Samsun, güzelliklerle dolu bir şehir.
Onu, beton yığınları altında kaybetmek istemiyoruz elbette.
Ama Derecik Mezarlığı'nda yaşanan ve önlenemeyen heyelan, daha sonra çevre yolunda yol çökmesiyle, yetkililere adeta bir uyarı daha yaptı.
Mezarlıkta önlenemeyen ve aynı toprak yapısının devamı zaten önemli bir uyarıydı ama sanırım tam anlaşılamadı.
Daha önceki yıllarda, dere yataklarını, riskli bölgeden çıkararak imara açıp verilen çok katlı bina izinleri ve devamı, o riskli bölgeyi yüksek binalarla doldurdu.
Daha mezarlıkta heyelanın önlenemediğini düşününce; her aile kabristanlığımızı ziyaretimizde, yeni yeni yükselen binaları görmek gerçekten ürkütücü.
Hatta anlaşılmaz.
Unutmamak gerekir ki; bugün Derecik mezarlığında yaşanan heyelan, aynı toprak parçasının sadece birkaç yüz metre ötesinde yine tehdit oluşturuyor.
Heyelanı bir ailenin yok olmasıyla en acısından Canik'te bir akaryakıt istasyonunda yaşamış bir kentin yaşayanı olarak, bu kadar rahat olunmasına da bir anlam vermekte zorlanıyorum.
Çevre yolunda yol çökerken yaşanan heyelanın kaç metre uzağında konutlar olduğunu bilmeyen var mı?
Heyelan tehdidi altında yaşamak ve çok katlı binaların yükselen sessizliği, mezarlık çevresinde her yağmurda biraz daha hareketlenen toprak, normal bir doğa hareketi ve sonuçlarıyla bir kader mi sizce?
Yoksa, Allah korusun daha büyük bir facianın uyarılmış gerçeğinin habercisi mi?
Konuya nereden baktığın çok önemli elbette.
Beton kafayla bakarsan, sorun yok gibi görülebilir.
Ya da rantsal düşünürsen, yine normal görülebilir.
Ama insan canı öncelenirse, bir değil on kere düşünülür.
Daha önce heyelanlı Kürtün Vadisi'ne 'yatay mimari gibi' sözlerle imara açma girişimlerinde bulunanlar;
Yatay mimarinin en basit görünümündeki mezarlıktaki toprak kaymasını durdurabildiler mi?
Mezarlar neredeyse üst üste çıktı.
İnsanlar yıkılacak korkusuyla mezarlarını yaptıramıyor.
Yani tehdit bu kadar büyük aslında.
Anlayana elbette.
Bölge sakinleri her yağmurda toprakta oluşan kaymaları artan bir endişeyle izlerken, halen çok katlı binaların yükselmesi gerçekten ilginç.
Yolların kapatılmasıyla bölge zaten adeta bir muammaya dönüştü.
O yeni ara yollardan Atakum istikametine ya da Atakum'dan Samsun'a, Ankara yoluna çıkarken giderken, yeni yapılaşmaları görme imkânı oluyor.
Bölgenin çoğu heyelan bölgesi ama yatay mimari hak getire.
Hemen hepsi yüksek katlı binalar.
Toprak ayakta duramazken, betonlaşmanın katmerlenmesi nasıl açıklanabilir?
Bu kaygılarımız da hiç yersiz değil.
Canik'te yaşadığımız ve bir baba ile iki çocuğunun ölümüne neden olan heyelan faciasının yargı süreci hala devam ediyor.
İddianameye göre, gerekli mühendislik hesaplarını yapmamak ve güvenlik önlemi almamak gerekçesiyle açılan davada, savcılık 15 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
Bu dava, bize şunu haykırıyor: "Heyelan sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda bir ihmaller silsilesidir."
Uzmanlar, yamaçlara yeni yerleşim alanları açılmasının heyelan riskini katbekat artırdığını söylüyor.
Peki ya biz ne yapıyoruz? Risk artıran bu bölgelere, riski daha da büyüten yüksek katlı binalar dikiyoruz.
Her bir yüksek kat, o zemine bindirilmiş ekstra bir yük, davet edilmiş ekstra bir felakettir.
O nedenle; olası felaketleri önlemek için tüm inşaat projelerinde çevresel etki raporları zorunlu hale getirilmeli ve aktif denetim süreçleri güçlendirilmelidir.
Yetkililere açık çağrı!
Samsun Valiliği ve Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin; kamuoyunu alınan tedbirler ve yüksek kat izinleriyle ilgili aydınlatma sorumluluğunuz var.
Bölge riskli ise neden yüksek katlar devam ediyor ya da risk bertaraf edildiyse, nasıl tedbirler alındı?
O tedbirler neden Derecik Mezarlığı'nda etkili olmuyor?
Açıkça sormak gerekirse;
* Çevre yolu ve Derecik bölgesindeki risk analizleri tam olarak ne diyor?
* Bu bölgelerde yapılaşmaya izin verilirken, heyelan riski nasıl değerlendirildi?
* Alınan önlemler nelerdir?
Bir de kamuoyunun çok merak ettiği bir konu daha var.
Canik'te yaşanan felaket sonrası Cumhurbaşkanı Kararnamesi'yle kamulaştırılan ve boşalttırılacak olan, Tekkeköy'e doğru uzanan bölgede son durum nedir?
İşyerlerinin faaliyetleri daha ne kadar devam edecek?
O bölgedeki risk devam etmiyor mu?
Cumhurbaşkanı Kararnamesi ne zaman uygulanacak.
Soru çok.
Yanıtlar merak ediliyor?
Yüksek Risk
Hazır
Giriş: 20.10.2025 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Samsun, güzelliklerle dolu bir şehir.
Onu, beton yığınları altında kaybetmek istemiyoruz elbette.
Ama Derecik Mezarlığı'nda yaşanan ve önlenemeyen heyelan, daha sonra çevre yolunda yol çökmesiyle,...