Seçim tarihi 24 Haziran verildi, herkes şok oldu.
Asında buna şok olmak da denmez; Resmen mevcut vekiller dahil herkes ters köşe oldu.
Ne düşünecekleri zamanları var, ne de hareket edebilecek bir enerjileri.
AK Parti ve MHP dışındaki tüm siyasi partiler, ilk golü beklenmedik bir atakla yediler.
O nedenle 'takvim sıkıştı', vekil adayı belirlenmesi için 'AK parti dışındaki tüm partiler 'merkez yoklaması' konumuna geçti.
AK Parti temayül ve kamuoyu anketi diyor ama herkes biliyor ki; zaman kısıtlı, apar topar bir vekil listesi hazırlanacak.
O nedenle;
Herkesin modu düşük.
O nedenle;
Herkes düşünüyor gibi görülse de bir şey düşünemez halde.
O nedenle;
Karambole mi gideriz, yoksa bu bir fırsat mı? karar veremiyor.
O nedenle;
Heyecan yok, kılı kırk yarıyorlar.
O nedenle de;
İstifacı vekil aday adaylarının ayakları 'iki ileri gidiyor, bir geri gidip, bırakacağı koltuğa bakıyor'.
Kiminle konuşmaya başlasam, "Aday adayı olmayı düşünüyorum ama" diye söze başlıyor.
Yani cesaretler kırılmış.
Ağır ağabeyler, ablalar yine listedeki yerini korur görüşü hakim.
Hatta şu ana kadar çıkan isimlerde 'bir kaç kişi hariç kim var ki' diye söze devam edenler de var.
Hele ki AK Parti açısından, dün son dakikada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir açıklaması var ki;
Bazılarının 'isteklerini tam anlamıyla' köreltti.
Ne dedi Erdoğan; "İstifa etmeyi düşünenler, davet var mı ona baksın öyle istifa etsin" dedi.
Yani sorsan aday aday bolluğu var ama şu sıralarda 'cesareti' bulmak zor.
Bir bakıma haklı da sayılabilirler..
MHP'nin önerisi olan 26 Ağustos seçim tarihi olsaydı, şu an ortaya çıkan vekil aday adayları en az üçe katlanırdı.
AK Parti tam bir patlama yaşardı.
CHP, MHP ve İYİ Parti için de durum farklı olmazdı.
Bürokrat aday adaylarının istifa için süresi olacağından 'istişare imkanı bulabilirdi'.
Ama şu an için gelinen noktada, "Cesur adımlar atmak' yürek ister gibi bir durum var ortada.
Peki bu durum fırsat mı?..
Bana göre fırsat.
Çünkü, "Biz listeyi Ankara'dan yapar, önünüze koyarız' dönemi 24 Haziran için yemez.
Çünkü alternatifi var.
Yani bu bakımdan en azından yeni yüzler için bir fırsat..
Ama tek şartla..
Kamuoyunda karşılığın varsa.
Yoksa 'Hüsran'.