Atatürk'e hakaret ederken mangalda kül bırakmayanlar şimdi bir anda kayıplara karıştı.
Süleyman Yeşilyurt ve Hasan Akar bir anda kayıplara karıştı.
Adreslerinde yoklar, ortalıkta yoklar, TV kanallarında yoklar..
Sözlerinin arkasında 'duramayıp' sırra kadem bastılar.
"Atatürk'ün hatırasına hakaret ederek' ağıza alınmayacak laflar söyleyen, manevi kızı hakkında çirkin ithamlarda bulunan bu zatlar 'kendilerini adam yerine' koyup tvlere çıktılar ama şimdi yoklar..
Bu mu adamlık.
Tepkiler gelince, laflarını yuttular, gözlerden uzaklaştılar..
Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın talebi üzerine Akar ve Yeşilyurt hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı verince de 'Derin tarih'ten 'Derin bir arazi' olma yolunu tuttular.
Onlar artık sadece şüpheli değil.
Onlar 'Adam gibi adama, devlet adamına, bu ülkenin kurucu liderine dil uzatan, ama adam gibi ortaya çıkmak cesaretini bile gösteremeyen' korkaklar..
Şimdi gelinen noktada;
Şu an itibariyle araziye uyan kayıp şahıslar, adreslerinde bulunamadılar ya, bundan böyle TV kanallarında da 'sırra kadem basarlar'.
Çünkü TCK'ya göre ceza almalarından daha çok, "Toplum vicdanında da lanetlenmişlerdir'..
Adam olsalardı, gider 'ifadelerini verirlerdi'.
Ona bile cesaretleri yok.
Aslında konuşmaya bile değmez.
Ata'nın manevi değerini, bu ülkenin kurucu lider olma özelliğini, kalbimizdeki yerini 'bu üç beş' iftiracı ve korkak için elbette sorgulamayacağız ama 'bu kişilerin maksatlı bu çıkışlarını' toplum olarak sorgulamalıyız.
Çünkü onlar, 'Nereden talimat alıyor, kime hizmet ediyor' asıl önemli olan bu.
Adamlık başka, 'adam olmak başka'.
Bir kez daha test ettik.