Manisa'da 2010 yılında bir çöp konteynerinin yanına bırakılmış poşet içerisindeki kız bebek cesedi, yürütülen titiz çalışmalar neticesinde 16 yıl sonra aydınlatıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü faili meçhul cinayetlerin çözülmesi amacıyla Mayıs 2026 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak derinlemesine bir inceleme başlattı. Sağlık Bakanlığı ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle o dönem topuk kanı alınan tüm bebeklerin kayıtlarını inceleyen ekipler, şüpheli Berin Dikbaş'a ulaştı. Yakalanarak gözaltına alınan annenin ve adli süreçteki diğer isimlerin ifadeleri, kan donduran gerçeği gün yüzüne çıkardı.
OTOPSİ RAPORU VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
Geçmiş yıllarda faili belirlenemeyen olayın detayları ve adli tıp sonuçları da emniyet raporlarında yeniden yer buldu. 03/04/2010 günü Turgut Özal Mahallesi Manisa çöplüğünde hurda toplayan bir şahıs tarafından poşet içinde bulunan kız bebek cesedinin otopsi raporu dehşeti ortaya koydu. 21/05/2010 tarihli resmî otopsi raporuna göre, talihsiz bebeğin ölüm sebebinin kafa ve beden travmasına bağlı kafatası kemikleri kırığı, karaciğer laserasyonu ve kanama sonucu meydana geldiği belgelenmişti. Bebeğin göbeğinde hastane mandalı ve topuğunda kan alındığına dair yara izi bulunması, doğumun bir sağlık kuruluşunda yapıldığını kesinleştirmişti.
BİR SEFERDE NASIL OLUR DİYEREK İNANMADI
Emniyetteki sorgusunda evlilik dışı bir ilişkiden hamile kaldığını belirten şüpheli anne Berin Dikbaş, olayın başlangıcını şu sözlerle anlattı: "Orhan ile o dönemde cinsel ilişki yaşadık. Bu cinsel ilişki sonrası ben hamile kaldım. Hamile olduğumu öğrendikten sonra Orhan'a Fatih parkında kendisine hamile olduğumu söyledim. Kendisi bana inanmadı. Bana sen yalan söylüyorsun, bir seferde nasıl olur dedi. Kabul etmedi. Sonrasında da yanımdan ayrılıp gitti. Zaten o tarihlerde aranıyordu ve kaçıp gitti." Ailesinin durumdan haberdar olmadığını, karnı çok büyümediği için hamileliğini gizlediğini söyleyen Dikbaş, sancıları başlayınca tek başına İzmir'deki bir hastaneye giderek doğum yaptığını belirtti.
SONRADAN BULUR YANIMA ALIRIM DİYE DÜŞÜNDÜM
Hastanede birkaç gün kaldıktan sonra taksiyle Manisa'ya döndüğünü belirten Dikbaş, bebeği çöp konteynerinin yanına bıraktığı anı ve savunmasını şu ifadelerle dile getirdi: "İndiğim yerde bebeği, yanımdaki bebeğin kıyafetlerinin bulunduğu rengini hatırlamadığım poşete koydum ve bu poşeti konteynırın yaklaşık 1,5-2 metre yanında medresenin merdiveninin dibine koydum. Oraya koymamdaki amaç orada biri bulup sahiplensin diye. Hava soğuk olduğu için kıyafetleri üzerine sarmıştım. Ben bebeğe zarar vermedim. Bıraktığım zaman hayattaydı. Kafasındaki ve karaciğerindeki yaralanmasının nasıl olduğunu bilmiyorum. Bebek ile eve gidemezdim. Çocuğu sonradan bulur yanıma alırım diye düşündüm."
ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLİYOR
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan baba Orhan Aktaş, hamilelik haberini aldıktan sonra kendisinin cezaevine girdiğini ve bebeğin aldırıldığını zannettiğini öne sürdü. Şüpheli annenin anne ve babası durumdan haberdar olmadıklarını iddia ederken, Berin Dikbaş'ın kardeşi Gurbet Çınar'ın ifadesi ise gerçeğin farklı olduğunu gösterdi. Gurbet Çınar ifadesinde, ablasıyla birlikte hastaneye gittiklerini ve doğumun ardından ablasının bebeği poşet içinde çöp konteynerine bıraktığını itiraf etti. Bu beyanların ardından Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Berin Dikbaş ve Gurbet Çınar hakkında "altsoyu kasten öldürme" suçundan gözaltı kararı verildi. İki şüpheli, adli makamlara çıkarılmak üzere mevcutlu olarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.

Haber Merkezi



