Samsun'da 31 Mart'tan sonra özellikle Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerinde bir yeni adet çıktı ortaya..
Hepsi borç edebiyatı yapıyor.
Kaç kez uyardım, "Bilmiyor muydunuz borçlu olduğunu, niye seçilmek, hatta aday olmak için kendinizi parçaladınız' diye..
Seçildiysen 'otur işini yap'.
Verdiğin vaatleri yerine getir.
Yalandan 'şöyle oldu, böyle oldu, müfettişler geldi' diye kamuoyunu meşgul edip duruyor çoğu..
Örnek mi?..
Bakın Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı'ya..
Geldiği günden bugüne kadar yaptığı tek bir şeyi hatırlamıyorum.
Hayvan Pazarı ile ilgili bir iş yaptılar, eline yüzüne bulaştı adeta.
Bir tahliye gerçekleşti, firma yaptı itirazını, 'hukuka uygun bulunmadı' yapılan işlem'..
Kaldı ki; proje üretmek yerine, belediyede ne kadar bilgi varsa, ne kadar hesap kitap varsa, adeta kendine yakın basın mensuplarına 'pas ediyor'.
Elbette yamuk işler varsa, gereğini yapsın, suç duyurusu yapsın da 'kabak tadı vermesin'.
Laf yapacağına icraat yapsın, versin Savcılığa.
Böyle yaparak, üretemediği işlerin üstünü mü örtüyor derseniz,
"Aynen fikrim bu yöndedir'..
İş yapamıyorum çünkü para yok. Eskiler borç bıraktı, edebiyatı yapıyor.
Yok şu kadar firmaya ödeme yapmayacakmış da, şöyle olmuş falan filan..
Ya başkan o işleri hukuk işleri yapar.
Sen halka nasıl icraatlar yapacaksın onları görelim.
Devri sabık peşinde koşmayı bırak da icraatlarını görelim, diyorum açıkçası..
Aynı şekilde Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci..
Bitmiyor sızlanmaları..
Ortaya bir sürü 'lop et, faturalar, yakıt iddiaları attı' hepsi lafta kaldı.
Hatta hepsini bırakın, kendi yeğenine kurdurduğu şirket nedeniyle kendisi hakkında suç duyurusu yapıldı.
İlkadım Belediye Başkanı Necaattin Demirtaş, ara ara borçlardan söz ediyor ama diğerleri gibi 'enkaz edebiyatını sürekli gündemde tutmuyor'.
İcraatlarla da 'çok önemli işler olmasa da' gündeme gelebiliyor.
Daha çok sosyal yardım konularında, asfalt çalışmalarında.
Dev projeleri halen bekliyorum.
Gelelim Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'e.
O bizzat konunun muhatabı.
Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanları'nın olduğu toplantıda bunu üstüne basa basa gündeme getirdi.
"Parti gözetmeden tüm belediyelerimiz mali sıkıntı yaşıyor. Belediyeler polemik siyaseti yapma yeri değil, eser siyaseti üretme makamlarıdır. Belediye başkanlarının görevi, devri sabık peşinde koşmak değildir. Kimsenin de ekmeğiyle oynamayın."
Oysa Başkan Mustafa Demir, belediyenin çok borcu olduğunu söylemekle kalmıyor, SASKİ'ye yatırım için yüzde 25 de içme suyuna zam yaptı.
Belediyenin paralarının 'tek kuruşunun heba edilmeyeceğine' defalarca vurgu yaparak, geçmiş dönemlere gönderme yaptı sürekli..
Peki ne dedi Cumhurbaşkanı Erdoğan;
Yapmayın, devri sabık peşinde koşmayın diye tembihledi.
Bu konuya CHP, İYİ Parti'li belediye başkanları belki uymayabilir ama Başkan Demir ile Sandıkçı'yı bundan böyle iyi izlememiz gerekir.
Bakalım o borç edebiyatı, 'enkaz edebiyatı işlerine ne kadar girecekler.'
Mustafa Demir ve İbrahim Sandıkçı'nın en büyük handikaplarından biri ise, "Kendilerinden önceki başkanların da kendi partilerinden olmaları.."
Yani devri sabık yapmak isterken, kendi partilerinin dönemlerini masaya yatırıyorlar bir bakıma..
Şahsi fikrimdir; Başkan Demir'in 'bu uyarıya, uyacağını tahmin etmekle' birlikte, Canik Belediye Başkanı Sandıkçı'nın 'çok da Cumhurbaşkanı'nın bu tembihine uymasını tahmin etmiyorum açıkçası'..
Çünkü 'icraat yapamayınca', eskiyi suçlamak gibi bir dönemden geçiyor, sanırım..
Eeee 'At binenin, kılıç kuşananın' diye boşuna dememiş atalarımız..
İddia ediyorum, bir çok belediyede eski başkanlar makamında olsa, "Samsun en az şimdiki durumundan iki adım önde olurdu.."
En azından 'maaş isyanları yaşanmazdı'..
Yazıktır, günahtır..
Büyükşehir'e gelen işçiler 4 aydır maaş alamadıklarını söylüyor.
İçim acıdı..
Ne günlere kaldık..
Borç edebiyatı yapacağınıza bu sorunları çözün beyler..
Hani projeler rafa kalktı da, işçileriniz de perişan..
Paylaş
'Artık borç edebiyatı yapabilecekler mi'?
Ekleme: 12.09.2019 22:07
Güncelleme: 30.05.2026 21:55