Kaçak köprüler..
Yapılmayan ve yetersiz ıslah çalışmaları..
Meteoroloji uyarılarına rağmen alınmayan önlemler..
Yapımından 5 yıl sonra yıkılan köprüler.
Günlendir yaşanan su taşkınının felakete döndüğü Terme ve Salıpazarı'nda halen alınmayan önlemler
Yaya geçerken yıkılan köprüler.
'Onca insanın geçtiği köprünün yürekleri ağza getiren 'çöküş anı..
Ve neden kapatılmadı o köprü sorusuna yanıt; 'Biz kapattık yaya geçmiş gibi' abuk subuk anlatımlar..
Kıyamet Günü filmini anımsatan görüntüler yaşıyoruz Samsun'un sel yaşanan bölgelerinde..
Kimse ne yaptığını bilmiyor.
Kimse nasıl olacağıyla ilgili bir öngörü sahibi değil.
DSİ'nin yetkilileri ortada yok.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, göreve geldiği günden bu yana her su taşkınında yaraları saracağız, hummalı çalışıyoruz, diyor;
Sonrasında yine aynı görüntüler..
Yine acı, yine sefalet..
Üstelik bu kez can kayıpları da var.
Mal kayıpları, yaşanan sefalet 'can kaybı olunca', Allah'a şükür ölmedik yaşıyoruz dedirtiyor adeta.
Büyükşehir'in Fen İşleri 24 saat aralıksız çalışıyormuş öyle diyor Başkan Demir.
Evlerinde oturacak değiller. Vatandaş ayakta, elbette çalışacaklar.
Ama mesele su taşkını sonrası 24 saat aralıksız çalışmak mı, asıl mesele bu..
Bunu tartışmalıyız.
Mesele, bu bölgenin riskinin bilinmesine rağmen 'neden önlem alınmadığıdır'..
Mesele, Terme'de yıkılan köprüleri görmelerine rağmen, "O köprüye güvenlik şeridi çekip, başına da neden bir zabıta dikilmedi, onun sorgulanmasıdır'..
Mesele köprünün yuttuğu iki kişinin yaralı kalmasına sevinmek değildir..
Aracıyla düşen şoförün yara almadan kurtulması da değildir.
Asıl mesele, 'Allah'a emanet yaşamın nereye kadar süreceğidir'..
Akıl almaz ihmaller zinciri ne yazık ki sürüyor.
Daha önce de yazdım; şimdi de yineliyorum..
'Herkes adına, risk altındaki tüm ilçeler adına ürküyorum'.
Çünkü kimse gerçek anlamda sorumluluk almıyor.
Yeterli bir koordine yok.
Tek bir DSİ yetkilisi ortada değil.
Tek bir açıklama yok.
Neden bu felaketleri sürekli yaşıyoruz, muamma..
'Allah'tan geldi, bu bir afet sözünden öteye' kimse ihmallerden söz etmiyor.
Kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu duyunca, daha çok endişeleniyorum.
'Yazmayın ama, bizden çıkmasın diye tembihlemeleri yok mu'?..
En çok ona bozuluyorum.
Giden canların hesabını kim verecek öyleyse..
Sonuç olarak Samsun'da teknik ekiplerin hazırladığı bir rapor var; "İhmal diyor'..
A'dan Z'ye..
Gazetemizden detayları okuyabilirsiniz..
Sonuç olarak, şu sorgulanmalı..
Sel felakettir olabilir de, kabul edilebilir..
Ama bizi, kenti yönetenlerin kabiliyetsizliği, koordinesizliği felaketse ne olacak?.
İşte bence Samsun'un sorunu bu..
Terme'de o yıkılması an meselesi olan köprüden hala yaya veya araç geçişine izin veriliyorsa, "Başka söze gerek yok'..
Çünkü sözün bittiği yerdeyiz..
Allah yardımcımız olsun..
İşimiz çok ama çok zor..


Bu köprüden yaya geçişine nasıl izin verildi. Akıllara zarar..