En son, Hasan Basri Kurt Samsun'un ihracat rakamlarındaki 'inanılmaz artışla ilgili bir açıklama yapmıştı'..
Önce şaşırıp, gülmüştüm doğrusu açıklamaya..
Sonra da 'kamuoyu yanlış bilgilendirilmesin diye' düzeltmiştim..
Çünkü 1 Milyar hedefi olan ve kentin Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, TSO Başkanı'nın ısrarla ihracatımızın çok gerilerde kaldığını açıklamasına rağmen Milletvekili Kurt, "Şu kadar arttı, şu kadar yükseldi' gibi garip bir açıklama yapmıştı..
Samsun’u çok iyi tanımadığını tahmin ettiğimden 'aslında kendisine de biraz doğru bilgi vermiş oldum'.
Bir düzeltme yapmadı.
Hatasını anlamış olmalı. Bu bir maçta 8 gol yerken 'iki gol attık' diyerek sevinmek gibi bir şeydi.
Samsun ihracat beklentisinin çok çok gerisindeyken, Kurt milletvekili 'alt seviyedeki ihracat rakamlarındaki oynamayı' başarı olarak görüvermişti.
Ancak vekil Kurt, garip açıklamalarını sürdürmeye devam edecek gibi görülüyor.
İlkadım Belediye Başkanlığı'na da vekillik öncesi aday olan ama 'başkan adayı olamayan' Kurt'un bu kenti çok iyi bildiğini de sanmıyorum.
Şahsi kanaatimdir kendi partisinin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da açıklamalarını çok iyi anladığından emin değilim.
Dün bizim gazeteyi de iliştirip attığı twette il başkanlığı değişimi için 'Biz de tasfiye yoktur, tahkim vardır' gibi bir açıklama yapmış evlere şenlik adeta..
Görevinden ayrılırken, gözyaşlarına boğulan Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, "Tahkim" için değiştirilmiş olmalı, ona göre..
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de öyle olmalı..
Hatta İBB Başkanı Kadir Topbaş, "Vefa için" istifa etmiş olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Gidene vefa göndeririz, kendiliğinden gitmeyene gereği yapılır' sözleri de 'Tahkimin' ta kendisi..
Erdoğan'ın sözü Metal yorgunluğu ve değişim 'vefa ile eş anlamlı' olmalı Kurt vekile göre..
Daha önce istifa eden AK Parti il başkanları, yanlış hatırlamıyorsam 26..
Hepsi 'istişare ile vefa ile' görevlerini bıraktı.
Görevlerinden de güle oynaya gittiler..
TAHKİM sözlük anlamıyla sağlamlaştırma, güçlendirme anlamına geliyor.
Aslında Vekil Kurt, Tahkim diyerek, Göksel dönemi için de 'güçlendirilmesi gereken' yönetim gibi bir algı oluşturmuş..
Şimdi vekil Kurt neden gazetemizi hedef aldı anlamadım aslında..
'İhaleciler, akçeciler' tasfiye edilecek diye yazdığımız için mi?..
Yoksa 'desteklediği öne sürülen başkanın koltuğundan' kalktığı için mi?..
Yok 'akçeli işleri olanlar için de tasfiye kelimesini beğenmediyse' diyecek bir şeyim kalmıyor.
Onu gazetemize değil, "Davadan şaşanlar, kendi çıkarlarını düşünenler değişecek' diye meydan meydan haykıran Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'a anlatsın.
Neyi savunduğunu, kimleri savunduğunu anlayan bana da anlatsın..
Bir daha diyorum..
AK Parti yönetimlerinde yer alıp 'akçeli işler peşinde koşanların, belediyelerle iş, işveren ve para ilişki içinde olanların, kamu kurumlarında ihalecilik yapanların' tasfiye edilmesi, AK Parti'nin 'değişim sürecinin' önemli kriterleridir..
Bizzat Cumhurbaşkanı'nın vatandaşın kalbine girilmesi talimatıdır..
O zaman siz ne diyorsunuz, neyi savunuyorsunuz vekil Kurt..
Bu tip yöneticiler için Tasfiye mi, Tahkim mi.. ?..
Gönderilsinler mi?, yerleri sağlamlaştırılsın mı?..
Hangisi..?
Bence gazetemiz haberini bir daha okumanızda yarar var..
Çünkü savunduğunuz şey yanlış anlaşılabilir "Çıkar grupları' sanılabilir..
Israr ediyorsanız; Bence mahsuru yok..
Devam edin..
s.jpg)
Not: Arkadaşlar Pazartesi cevap hakkımızı kullanacağız diye twetlemişler ama gündem sıcak. O nedenle vekil Kurt'u fazla bekletmemeye karar verdik..