AK Parti kanadından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine ve izlediği politikalara yönelik çok sert açıklamalar geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özel’i "siyaseti zehirlemekle" suçlarken; İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kullanılan üslubun rasyonel zeminden uzak olduğunu belirtti.
SİYASET TARİHİMİZİN EN "KALİTESİZ" SİYASETİNİ YAPIYOR
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Özgür Özel’in siyaset yapma biçimini sert bir dille eleştirdi. Çelik, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel siyaset tarihimizin en 'kalitesiz' siyasetini yapıyor ve en 'çirkin' dilini kullanıyor. Aylardır iç politika ve dış politikaya dair her meselede yanlış yerde durma rekoruna defalarca imza attı. Özgür Özel sadece siyaseti zehirleme konusunda yetenekli olduğunu defalarca gösterdi" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL'E İADE EDİYORUZ
Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kullandığı dili "siciline eklediği yeni bir çirkinlik" olarak tanımlayan Çelik, savunma kapasitesine yönelik eleştirilere de tepki gösterdi. Çelik, "Özgür Özel, dünya en zor zamanlarından birinden geçerken ve ülkemizin etrafında birden çok savaş varken, savunma kapasitemize saldıran bir siyasi düşkünlüğü temsil ediyor. Yabancıların amaçladığı şeyler, Özgür Özel’in siyaseti oluyor. Bu çirkinliği kendisine yakıştığı için Özgür Özel’e iade ediyoruz" dedi.
SİYASİ FİTNELERE DE GEÇİT VERMEYECEĞİZ
Dış kaynaklı provokasyonlara ve iç siyasi fitnelere geçit vermeyeceklerini vurgulayan Çelik, "Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği değerler, milletimiz için güvencedir. Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırılara en güçlü siyasetle cevap vermeye devam edeceğiz" diyerek kararlılık mesajı verdi.
DURAN: "GÜNDEM SAPTIRMAYA DAYALI BİR ÜSLUBUN TEZAHÜRÜDÜR"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Özgür Özel’in ithamlarının mesnetsiz olduğunu belirterek tepki gösterdi. Duran, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, siyasetin yapıcı ve rasyonel zemininden uzaklaşarak, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür. Bu yaklaşım, demokratik rekabeti güçlendirmek yerine toplumsal gerilimi beslemektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Haber Merkezi