Samsunspor küme düşmeye doğru giderken, öyle 'tüh şöyle yapsaydık' diyebilecek çok şey kaldı akıllarda.
Uçurumun kenarına kadar gelmişti, kımıldasa düşecekti, bir el atıldı ama olmadı.
Samsun Valisi Osman Kaymak büyük bir risk aldı, takıma sahip çıktı, para topladı, tahtasını açtırdı, işleri yoluna koydu kabul etmeliyiz;
Ancak 'Vali Kaymak da hatalar yaptı ya da hata yapması sağlandı'.
Bakmayın o süreçte takıma zarar verilir, kafaları karışır diye yazmadık, çizmedik ama 'Kayyum ile oluşturulan yönetim' çok ama çok eksikti.
Takımı sırtlayacak, futbolcular motivasyon sağlayabilecek kim vardı ki orada. Futbolu bilen bir abi olmalıydı.
Teknik Direktör Besim Durmuş ile ilgili Vali Kaymak'ın 'uyarıldığını, yapamaz denildiğini' de söyleyenler var.
Doğrudur yanlıştır. Ama görülen o ki yanlış tercihtir.
Samsunspor bugün küme düşmüştür.
Ama Samsunspor'u, köprüden önceki son çıkışı kaçırdıktan sonra bırakıp gidenlere 'danışılarak yapılan hamleler' 9 maçta galibiyete hasret bir takımın gideceği noktayı görememek; nasıl izah edilebilir ki.
Antep'te alınan mağlubiyet aslında en önemli sinyaldi ama 'kandık, kandırıldık, kandırıldılar' adeta.
Kimi 'bonservisimi yırtarım' dedi, kimi 'Bakın görün bu takım düşmeyecek' diye umut saçtı.
Bir maç, bir galibiyet gelecek diye haftalar geçti.
Eskişehir nasıl yaptı, nasıl kurtardı bakıp ders alınmalı.
Hoca önemlidir hoca. Takıma ruhu da o katar, performansı da o sağlar, karşı takımın zaaflarını da o belirler.
O nedenle Samsunspor'da hoca tercihi en önemli hatadır.
Tehlikeli gidiş sürerken, o bir galibiyet bir türlü gelmezken, alınmayan tedbirler, olmayan B ve C planları hemen hepsi 'Kayyum yönetiminin hatasıdır'.
Şimdi her şeyi bırakıp kayyum suçlu demek değil bu elbette.
Ama uçurum öncesi son düzlükte, 'son yönetim' üzerine düşeni yapamamıştır, bu bir gerçek.
Şimdi gelinen noktada, sadece Samsunspor küme düşmemiştir.
Samsun küme düşmüştür.
Samsun'un kimliğiyle oynayanlar, garip heykellerle süsleyenler, her şeye para bulup, Samsunspor'a katkı vermeye gelince, 'burun kıvıranlar', şimdi 'eserini seyredebilir'.
Yok olan bir Samsunspor'u gördükçe 'şapkasını önüne koyabilir'.
'Şu kadar alacağım var, şu kadar temlik koydum. Benim hayatımda başarısızlığa yer yok gibi' masa başından ahkam kesenler, buyurun işte Samsunspor'u getirdiğiniz durum.
Alın alacaklarınızı şimdi.
Yapın artık tüketilmiş Samsunspor'un üzerinden siyaset.
Samsunspor'u siyaset pazarlığı yapanlar; 'Hem belediye, hem Samsunspor başkanlığı koltuğuna oturup, yapamadım deyip de kalkanlar' ne düşünüyor acaba şimdi.
Kimseden 5 kuruş destek almadan 'yıllarca bu takımın yükünü çeken bir İsmail Uyanık' daha bulabilecek misiniz, 'istemiyorum alın geri' diyebileceğiniz.
Hatta hepsini bırakın, geri verebilecek bir takım bile bırakmadınız gerinizde.
Hep birlikte kümeye..
Bunu nasıl başardınız, kitap olur gerçekten..
Yıl 1999; diye başlayan, 19 yılda tüketilen bir markanın çöküş hikayesini anlatan bir 'kitap'..
Not: Bu arada uçuruma düşen Samsunspor için Başkan İshak Taşçı bir açıklama yapmış. Bana ilginç geldi. Vizyonsuz yöneticiler kısmı daha da ilginç. Okumanızı tavsiye ediyorum.