerde bir ittifak halinde olması faydalı olabilecektir. Bununla ilgili de çeşitli görüşmeleri Saadet Partisi ile yapıyoruz" dedi.

Erken veya zamanında yapılacak bir seçim için hazırlıkları tamamladıklarını belirten Erbakan, "Yeniden Refah Partimizin seçimlerde, cumhurbaşkanı seçimlerinde kendi adayını göstereceğini ifade ederek, bunun da genel başkan olarak biz olacağımızı ifade ederek bu startı aslında vermiş durumdayız" sözleriyle adaylığını da ilan etti. Partisinin oy oranı ve üye sayısı bakımından Türkiye'nin 3. büyük partisi konumuna ulaştığını belirten Erbakan, 670 bine yaklaşan resmi üyeye sahip olduklarını vurguladı.

"MİLYONLAR AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA"

Türkiye’nin mevcut ekonomik sorunlarının temelinde "paylaşımda adaletsizlik" bulunduğunu savunan Erbakan, asgari ücretlilerin, memurların ve emeklilerin açlık ile yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

"Biz paylaşımda adaleti sağlayacağız; Milyonlarca emekli 20 bin lirik bir maaşa mahkum edilmiş. Milyonlarca asgari ücretli 28 bin lira bir maaşa mahkum edilmiş. Açlık sınırı 40 bin liraya yaklaşıyor. Yoksulluk sınırı 110 bin liraya yaklaşıyor. Milyonlarca köylü, çiftçi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insan girdi maliyetlerin altında eziliyor, borca batıyor. Memurlarımız 50-60 bin lira maaşla yoksulluk sınırının yarısı kadar bir maaşla ayakta kalmaya çalışıyor. 4 asgari ücret bir yoksulluk sınırına denk gelir hale gelmiş. E niye bu haldeyiz? Çünkü paylaşımda adalet yok."

"80 YILLIK BİRİKİM 1 YILLIK FAİZ ÖDEMESİNE ANCAK YETİYOR"

Devletin borç faizine ayırdığı bütçeyi sert sözlerle eleştiren Erbakan, hükümetin ekonomi politikasını şu verilerle eleştirdi:

"Bu sene devlet 60 milyar dolar faiz ödeyeceğini açıkladı. 60 milyar dolar sadece hükümetin borç faizi olarak ödeyeceği para. 60 milyar dolarla siz on milyon asgari ücretliye bir maaşı da devletten verebilirsiniz, on iki ay boyunca. Düşünebiliyor musunuz? Yani işverene hiç yük getirmeden asgari ücreti 56 bin lira yaparsınız bu faize verdiğiniz parayla. Bir milyon konut yapıp beş milyon vatandaşımıza, bir milyon aileye bedavadan bu konutları dağıtabilirsiniz bu faize verdiğiniz parayla. Ve faize verdiğiniz parayla kuracağınız işletmeler bir milyonun üzerinde istihdam sağlayabilir; milyonlarca genç işsizimize iş imkanı sağlayabilirsiniz. AK Parti hükümetlerinin 26 senede yaptıkları bütün özelleştirmelerden elde ettikleri gelir 60 milyar dolar. Bir senede faize verdikleri para da 60 milyar dolar. 170 tane devlet kuruluşu satılmış yok edilmiş, bunlardan alınan bütün paralar, 70-80 senelik Cumhuriyetin birikimlerinin satılmasıyla elde edilen paralar, 1 senelik 12 aylık faiz ödemesine ancak yetiyor."

"ADALET BAKANLIĞI SINAVINDA BİRİNCİ OLANLAR ELENİYOR"

Kamuda liyakat sisteminin çöktüğünü, torpil ve kayırmacılığın yaygınlaştığını ifade eden Erbakan, "Türkiye'de ehliyet ve liyakat yerine çifte standart, torpil ve adam kayırma geçer akçe haline geldi. Adalet Bakanlığı'nın yükselme sınavında yazılı sınavda Türkiye birincisi olduğu halde 97 puan alan bir kardeşimiz mülakatta eleniyor. Aynı insan 3 sene önce yine bu sınava girmiş, 92 puan almış, yine mülakatta elenmiş. Milli Görüş demek ehliyet, liyakat ve adalet demektir. Bunu mutlaka yerine getireceğiz ki milletimiz saadet ve selamet bulsun; gençlerimiz daha üniversitede hatta lisede iken yurt dışına gitme hayalleri kurmasın" dedi.

Yargı bağımsızlığına da değinen Erbakan, mevcut hukuk sistemine ilişkin, "Bugün iktidar maalesef yargıyı kontrol altına almış. İktidara ayrı hukuk, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor. Parası olana, iktidara yakın olana ayrı hukuk; iktidara yakın olmayana, muhalefette olana, parası olmayana, gariban olana ayrı hukuk uygulanıyor. Bu bizim inancımıza taban tabana zıt bir durum" ifadelerini kullandı.

DIŞ POLİTİKADA D-8 VE D-60 VURGUSU

Maddi kalkınmanın yanı sıra manevi kalkınmanın da öncelikli hedefleri olduğunu dile getiren Erbakan, dış politikada gücün değil hakkın üstün tutulduğu adil bir dünya düzeninin kurulması gerektiğini söyledi. İslam coğrafyasındaki gelişmelere değinen Erbakan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gazze var, Doğu Türkistan var, Keşmir var, Arakan var. İran'a yapılan haksız saldırılar var. Dolayısıyla dünyada da bir adım atılması, kuvvetin değil hakkın üstün tutulduğu adil bir dünyanın Türkiye'nin öncülüğünde kurulması lazım. Biz kendi ülkemizde mutlu, mesut, müreffeh bir şekilde yaşarken Gazze'yi gördüğümüz zaman; Doğu Türkistan'ı, Arakan'ı, Keşmir'i gördüğümüz zaman bütün huzurumuz, bütün mutluluğumuz gidiyor. Ne yapılması lazım? D-8 organizasyonunun canlandırılması lazım. Bunun ikinci adımı olan D-60'ın yani 57 Müslüman ülkenin bir araya gelmesinin sağlanması ve bu Müslüman ülkelerin sahip olduğu stratejik kaynakların, zenginliklerin, zulme karşı bir yaptırım gücü olarak kullanılmasının sağlanması lazım. Bunun olması da Türkiye'nin Milli Görüş duruşuyla yönetilmesine bağlı."

 

Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.