Bir zamanlar Samsun'a gelenler, 'Şu Samsun'un mis gibi gül kokan bahçeli evlerini' anlatırdı.
Sahilin boydan boya giden yeşilliği çok daha yakın tarihimiz.
Çocukluğumdan ben de hatırlarım;
56'lar bölgesi ve İlkadım'daki Kilise çevresindeki bahçeli evlerin önünden geçerken, 'çok güzel kokardı'.
Elbette yıllar içinde şehirleşme hızlanınca her yer betonlaştı ve o güzel kokulu bahçeler yerlerini beton kütlelere bıraktı.
Güzelim ilimiz vahşice betonlaşmayla karşı karşıya kalırken, ne yazık ki; Büyükşehir ve ilçe belediyeleri yol konusunda çok gerilerde kaldı.
Şimdi Samsun'a gelenler, farklı şeylerle anlatıyorlar Samsun'u.
İlk fark edilen 'bu nasıl oldu' diye sorulan şey; bozuk yollar, trafik sıkışıklığı, tıkanmaya dönen kavşaklar.
Kilitlenen trafik için 'Samsun gelişiyor, göç alıyor, araç sayısı artıyor, yeni alternatif yollar yapılacak' gibi sözlerle geçiştirilse de;
Bozuk yolları anlatmak çok zor.
Çünkü ‘belediyeler ne iş yapıyor’ diye basit bir soru geliyor ardından.
Evet şaka gibi değil mi?
Samsun öylesine bozuk yollara sahip ki;
Yeşili katledercesine, heyelanlı arazi olup olmadığına bakılmaksızın yapılan beton yapıların çoğalmasına, ne yazık ki, yerel yönetimler yol olarak yetişemedi.
Bırakın ara yolları 'Ana yollar da çok kötü durumda'.
Mantar gibi bina üreyen bir kent düşünün, çok katlı binaların alabildiğine çoğalmasına rağmen, yolları yok.
Çamur ve çukur içinde.
O inşaat ruhsatlarını veren belediyeler nasıl oluyor da bunun planlamasını yapamıyor, akıl sır erecek gibi değil aslında.
Kimseyi ayırmadan objektif olarak bakacak olursak; Ana yollarda olan sıkıntı, yani Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundaki 15 metrelik yollar da ne yazık ki, aynı durumda.
Hemen her yer yamalarla ya da çukurlarla dolu.
Rögar kapaklarının böylesine 'dışarıda ya da çukura girdiği bir başka kent görmedim desem doğru olur sanırım.
Samsun'un topluca tüm belediyeler bir araya gelip, yol sorunlarını masaya yatırma ve o sorunu çözmek gibi önemli bir hizmet eksikliği var.
Büyükşehir Belediyesi'nin bu yol konusunu 2026 yılına sarkıtması, farklı şeyleri öncelemesi doğru bir uygulama olmadı kesinlikle.
Merkez ilçelere gelince, her ilçede yol sorunu var tabi ki.
Ama hiç bir ilçe Atakum kadar çile çektirmiyor vatandaşına.
Her gün yeni bir şikayet.
Milyonlarca liralık ev alıyorsun ama evine gidip gelirken çamur içindesin.
Bu kadar mı hizmet eksikliği olur.
Atakum'da gerçekten yapılmayan yollar, çamur, çukur vatandaşı bezdirdi.
Her ilçede sorun var ama Atakum'da şikayetler diz boyu.
Tepkiler Başkan Serhat Türkel'e her geçen gün artarken, 'belediye çözüm merkezi şikayetleri aynı formatta yanıtlayarak' adeta saç baş yolduruyor.
Yani çözüm yok.
İlçenin bir yanından değil ki; her tarafından feryatlar yükseliyor.
Köyler zaten içler acısı.
Bildiğiniz gibi;
Atakum'da vatandaşlar, sosyal medya ve yerel basın aracılığıyla şikayetlerini çok sık dile getiriyor.
Mesela önceki gün bir vatandaş aradı, mahallesinden fotoğraflar gönderdi.
Atatepe Mahallesi 3512 Sokak.
Bir yılı aşkın süredir yapılmayan ve çamur deryasına dönen yol en çarpıcı örneklerden biri.
Bir sosyal medya tepkisi gördüm; "Bisikletle bile zor gidiyorum. 40 senem yurtdışında geçti böyle rezillik görmedim" diye.
