Sürüş güvenliği ve araç performansının en temel unsurlarından biri olan lastik değişimi, 2025-2026 sezonu için yeniden gündemde. Türkiye'de ticari araçlar için uygulanan yasal kış lastiği zorunluluğu 15 Nisan 2026 itibarıyla sona ererken, uzmanlar sürücüleri sadece takvime değil hava sıcaklıklarına da odaklanmaları konusunda uyarıyor. Genel kabul gören "7 derece kuralı" uyarınca, hava sıcaklıkları kalıcı olarak bu seviyenin üzerine çıkmadan yaz lastiğine geçilmemesi gerekiyor. Özellikle gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farklarının sürdüğü dönemlerde aceleci davranmak, lastiklerin kauçuk yapısının sertleşmesine ve yol tutuşunun ciddi oranda azalmasına neden olabiliyor.
YASAL MEVZUAT VE VALİLİKLERİN YETKİ ALANI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenen takvime göre kış lastiği zorunluluğu her yıl 15 Kasım'da başlayıp 15 Nisan'da tamamlanıyor. Ancak Ekim 2025'te yayımlanan güncel tebliğ ile valiliklere hava koşullarına bağlı olarak bu süreyi bir ay erken başlatma veya bir ay geç sona erdirme yetkisi tanındı. Bu durum, yerel hava şartlarının sert seyrettiği illerde değişim tarihlerinin değişebileceği anlamına geliyor. Bu nedenle sürücülerin merkezi takvimle birlikte bulundukları ilin valilik duyurularını da yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.
KIŞ LASTİĞİNİ YAZIN KULLANMANIN GETİRDİĞİ RİSKLER
Sıcak havalarda kış lastiği kullanmaya devam etmek, sürüş güvenliğini tehlikeye atan ve maliyetleri artıran birçok olumsuzluğu beraberinde getiriyor. Yapılan teknik testler, sıcak asfaltta kış lastiği kullanan araçların fren mesafesinin yaz lastiklerine göre belirgin şekilde uzadığını kanıtlıyor. Ayrıca kış lastiklerinin yüksek yuvarlanma direnci yakıt tüketimini artırırken, yumuşak kauçuk yapısı sıcak havada hızla aşınarak lastik ömrünü kısaltıyor. Viraj performansı ve stabiliteyi de olumsuz etkileyen bu durum, bazı sigorta şirketleri tarafından kaza anında kusur değerlendirmesi olarak dikkate alınabiliyor.
GÜVENLİ GEÇİŞ İÇİN KONTUROL LİSTESİ
Lastik değişim zamanı geldiğinde sadece sökme ve takma işlemi yapmak yeterli olmuyor; kapsamlı bir kontrol süreci gerekiyor. Diş derinliğinin yasal sınır olan 1.6 mm’nin üzerinde, ideal olarak ise 3 mm seviyesinde olması güvenli sürüşün anahtarını oluşturuyor. Üretim tarihini belirten DOT kodunun kontrol edilmesi, 5 yılı aşan lastiklerin performans kaybı riskine karşı yenilenmesi tavsiye ediliyor. Değişim sırasında mutlaka yapılması gereken rot ve balans ayarı lastiklerin eşit aşınmasını sağlarken, kış lastiklerinin ömrünü korumak için güneş ışığından uzak, serin ve kuru bir ortamda saklanması kritik bir adım olarak öne çıkıyor.
Haber Merkezi