ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bölgede askeri hareketliliğin zirve yaptığı bir dönemde İran ile yapılması planlanan kritik müzakerelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlıkta düzenlenen bir toplantı öncesinde konuşan Rubio, tarafların 6 Şubat Cuma günü bir araya gelmesi beklenen görüşmelerin lokasyonu konusunda henüz kesin bir uzlaşmaya varılamadığını ifade etti. Washington başlangıçta Türkiye seçeneği üzerinde dururken, İran tarafının görüşmelerin formatını ve yerini değiştirme talebi süreci belirsizliğe sürükledi.
Rubio, diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü ancak ABD'nin masadaki şartlarından ödün vermeyeceğini vurguladı.
TÜRKİYE VE UMMAN ARASINDA LOKASYON TRAFİĞİ
Bakan Rubio, müzakerelerin Türkiye’de yapılacağı yönünde bir beklenti olduğunu ancak son gelen haberlerin çelişkili olduğunu belirtti. Rubio, "Buluşma yerinin Türkiye'de olacağı şeklinde anlaşmaya varıldığını düşünüyorduk. Ancak İran tarafının buna katılmayı kabul etmediklerine dair haberler var, bu konu üzerinde çalışılıyor" dedi. Amerikan medyasında yer alan son iddialara göre ise İran, görüşmelerin İstanbul yerine Umman’ın başkenti Muskat’ta yapılmasını talep etti ve Trump yönetiminin bu değişikliğe yeşil ışık yaktığı öne sürülüyor.
ABD'NİN OLMAZSA OLMAZ ŞARTLARI
Görüşmelerin kapsamına dair net mesajlar veren Rubio, müzakerelerin "anlamlı bir sonuca" ulaşabilmesi için şu başlıkların mutlaka masada olması gerektiğini belirtti:
-
Balistik Füze Programı: Füzelerin menzili ve kapasitesi.
-
Nükleer Faaliyetler: Uranyum zenginleştirme sürecinin durdurulması.
-
Bölgesel Destek: İran'ın bölgedeki vekil güçlere ve terör örgütlerine verdiği desteğin kesilmesi.
-
İnsan Hakları: İran yönetiminin kendi halkına yönelik muameleleri.
CUMA GÜNÜ KRİTİK RANDEVU
Her ne kadar lokasyon tartışmaları sürse de, 6 Şubat Cuma günü ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin bir araya gelmesi planlanıyor. Trump yönetiminin "maksimum baskı" politikasını askeri yığınakla (USS Abraham Lincoln uçak gemisi vb.) desteklediği bu dönemde, diplomatik kanalların açılması bölgedeki tansiyonu düşürebilecek tek çıkış yolu olarak görülüyor.
Anadolu Ajansı