Samsun geçtiğimiz günlerde 'bir borçluya avukat tarafından telefonda yapılan ağır hakaretlere sahne' oldu.
Ancak aynı gün anlaşıldı ki, o sözleri söyleyen, polis telsizi dinleten, Ben avukatım diye avaz avaz bağıran, malını kaldıracağım diye korkutan kişi, meğer sahtekarmış.
Yani avukat değilmiş..
Hatta yeni öğrendik, adı da Cemil Hırçın filan da değilmiş. Yani adıyla, sanıyla sahteymiş adam.
İyi de kimmiş bu?.
Samsun Barosu'na kayıtlı Avukat Onur Güngör'ün bürosunda çalışan 'alacak ve icra işlerine bakan bir büro görevlisi'..
Salmışlar alana, Allah kayıra misali..
Zaten Avukat Güngör de, olayı kabul ediyor ve 'Arkadaşımız yanlış yaptı' diyor.
Olay da yargılık oldu, bayağı da uzayacak gibi gözüküyor; ama mesele farklı..
Bu iş, bu vaka kamuoyunu, vatandaşı çok ama çok ilgilendirdiği için gündemde tutmak gerektiğine inanıyorum.
Çünkü piyasada o kadar telefonla sahtekarlığı yapan soysuzlar var ki, 'Vatandaşı korkutup, böyle benzer telsiz dinletip, 'FETÖ hesabını ele geçirdi', ya da 'terör örgütüne para göndermişsin' gibi sözlerle kandırıp', paralarını alıyorlar.
Kaç kişi kandırıldı böyle.
Bu adı sahte, avukatlık mesleği sahte Cemil Hırçın da 'almış telefonu eline, vatandaşa korku salıyor'.
Yaptığına çalıştığı büro nasıl göz yumuyor o ayrı konu.
Ama insanları taciz etmesi, korkutması ne kadar doğru. Bunu yaparken, sahte isim, sahte unvan kullanması, polisin telsizini hangi yetkiyle dinletmesi ne kadar yasal.
Kaldı ki; Baro Başkanı Avukat Kerami Gürbüz de, ne kadar gayri yasal bir işlem olduğunu basın toplantısıyla duyurdu.
Avukat Onur Güngör'ün de açıklamalarına bakarsak, bu yaşanan olaydan ne kadar üzüntü duyduğunu anlamak mümkün.
Şimdi gelinen noktada, mağdur aile de bu olayın peşini bırakacak gibi görülmüyor. Yani bu 'sahtekar avukat işi' yargıda uzayacak.
Borçlunun şikayetini değerlendiren Savcılık, bu sahte avukat sahte isimli kişi için meçhul sanık ifadesini kullandığı gibi, suç ve suçlusu bulunmayan bir olay olarak takipsizlik kararı verdi.
İşte burası ilginç. Bir bakıma kişi faili meçhul oldu.
Oysa avukat Güngör 'benim yanımda çalışıyor, hata yaptı' dediği halde, telefon numarası olmasına rağmen, savcılık evrakındaki 'suçlusu bulunamayan' kısmını çok anlamadım.
Şimdi Avukat Onur Güngör'den kamu adına, bu şekilde telefonda kandırılan mağdur edilenler adına 'ibreti alem için' ricamızdır.
Olaya bakan Savcıya, yanınızda çalıştırdığınız 'Meçhul sanığı yönlendirirseniz', bir bakıma kamu düzenine de yargıya da yardımcı olursunuz..
Yok olmaz, böyle kalsın, böyle iyi diyorsanız, "Kalmaz haberiniz olsun"..
Söz konusu Hukuk ise 'herkese hukuk'..
Yok guguk diyorsanız, "O sahte, isimsiz, sözde avukatın" yaptıkları 'tam örtüşüyor', bilginiz olsun..
Olayın takipçisi olmayı sürdüreceğiz.. (Not: Bu arada o meçhul şahısın adını ben de biliyorum)..