Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’in her yıl geleneksel olarak yayınladığı en çok ihracat yapan bin firması arasına Samsun’dan 6 firma girmiş.
Neresinden bakarsanız bakın, firmalar adına bunu büyük bir başarı olarak görürken, Samsun’un genel ihracat durumunun ise iyi olmadığını söylemek isterim.
Öncelikle bu büyük başarıları nedeniyle Sampa Otomotiv, Sürsan Su Ürünleri AŞ, Ulusoy Un’un yanı sıra Borsan Kablo, Yeşilyurt Demir Çelik ve As Çelik Döküm firmalarının sahip ve yöneticilerini kutlarım.
Türkiye’nin bin firması arasına Samsun’dan altı firmanın girmesi görece başarı gibi görülebilir.
Ve fakat
Bu durum, o firmaların sahip ve yöneticilerinin bireysel başarısıdır.
Ki;
Birçoğunu da yakından tanırım.
Sampa’nın sahipleri olan Tayfun ve Tarık Altuncu, Samsun’un en köklü sanayicilerinden Rahmetli Tayyip Altuncu’nun çocuklarıdır.
Süspansiyon araçları üretimi yaparlar ki, tamamına yakını kamyonlarda kullanılan bu ürünleri çıkarmakta maharet sahibi oldukları gibi, nasıl satacaklarını da çok iyi bilirler.
120 dolayında ülkeye kamyonlar için süspansiyon aracı satmak maharet ister zaten.
Ulusoy Un’u yakından tanıyoruz Fahrettin Ulusoy’un, o başarıya ulaşmak için gece gündüz çalıştığını yakından bilenlerdenim.
Şirketi ikinci 500 arasına ilk kez girdiğinde de, ‘’göreceksin yakında ilk 500 arasında olacağım’’ dediğinde de yanındaydım.
Ulusoy Un birkaç senedir ilk 500 arasında nitekim.
Fahrettin Abi bunu başardı ama bence büyük atılımını şirketin yönetimini oğlu Günhan’a bırakmakla elde etmiştir.
Bizim işadamlarımız çocuklarına yurt dışında falan eğitim bile aldırırlar ama iş çocukları fikir ileri sürdüklerinde ‘’icat çıkarma’’ diye de onları terslerler.
Fahettin Ulusoy’un bu kararı bizim iş dünyamıza da bir mesaj niteliği aslında.
Cemal Abi’de şirketin yönetimini iki oğlu Hikmet ve Fikret Yeşilyurt’a bırakmış bir başka iş insanımızdır.
Sürsan’ın sahipleri olan Osman ve Orhan Atalay’ı uzun yıllardır tanırım, istikrarlı tavırlarını bozmayan örnek iş insandırlar.
Borsan’ın sahibi Adnan Ölmez’i zaten tanıyorsunuz.
Turgut Tüfenk’i tanıyanlar iş dünyasıyla sınırlıdır ama AS Çelik’i düştüğü yerden kaldırarak, döküm sektörünün liderlerinden biri yapması da başlı başına bir başarı öyküsüdür aslında.
Turgut Tüfenk’te iyi bir eğitim aldırdığı oğlu Orçun Tüfenk’e güvenerek şirketinin yönetimini bırakarak örnek tavır sergileyen bir başka iş insanımızdır.
Başarı tekrarlanırsa asla tesadüfi değildir yani.
Bu başarıları nedeniyle iş insanlarımızı kutlarken, bir taraftan Samsun’un toplam ihracatının uzun yıllardır yerinde saymasının nedenlerini de sorgulamalıyız.
İhracatta kritik eşik olan 450 milyon doları geçemiyoruz.
Bunun iki nedeni var.
İlki zaten bilindik bir durumdur.
Üreten bir şehir olamadık.
İkinci nedense katma değeri yüksek ürün yapamıyoruz.
Samsun ekonomisine yön verenlerin, bu durum üzerine kafa yormaları gerektiğini söylüyoruz uzun süredir ama ben söylüyorum, ben işitiyorum sadece.