Paylaş

15 Temmuz öncesinde neler yaşadık..

Ekleme: 10.07.2018 17:36 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Türkiye bir dönemi geride bıraktı.  Hem de öyle bir dönem ki; yargı kararlarıyla da 'şaşkına çeviren, bu kadar da olmaz' dedirten bir dönem.  Biz de yaşadık, gördük ve izledik benzer olayları. ...

Türkiye bir dönemi geride bıraktı. 

Hem de öyle bir dönem ki; yargı kararlarıyla da 'şaşkına çeviren, bu kadar da olmaz' dedirten bir dönem. 

Biz de yaşadık, gördük ve izledik benzer olayları. 

Onca yolsuzluklara, ihalelerde dönen dolapları gündeme getirmemize rağmen kılını kıpırdatmayan yargı mensubu da gördük, 'var olan soruşturmayı yoktur' diye yazılı belge veren de. 

Yargıya taşınan ihale davalarında 'usulsüzlük yoktur' diye çıkan kararları gördükçe şaşkına döndüğümüz günler de oldu. 

17/25 Aralık öncesi adı cemaatti. Bu gruba mensup kişilerle ballı ihaleler, almış başını gidiyordu. Yazmaktan bıkmadık, onlar da milletin gözünün içine baka baka, ballı alış verişlerini sürdürdüler. 

15 Temmuz hain darbe girişimi oldu, şapka düştü kel göründü. 

Samsun Adliyesi'nin adeta içi boşaldı. Resmen yargı içindeki FETÖ'cüleri kustu. HSYK, ardı ardına meslekten ihraçları başlattı.


Bir baktık ki, o  davalara bakanlar ya cezaevinde, ya da meslekten ihraç. 

Kaldı ki, beraat verilen bazı yargı kararları da 'zaman aşımı' ile bazı yetkilileri kurtardı. 

Ama ne oldu.

Kimseye ihale kaptırmayan, ballı alış verişleri devletin resmi kurumlarıyla yapanlar meğer FETÖ'cüymüş.

Bazıları hapise girdi. Uzun bir süre yattı.

15 Temmuz sonrası, yıllardır verilen ihaleler bir anda durduruldu. 

Çünkü o şirketlere 'Devlet FETÖ/PDY soruşturması kapsamında el koydu. 

Yani bizim yıllardan beri yazdıklarımızın gerçekliği, 15 Temmuz sonrası  anlaşılabildi. 

Ve inanılmaz olaylar olmaya başladı. 

Yıllardır yazdıklarımız, sanki o gün duyulmuş gibi 'dava konusu oldu'.

O ihalelerde usulsüzlükler nedeniyle 'ihaleye fesat karıştırmaktan kurumun yetkilisi hakkında, ihaleye giren hakkında' dava açıldı. 

Ama yine bakın ne oldu biliyor musunuz?..

Onlar da zaman aşımı oldu. 

Yani zaman aşımı olmasaydı, yazıldığında, gündeme getirildiğinde dava görülseydi, belki de 'ceza alacaklardı'..

Yani dönem değişti, davalar açıldı..

Dönem değişti, suç var diye bağırdığımız günlerde duymayanlar duydu. 

O nedenle diyorum ki; FETÖ'nün parmak soktuğu her dava şaibelidir. Öyle  düşünülmelidir. 

Onların yaptıklarına akıl sır ermemektedir çünkü.

Üst akıl devrede olduğu için 'normal gibi gözüken her şeye' şüpheyle bakılmalıdır. 

Hele de taraflarından biri FETÖ'cü, tetkik hakimi de FETÖ'cü ise 'bir kez daha gözden geçirilmelidir'..

Dava yeniden görülmelidir. 

O nedenle Türkiye'nin her yerinde Devrek'te başlayan süreç sonrası 'Danıştay 13. Dairesi'nin verdiği kararda da benzer bir gelişme vardır. 

Mahkemenin tamamını töhmet altında bırakmak istemem. Ama sonuçta dava dosyasını inceleyen ve mahkeme heyetine  rapor sunan hakim FETÖ/PDY'den HSYK tarafından meslekten çıkarılmıştır. 

Davanın oluşmasına yol açan Devrek İlçe Milli Eğitim Müdürü  de FETÖ/PDY'den tutuklanmıştır.

Yani 'küçük bir şüphe değil, bayağı bir şüphe söz konusudur'.

Ülkede kaos yaratmaya, işsizlik boyutlarını artırmaya, ekonomik krize yol açmaya çalışan FETÖ'cüler, bu kararın çıkarılmasında 'işbirliği yapmış olabilir, mahkeme üyelerini etkilemeye çalışmış olabilir' diye düşünüyorum. 

FETÖ'nün finans kaynakları için ne kadar 'ince detaylarla' uğraştığını gördükten sonra 'olmaz olmaz' diyebiliyoruz sanırım. 

O nedenle; yemek şirketlerinin kapanmasına yol açabilecek bu emsal karar, 'Neden tektir, başka örneği yoktur' bu yönüyle de incelenmelidir.

Samsun'da da aynı kararla öğretmenevleri bu işe soyunmuştur. 

Dönemin FETÖ'cü olduğu anlaşılan Devrek İlçe Milli Eğitim Müdürü ile ilişkileri yoktur elbette bundan eminim ama onun müdahil olduğu yargı süreci ile 'Türkiye'de bu iş yasal dayanak bulmaktadır'..

Hem de Sayıştay'ın denetçilerinin öğretmenevleri, akşam sanat okulları bu işi  yapamaz raporuna rağmen. 

Kesinlikle acilen 'yeniden gözden geçirilmesi elzemdir'.

Çünkü Samsun Valiliği bile eldeki tek dayanak olduğu için 'Aynı gerekçeyle öğretmenevlerinin bu işi yasal olarak yaptığını açıklamıştır. 

Yani eldeki tek veridir ve o yasal dayanakta 'iki önemli FETÖ'cü müdahil vardır'.

Ne  kadar etkili olmuşlardır, işbirliği var mıdır?. Davanın yeniden yargıya taşınmasıyla ortaya çıkarılabilecektir. 

Olay budur.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.