31 Mart'ta yerel seçimler yapılmadan önce, projeleri havada uçuşturan 'belediye başkan adayları', koltuklarına oturduktan sonra 'belediyeleri', adeta ağlama duvarına çevirdiler.
Projeler balon çıksa iyi.
Söz eden bile yok.
Varsa yoksa; "Geçmiş dönemde şunlar oldu, geçmiş dönemde çok borçlanmışlar, para yok, sadece maaşları ödeyebiliyoruz' demekten öteye gidemediler.
31 Mart'tan önce ödenmeyen maaşlar için 'çözümü var' diye mangalda kül bırakmayanlar, mazbatayı aldıktan sonra 'çözüm yerine, kördüğüm gibi bir düzene geçtiler' adeta.
Yatırımlar durduruldu, yeni krediler peşine düştüler, satacak arsa, bina, tarla ne varsa gözlerini onlara diktiler.
Sonra da bazıları çıkıp '100 günlük icraatlarını' anlatmaya kalktılar.
Şehir dışındaydım, 100 gün programı yapanlardan birinin ne anlattığını sordum arkadaşlara...
Derdini anlatmış..
Çözüm nerede, nasıl olacak o yok.
Hatta işi öyle 'ötelere götürmüşler ki', reel proje ortaya koyulmadığı gibi "neredeyse 'Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu çalışmayı" tek proje gibi ortaya koymuşlar.
İyi de Büyükşehir zaten bitmiş..
Borç batağında..
Tüm varlıkları ve gelirleri 'ipotek verecek' duruma gelmiş..
İş makinesi bile çalışırken arıza yapmış ve olduğu yerde bırakmışlar.
Size nasıl yardımcı olacak..
Yol haritalarını da belirlemişler mesela..
Baktım yol haritasında ne var diye;
Tasarruf uygulayacaklarmış
Lüksten, şatafattan, gösterişten uzak olacaklarmış..
Bilgiyi, finansı, zamanı ve insan kaynaklarını doğru yöneteceklermiş.
Kaynakları etkin ve verimli kullanacaklarmış.
Hayalperest yaklaşımlardan uzak, ayakları yere basan hedefleri olan, sistemli, yönetilebilir, önünü görebilen marka bir ilçe oluşturacaklarmış..
Vs. vs..
İçinde bir tane istihdam var mı?..
Anlatılanlardan birinin bile 'bugün içinde bulunduğumuz ekonomik çıkmaza katkısı var mı?..
İçinde tek bir proje var mı?..
Yok elbette.
Büyükşehir yaparsa, birlikte imar, kentsel dönüşüm gibi anlatımlardan ibaret bir 100 gün.
Ben neye benzettim bu açıklamaları biliyor musunuz?..
Bir kurum ve kuruluşun web sayfasında hani hakkımızda diye bir bölüm olur ya..
Bir kısmında vizyonumuz;
Bir kısmında misyonumuz, yazar.
Aynı onun gibi bir anlatım.
31 Mart öncesinde dinlediğimiz hikayenin, 100 gün sonraki 'yeniden anlatımı'..
Yani bir bakıma top çevirme..
İcraat ne. Ne yapıldı 100 günde, o yok.
Hadi biri yaptı, diğerleri 100 günle ilgili tek bir kelime bile söylemediler.
Sizce bir şey söyleyebilirler miydi?..
Çünkü temel belediyecilik hizmetleri 'çöp toplama, sulama, yıkamanın' dışında elle tutulur tek icraat yok..
Büyükşehir'in hakkını yemeyelim bu arada.
Samsun'u ayağa kaldıran, davalık olan, hatta vatandaşın dava açtığı, eylemler yaptığı bir olaya imza attılar.
Türkiye'de eşine ender rastlanacak bir şekilde; vatandaşı kandırır gibi seçim öncesi yüzde 15 indirim yaptıkları suya yüzde 25 zammı bir anda çaktılar.
Vatandaş her geçen gün yoksullaşırken, esnaf ardı ardına kepenkleri kapatırken, suya zam yaptıklarıyla manşet oldukları yetmiyormuş gibi;
Çalışan kıyımlarıyla ve Samsun dışından atamalarıyla da, hem yerel basına, hem de yaygın basında haber oldular.
Korumasını daire başkanı ve görevlendirmeyle fiilen genel müdür yapmasını ise 100 günlük icraatları içinde 'su zammından sonra, ikinci sıraya koyuyorum'..
Önümüzdeki günlerde, Büyükşehir merkezdeki belediyelerin 100 günlük icraatlarını basında çıkan açıklama ve haberlerinden 'dizi yazı yapmayı planlıyorum.
Bakın görün 'koca bir hiç göreceksiniz'..
Yani bana göre, 100 günlük icraatlar açısından tek şey söylenebilir..
'Koca bir fiyasko'..
Not: Geçtiğimiz hafta önemli bir rahatsızlık geçiren Haber Medya Genel Müdürü değerli meslektaşım Ali Yılmaz Ergen'in sağlık durumu kontrol altında. Dualarınızı esirgemeyin. Samsun'un kamuoyu adına bu mesleği icra eden gazetecilere ihtiyacı var. En yakın zamanda aramıza döneceği inancındayım.