Yavuzyılmaz, şirketin 2016 yılında bölgedeki köylülere "sus payı" adı altında 130 bin lira ödeme yaparak, geçmişte ve gelecekte yapılacak madencilik faaliyetleri için şikayette bulunmama, adli ve idari dava açmama taahhüdü aldığını ifade etti. Bu durumun şirketin para gücünü kullanarak usulsüzlükleri örtbas etme çabası olarak değerlendirildiğini söyledi.
Ayrıca, şirketin bu taahhütnameyi imzalamak istemeyenlere baskı yaptığı ve bu kişilerin üzerinde tehdit oluşturduğu iddia edildi. İşçilerin baskı altında oldukları ve şirketin usulsüzlükleri örtbas etmeye çalıştığı belirtiliyor. Ayrıca, gazeteye konuşan bir işçi, işçilerin sürekli olarak şirketten uyarı içeren mailler aldığını ve bir araya gelemediklerini ifade etti.
Madenci işçiler, 10 yıldır Anagold Madencilik'e ait Çöpler Maden Sahası'nda çalıştıklarını belirtirken, şirketin sürekli olarak daha fazla üretim talep ettiğini ve bu durumun 2020'de SSR Mining şirketinin Anagold'un %80'ini satın almasının ardından başladığını ifade ettiler. İşçiler, güvenlik önlemleri noktasında maske ve gözlük dışında hiçbir önlem alınmadığını söyledi. Şirketin, usulsüzlükleri örtbas etmek için baskı ve tehdit uyguladığı iddiaları, kaza sonrasında yaşanan soruşturma ve tepkilerin yoğunlaştığı bir dönemde önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.
Kaynak: Tuğçe Gevşek