Partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından kameraların karşısına çıkan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten açıklamalar.
Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Cumhurbaşkanımız öncelikli olarak yapılacak işlerden biri olarak depremzedelerin yaralarının sarılması olduğunu ifade ettiler. Depremzedeye yapılan saygısızlık seçim sürecinde en çok bizi üzen hadise olmuştur. Depremzede vatandaşlarımızın o zor koşullarda gösterdiği basiret karşısında bu vandallığa şahit olduk. Depremzede vatandaşlarımıza dönük hadiseler göstermiştir ki, birilerinin helalleşme dediği altı boş ve yalandan ibaret yaklaşım olmuştur. Milli iradeye yapılan saygısızlıklardan bir tanesi 14 Mayıs gecesi iki belediye başkanlarının ekrana çıkıp '13. Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu adına konuşuyor' diyerek milli iradeye dönük gasp girişimidir. CHP Genel Merkezi'nden millet iradesine ipotek koyma girişimi içine girdiler. Çok şükür milletimizin sağduyusu bu provokatif tavrı iade etti. Yine Kılıçdaroğlu 14 Mayıs gecesi sokağa çıkmayın diye provokasyona imza attı. O gece ufak tefek olaylar hariç sandığa gölge düşürecek olaylar olmaksızın bütün bu süreç başarıyla geçirilmiştir.
"DEMOKRASİ SÖYLEMLERİNİN ARKASINDA STATÜKO BULUNUYOR"
Bolca değişim, özgürlük söylemi kullanarak değiştiklerine dair bir izlenim vermeye çalıştılar. Ama hep beraber gördük ki, değişim diye bir şey yok. Demokrasi söylemlerinin arkasında statüko duruyor. Bütün bu süreç seçim boyunca net bir şekilde görülmüştür. Cumhurbaşkanımız 16 kez girdiği referandum ve seçimleri kazanan lider olarak millet iradesine her zaman saygılı olduğunu, kazandığımız, kaybettiğimiz yerlerde de göstermiştir. Batı'da bazı yayın organları 'diktatörler ikinci tura kalmaz' diyerek içine düştükleri çelişkili durumu ifade ettiler. Aylarca CHP yandaşı gazeteci ve yarumcular, bize sürekli olarak 'seçim sonucu farklı şekilde ortaya çıkarsa saygı duyacak mısınız' diye. Bu söylem gündem yapıldığı zaman haklı olarak tarafsız gazeteciler bu soruyu sordular. Onların yaklaşımını tabii ki saygıyla karşılıyoruz. CHP yandaşı gazeteci ve yorumcuların siyasi angajman içerisine AK Parti'nin demokratlığını sorgulama hakkı kendileriymiş gibi ortaya koydukları süreci hep birlikte takip ettik.
"ŞİDDETİN SİYASETE HAKİMİYETİ ASLA MÜMKÜN OLMAMIŞTIR"
İtiraz haklarımızı kullanmamızı bile bir baskı altına almaya çalıştılar. Seçim neticesi tam olarak tecelli etsin, ortaya çıkan tabloya saygı duyalım dedik. Aylarca bu suçlamayı yöneltenler 14 Mayıs gecesi iki CHP'li belediye başkanın çıkıp da oylar sayılırken '13. Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu'dur' diyerek millet iradesine saygısızlığın oradan geldiği görüldü. Netice itibariyle bu büyük demokrasi yarışını ve bütün dünyanın adeta nefesini tutarak izlediği demokrasi yarışını milletimizin her bir ferdi olgunlukla yönetti ve katılım sağladı. Farklı siyasi partilerden vatandaşlarımız birbirlerini tebrik ettiler. Güvenlik güçleri büyük bir basiretle güvenliği sağladı. Siyasi alana şiddetin hakimiyete asla sözkonusu olmadı.
"KAYBEDEN BAZI SİYASETÇİLERDER VATANDAŞLARIMIZ DEĞİL"
Atatürk'ün 100 yıl evvel Cumhuriyet'i ilanından 100 yıl geçen süreçte demokrasimiz çok büyük tecrübeler edindi, çok büyük sınavlar verdi. Bugün itibariyle demokrasi sınavında hem Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bir kez daha onay almıştır. Karşımızdakilerin en büyük argümanı güçlendirilmiş parlamenter sistem diye son derece eklektik, yamalı bohça gibi bir sistem üretmişlerdi. Bir şekilde devlet içinde devlet mekanizması üretmeye dönük yapılanmayı devlet modeli olarak sunmaya çalışmışlardı. Milletimizin buna onay vermediği net bir şekilde görülmüştür. Kaybeden siyasi partiler, siyasi parti yöneticileri, siyasetçiler ve genel başkanlar olmamıştır ama kaybeden hiçbir vatandaşımız olmamıştır.
"SAYIN KILIÇDAROĞLU MEZHEPÇİ BİR YAKLAŞIMA GİRMİŞTİR"
Seçim sonrasına dönük provokasyon yapacak 'Türkiye içe kapanacak' diyenler bir kez daha yanılmışlardır. Dün dünyanın en önemli liderlerinden farklı coğrafyalara sayın Cumhurbaşkanımızı tebrik etmişlerdir. Herkes Türkiye'deki yeni dönemi heyecanla karşılamışlardır. Dünyanın çeşitli yerlerinde Türkiye'yi seven pekçok insan seçim sonuçlarını tatlı dağıtarak kutladılar. Herhalde bu kadar baklavanın dağıtıldığı başka bir seçim olmamıştır. Ülkemizin sevincini sevinci, kederini kendi kederi bilen gönlü zengin insanları sevgilerimizi, saygılarımızı, muhabbetlerimiz iletmek isteriz. İlk defa bir siyasi parti genel başkanı, sayın Kılıçdaroğlu mezhepçi yaklaşımları seçim sürecinin bir parçası haline getirmeye çalışmıştır. Bunun karşısında hep şunu söyledik; adlarımız farklı, aidetlerimiz, mezheplerimiz farklı olabilir ama biz siyasal alanın değerleriyle konuşuyoruz, hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Şimdiye kadar Türk siyasetinde hassasiyetle kaçınılan bu durumun gündeme getirilmesi üzücü ve sorunlu olduğunu ifade etmek isterim.
"GENEL MERKEZİMİZİN SEÇİM MEKANİZMASI SAAT GİBİ İŞLEDİ"
YSK mensupları, kamu görevlileri bütün bu sürece katkı veren bütün görevlilere çok teşekkür ediyoruz. Türkiye'deki seçim mekanizmalarının ne kadar güvenli olduğu görüldü. Karşımızda CHP başta olmak üzere veri akışı çökerken bizim seçim mekanizmamız saat gibi işlemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız bu çalışmaları yürüten genç kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı tebrik etti.
Ayrıntılar geliyor...
haberturk.com