CİMER'e yapılan şikayetler almış başını gitmiş.
21. yüzyılda böyle sokak olur mu?
İnşaat varsa, devam ediyorsa, bir şekilde vatandaş o çamurdan kurtarılmalı.
Tamam belediyelerin mali sorunları var, sıkıntılar var bu doğru ama.
Çözüm üretemeyenler o zaman gelmesin iş başına.
Sonuç itibariyle bu kadar gelişen bir ilçenin, beton yığınlarına dönüştüğü süreç, verilen ruhsatlarla aynı zamanda gelirlerin de artığı zaman.
O zaman ortaya şu sonuç çıkıyor;
"Belediye kasasına giren parayı kullanamıyor. Bu yüzden de yola, çöpe yetişemiyor".
Elbette yol sorununu sadece Atakum, Canik veya İlkadım Belediyesi çözemez.
Bu konuda Büyükşehir Belediyesi'nin de katkı vermesi ve yol planlamasını 'bütünşehir' olarak düşünmesi ve planlaması gerekir.
Kaldı ki;
Amasya, Ordu, Artvin ve Sinop'a alt yapı ve benzeri çalışmalar için bütçe ayıran 'abi pozisyonunda bir Büyükşehir Belediyemiz varmış' onu da geçtiğimiz gün SBB Meclisi'nde Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk'tan öğrendik.
SBB Meclisi'nde bu konu gündeme geldiğinde; 'Samsun'un parası Samsun'da kullanılsın' diye tepki veren meclis üyelerine 'Meclis Başkan vekili', aynen şöyle dedi;
"Biz bölgenin abisiyiz".
İyi de Samsun'da yol yapmakta zorlanan, ekonomik zorluk yaşayan belediyelerin öncelikli abisi olmak gerekmiyor mu?
Kendi sorumluluğunuzda olan yollardaki eksikleri ne yapacağız?
Önce kendi vatandaşının abisi 'Şehri emini' olmak gerekmez mi?
Teşbihte hata olmaz;
'Eve lazım olan Cami'ye haram' diye bir söz vardır.
Öyle bir durum var sanki, gördüğüm kadarıyla.
O nedenle;
Bu kentin vatandaşlarının yaşadığı sorunlar çözüme kavuşmadan, farklı illere destek olunmasını, şahsi fikrim olarak açık söyleyeyim doğru bulmuyorum.
Bizim yollar bu haldeyken 'bölgeye abilik ceketi giymek' garip olur.
Kar yağdığında yollardaki buzlanmayı çözmeden, araçları perişan eden çukurları asfaltlamadan, 'bölgeye abilik yapacağız' diye bir söylem, şaka gibi olur.
Samsun'un yerel yönetimlerinin kaynakları öncelikle bu kentin yatırımları, eksiklerinin giderilmesi olmalı.
Abilik yapılacaksa, Samsun'daki ilçelere, belediyelere yapılmalı.
Kaynaklar o kadar bollaştıysa bu İl için harcanmalı.
Öncelikle de acilen 'ana yollardan başlanmalı'.
Yani meclisteki 'o abilik sözünü' bu gerçekler varken, çok anlam bulmadı diyebilirim.
Yamalı, çukur ve çamur yollarımız dururken, Büyükşehir Belediyesi'nin de bu konuda sorumluluk alması, kendi vatandaşına katkı vermesi gerekir.
Çünkü; temel belediye hizmetlerinde yaşanan bu aksaklıklar, ilimizin imajını ve yaşam kalitesini doğrudan tehdit ediyor.
Üstelik vatandaşların, vergilerini ödedikleri bu temel hizmetlerden yararlanması da bir lütuf da değil, gerekliktir.
Sonuç;
Samsun'un çok önemli bir yol sorunu vardır.
'Büyükşehir Belediyesi, madem abiliğe soyundu; öncelikle Samsun'daki bozuk yol konularında 'kendi ilinin ilçelerine' abilik yapması en önemli beklentidir.
Diğer 'abilik’ iddiaları garip olur.
Yollar ve Büyük Abi...
Hazır
Giriş: 21.01.2026 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Bir zamanlar Samsun'a gelenler, 'Şu Samsun'un mis gibi gül kokan bahçeli evlerini' anlatırdı.
Sahilin boydan boya giden yeşilliği çok daha yakın tarihimiz.
Çocukluğumdan ben de hatırlarım;
56'lar b...