Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın insan ve toplumun başına gelebilecek en kötü şey olduğunu söyledi. Dinç, "Kumarın bütün bu bağımlılıklar içerisinde en hızlı yükselen, çabuk yayılan, çocuklarımızla, gençlerimize en hızlı şekilde bulaşıp onlarda yıkıcı etkilere sebep olan bir problem olduğunu gördük" dedi.
Yeşilay Savunuculuk ve Bilimsel Araştırma birimlerinin artan hızı ve yıkıcı etkisi nedeniyle kumar bağımlılığı konusunda araştırma yaptığını aktaran Mehmet Dinç, Türkiye Kumar Raporu'nun bu konuda hayata geçirilen ilk kapsamlı rapor olduğunu vurguladı.

ACİL EYLEM PLANI GEREKİYOR
Yeşilay Genel Başkanı, Türkiye'de kumarla alakalı meselenin yasal ve yasa dışı kumar olarak ikiye ayrıldığını belirterek, şunları kaydetti: "Acil bir şekilde bir şeyler yapılması lazım. Yasal kumar da yasa dışı kumar gibi insanımızı tehdit ediyor. Yasa dışı kumar bağımlılık yapıyorken yasal kumar da bağımlılık yapıyor. Yasa dışı kumar yıkıyorken yasal kumar da yıkıyor, ocakları söndürüyor. İnsanların psikolojik, fizyolojik bütünlüğüne tehdit oluyor, aile yapısını bozuyor, toplumsal yapıyı bozuyor, intiharlara sebep oluyor, çok boyutlu kayıplara sebep oluyor. O yüzden yasal kumarla alakalı da mutlaka bir düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz."
AİLE İÇİ ŞİDDETİ TETİKLİYOR
Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şentürk, kumar bağımlılığının küresel anlamda ciddi bir mesele haline geldiğini anlattı. Kumarın, bireyin kendisi ile aile hayatına ciddi zararlar verdiğini aktardı. Prof. Dr. Şentürk, "Aile içerisinde şiddetin artması, boşanma ve intiharların yaşanması gibi aslında çok net söyleyebileceğimiz hususlar var" ifadelerini kullandı. Şentürk, kumar bağımlılığında daha önemlisinin suça bulaşma durumu olduğunu vurguladı.

BELİRTİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Merih Altıntaş ise, çevrim içi kumarın diğerlerine göre çok daha hızlı ve acımasızca bağımlılık yaratabilen bir kumar türü olduğunu söyledi. Altıntaş, şöyle devam etti: "Kumar, cazibeli formlarla maalesef gençleri ve insanlarımızı hastalandırmaya devam ediyor. Eğer bir kişi maddi kayıplar vermeye, yalanlar söylemeye başlamışsa, telefonuyla, tabletiyle çok fazla ilgileniyorsa, etrafından borçlar almaya başlamışsa ailesinin bu konuda farkındalığının çok yüksek olması gerekli. Ne kadar erken yakalarsak, erken müdahale edersek, onları tedavi etme olanağımız o kadar yüksek."
Haber Merkezi