AK Parti'de biliyorsunuz bazı belediye başkanları açısından bir istifa krizi süreci yaşanıyor...
Basında istifası istenilen bazı belediye başkanları Melih Gökçek örneğinde olduğu gibi, "15 Temmuz müze projesi filan da konuşmuyor, Erdoğan'la aslında'..
Öyle olsa, Erdoğan, Gökçek'i de yanına alır, en basitinden "Niyet okumayın kardeşim' diyerek, basın mensuplarının karşısına çıkar..
Yani bir kriz var ortada. Bu belli.
Erdoğan'ın istifa isteğine karşı direnen belediye başkanları var..
Gözlerden uzaklar bugünlerde..
Adeta küsmüş durumdalar.
Belediyeler Birliği başkanlık seçimi gibi toplantıda bile yoklar.
Bakın Melih Gökçek'e o da yok orada.
Basına açık bir programı da yok.
Başkan Yılmaz da gitmedi, oldukça manidar..
Nerede Başkan Yılmaz. O da Salıpazarı ilçesinde, gözlerden ırak.
Ankara'da yok.
Dün Samsun'a Çiğdem Karaaslan geldi, bir programa katıldı, sonrasında 17.00 gibi Samsun'dan ayrıldı.
Yılmaz, İl Başkanı ve Karaaslan'ın birlikte yediği bir yemek var. Detayları yok.
Dedim ya bir sessizlik hakim, yurdun bir çok yanında.
Bir çok Belediye başkanı ile ilgili iddialar ortaya atılıyor.
Bunları bir yana bırakalım. Süreç her şeyi ortaya koyacaktır.
Peki AK Parti'de istifa sürecinde 'direnme gibi bir tavır' işe yarar mı?..
Buna en güzel yanıtı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi aslında.
Erdoğan, "Bir makama getirilirken iyi de makamı boşaltmasının istenmesi niye yadırganıyor" diyerek önemli bir mesaj verdi.
Öncelikle;
*Rutin, alışılmış ve sıradan bir siyasi parti değil AK parti.
*Gerektiğinde genel merkez istifasını teklif eder, ondan sonra da bir başkasıyla yoluna devam edilebilir. Bu başbakanlık koltuğunda bile görüldü. Gül, Davutoğlu ve Yıldırım örneği..
*İstifa eden partiden değil, İBB Başkanı Kadir Topbaş gibi makamı boşaltmak için atıyor. Partiye sadakat devam ediyor.
*AK Parti'de hasbi değil hesabi davranmak yok. Erdoğan ‘Benim şanım var şerefim var’ diyene 'kusura bakma ama, partinin şerefi herkesin şerefinin şanının çok daha önündedir" diyor.
Peki direnilirse ne olur;
Erdoğan bunu da yanıtladı. Partiden ihraç, soruşturma ile görevden alma filan.
Yol çok.
Türkiye önümüzdeki günlerde bu tip olaylara sahne olacak gibi gözüküyor.
Ama önemli bir duyum.
Kimse sadece AK Partili belediyelerde yolsuzluk soruşturması yapılacak diye beklemesin..
Diğer partilerin dosyaları da gündem de.
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan'da geçtiğimiz günlerde 'Sadece bizim partimizden değil, başka partilerin belediyelerinden de şikayetler geliyor' diyerek, uyarıyı yapmıştı.
Yani 'işler karışıyor'.
Afyon kampı sonrasını iyi izlemek gerekecek.
