Dün İdare Mahkemesine SASKİ'nin verdiği 'suya yüzde 25 zamla ilgili' savunmasını okudum.
Evlere şenlik bir açıklama bana göre.
Maliyetler, hizmette kalite falan filan..
Yani 'ekmek niye zamlandı' diye sorsanız fırıncının yapacağı açıklama gibi.
Un şu kadar, su şu kadar, işçilik vesaire gibi.
Oysa belediyecilik başka bir şey.
Halka en makul şekilde en iyi hizmeti verebilmek asıl gaye.
Sanki suyu ucuz olarak halkına ulaştıran belediyeler 'işçi çalıştırmıyor, onların hizmet araçları yok'..
Kaldı ki Samsun yıllardır alt yapıya yatırım yapan 'Büyük bir şehir.
Ama gelin görün ki; bir standardı, bir ölçüsü yok Büyükşehir Belediyesi'nin 'para harcamada'..
Neye, kime göre fiyat belirliyor belli değil..
Hani Büyükşehir Belediyesi para yok diye kredi talepleri karşılığında tüm gelirlerini ipotek verme kararı aldı almasına da; dün elime Ramazan Bayramı'nda Büyükşehir Belediyesi'nin basına verdiği ilan listesi geçti.
Bir ilan tarifesi, neye göre, kime göre kaç lira dedirtiyor adeta.
Bizim gazeteyi ve Haber Gazetesi'ni es geçin..
Biz ve Haber Gazetesi su zammını eleştirdiğimiz günden itibaren 'bırakın ilanı, abonelikleri bile iptal eden bir zihniyet var iş başında'..
Vatandaşın hakkını savunduk diye, halktan taraf olduk diye, 'öfkeliler'..
Öfkeleri, akıllarını öyle aşmış ki; Samsun'daki aynı ölçekteki yerel gazetelerin kimine yarım sayfa için 1200 lira ödemişler, kimine aynı ölçü, aynı ölçekteki gazete için 600 lira.
Tutturabildiğine yani..
Kaldı ki, bu tür özel ilanlarda, her gazeteye standart ücret ödeme kolaylığı da var.
Yok öyle yapmamışlar;
Aynı ölçüdeki ilanlar için her gazeteye ayrı fiyat..
İlişkiler mi dersiniz, birilerine kıyak mı dersiniz siz karar verin artık..
Yani diyeceğim şu..
Büyükşehir Belediyesi eğer harcamalarda tasarruf yapacaksa, sadece bazı gazeteleri seçip, 'ayrımcılık yaparak' başka ücretlendirmeler yapmaz..
Vereceği gazeteleri neye göre seçti bilmiyorum ama;
Farklı fiyat uygulaması, hatta yüzde yüze varan fiyat farkı neye göre belirlendi, anlamak zor..
Detaylarını daha sonra yazacağım ama bu bile gösteriyor ki; Büyükşehir'in bir standardı yok.
Sanki kendi paralarıymış gibi istediklerine az, istediklerine iki misli. İstediklerine 'hiç vermeyebiliyorlar'.
Çok şükür böyle bir kaosun içinde değiliz..
Çünkü ben sorarım;
"Neden o gazeteye farklı, diğerine farklı. BİK'e bildirilen rakam da olsa, orada o işlere bakanları çok iyi biliyorum, "Sizinkini de şu fiyata indirelim" diyerek şahsımı aradığını..
O zaman ölçü ne?..
Bu arada internet gazetelerine sordum, size ilan veriyorlar mı diye..
100 lira diyorlarmış..
Almayın arkadaşlar.
100 lira verdik, niye haberimizi kullanmıyorsunuz hakkını vermeyin..
Haber olanı zaten veriyorsunuz..
Çünkü onlar aleyhte haber yaparsanız, 'O 100 liralık ilanı bile' keserim ilanınızı moduna getirebilirler.
Ama bu meslekle bu kadar 'oynanmasına' izin vermeyin..
Yazıktır..
Bu zihniyet zaten 'çökmeye mahkum'..
Bu çifte standartla, 'çok sürmez'..