Bakın nereden bakarsanız bakın FETÖ soruşturmaları 'açısından' müthiş bir süreç yaşadı Türkiye.
Devletin Cumhuriyet Savcıları, polisleri, hem içlerindeki FETÖ'cüleri temizledi, hem de ardı ardına operasyonlara imza attı.
KOM ve terörle mücadele şubelerindeki ekiplerin, hatta onlara destek veren Asayiş şubesine kadar, haklarını kimse yiyemez.
Günlerce evlerine gitmeden uykusuz kalarak, operasyon üzerine operasyon yaptı.
Kendi içlerindeki imamlarla, FETÖ'cülerle uğraşırken, kılı kırk yardılar.
Hücre evlerini ortaya çıkardılar, himmet çarkını kırdılar, zula odaları, depoları ortaya çıkardılar.
Ama gelin görün ki, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FETÖ davalarını anlatırken kullandığı at izi it izine karıştı' sözü var ya, şimdilerde cuk oturuyor.
Soruşturmalar bitti davaların mahkemelerde görülme aşamasına gelindi ki, 'neler oluyor neler'..
Damatlar artık fenomen oldu.
Köydeki Mehmet amca da, Ayşe Teyze de 'ne o damatları salıvermişler' deyip duruyor.
Mahkemelerden öyle karar çıkıyor ki; Benzer konumdaki sanıklar, silahlı örgüt yöneticiliğinden 3 kez müebbetle de yargılanıyor, örgüte üye olmaktan da.
Arada dağlar kadar fark var ceza açısından.
Kimi tescilli FETÖ'cüler tahliye ediliyor, Savcılar 'itiraz bile etmiyor'..
Kimileri için örgüt yöneticiliğinden dava açılıyor ama mahkeme sürecinde 'Birden bire sade üye olabiliyor'.
Bunların içinde bylokcusu da var, Bank Asya'da hesabı olan da, örgütün kurumlarından sigortalı olarak çalışmış olanda.
Aslında bıktım bunları yazmaktan.
Çünkü 'Bank Asya'da sadece çocuğunun dersane parasını ödemek için' açtığı hesap için mesleğinden atılanlar var.
Benzer durumda 'üye bile olamamış' garibanlar var ki, anasının babasının eline muhtaç olmuş.
Ömrü FETÖ'nün kurumlarının SGK'lısı olarak geçmiş sanık bile 'örgüt üyesi' olarak yargılanıyorsa, bu iş sulandırılmış değil, 'sıvı hale gelmiştir artık'.
Hem FETÖ'nün televizyon kanallarında program yapacaksın, hem de eylemleri 'yerel kalmış' diye yorum yapılacak öyle mi?..
Böyle yorumlara şaşırıyorum biliyor musunuz?..
Bu hain örgüt 'hücreler oluşturmuş' bylock diye şifreli bir sistem kurmuş ve her üyesi 'zincirin bir halkası iken', o okyanus ötesindeki bütünü göremeyen, her bireyin aslında küresel bütünlüğün bir parçası olduğunu yorumlayamayanları hiç ama hiç anlamıyorum..
Anladığım tek şey var..
Türkiye'nin yetkili soruşturmacı kurumları Savcılar ve polis, FETÖ'nün askeri, emniyet, memur, esnaf ve vatandaş soruşturma aşamasını başarıyla gerçekleştirdi.
Siyasilere geldi, 'lastik patladı'..
Yargılama aşaması ise 'felaket kararlarla çok tartışılan bir hal aldı'.
2 damat vakasından sonra da zaten adaletin 'ayarı kaçtı'..
O nedenle 'bakın görün Adalet Bakanlığı, çok yakın zamanda, tabii ki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla bu işe bir el atacak.
'Yani Yargılama kısmına'..
Çünkü polis aylarca uğraşıp delil topluyor, kişileri yakalıyor, Cumhuriyet Savcıları günlerce o iddianameleri hazırlıyor ve sonuçta mahkemeden sanık 'yönetici değil, üyeymiş' diye karar çıkıyor.
Neymiş, faaliyeti yerelmiş..
O ne ya...
Hangisi genel zaten. Bylock var bilgi şifreliden uçuyor. Himmet paraları Bank Asya'dan ABD'ye gidiyor, propaganda FETÖ TV'lerden..
Ne yerel ama.